Browsing all articles from Mart, 2011

Don Quijote neden bahseder? Mantıklı düşüncelerin ruhumuzu nasıl da yok ettiği hakkında olabilir mi? Mantıksızlığın zaferi ve bunun verdiği güç hakkında olabilir mi mesela? İnsanlık dünyayı düzene sokmak için çok vakit harcadı. Saatler ve takvimler yaptı hatta hava tahminleri yapmaya bile çalıştı. Ama hayatımızın hangi parçasını gerçek anlamda kontrolümüz altında tutabiliyoruz? Kontrol edilemese de bizi hayata bağlayan nedir? Yaşam nedenimiz nedir ya da? Ufacık bir kanıtın hayatınızı mahvettiğini düşünün. Alakanız olmayan bir cinayet suçundan yıllar sürecek olan bir hapis hayatı sizi beklese ruh haliniz nasıl olurdu? Daha da önemlisi çevrenizdekilerin, sevdiklerinizin hâlini düşünebildiniz mi bir an? Cevabı kimileri için hayırdır. Hoca Nasreddin düşmüş ya damdan. Çevresine toplananlara söylemiş: “benim yanıma damdan süşen biri gelsin, hâlimden ancak o anlar!” Anlayamasak da [...]

Moon 2009 İngiltere yapımı, bilim kurgu türünde ancak bana göre dram yönü daha ağır basan ya da daha fazla etkileyen, aksiyonsuz, naif ve bir o kadar da sarsıcı bir film. Başrolde fanatiği olduğum Sam Rockwell var. Hatta tek oyuncu kendisi desek daha doğru olur. Hani tek kişilik dev kadro sözü var ya, işte Sam Rockwell’in Moon’da gösterdiği performans üzerine söylenebilecek söz budur. Evet Moon 2009 yapımı fakat biraz gözden kaçmış, biraz hakettiği ilgiyi görememiş bir yapım. Öylesine “izleyeyim bari” lafını değil, “Moon” diye bi film varmış muhakkak izlemeliyim cümlesini kurdurmayı hakedecek cinsten. Bilmiyorum, belki de ben filme aşık oldum, ilk on listeme soktum, bu yüzden izledin mi diye sorduğum çoğu kişiden “hayır” cevabını almayı sindiremedim..İşte bu yüzden Moon’u size şiddetle [...]

Irkçılığın tavan yaptığı bir zamanda ve mekanda, 60′larda, New Jersey’de bir cinayet işlenir. Ortasiklet boks şampiyonu olan Rubin Carter’a bu cinayetten dolayı ömür boyu hapis cezası verilir. Fakat aslında Carter suçsuzdur ve ırkçılıktan dolayı beyazlar, siyahları her ortamda içeri tıkmak için uğraşırlar. Ve sonunda başarılı olurlar. Ömürler hapishanelerde çürür. Evet olay gerçektir. Rubin Carter gerçekten vardır. 1937′de doğmuştur. Hayatı tam bir varolma çabası içerisinde sürerken, tam da ünlü olduğu bir zamanda 1966 yılında hapis cezası almıştır. Bundan sonrası artık Carter’ın çabasına kalmıştır. İçerideyken insanlarla konuşmaz. Onlarla aynı kıyafetleri giymez. Aynı yemekleri yemez. Aynı saatlerde uyumaz. Onlar uyuduğunda yazmaya başlar. Onlar uyandığında uyumaya geçer. Suçsuzdur ve yapmak istediği şey suçsuz olduğunu ispat etmektir. Kitap yazar. Kitabı basılır ve dağıtılır. Yıllar sonra [...]

Televizyon denilen zamazingonun içerisinde türlü türlü kanallar mevcut. Bilim adamlarının araştırmasına göre -tamamen benim sallamam!- bir haftada gösterilen dizi sayısı 170′in üzerinde. O bilim adamları kimse gerçekten alınlarından öpmek istiyorum o ayrı konu. Ülkemde ilginç bir durum var aslında. Mesela hatırlıyorum brezilya dizilerinin revaçta olduğu dönemlerde annem ve çoğu kişinin annesi yalan rüzgarına kapılmıştı. Yani anlatılan hikâyeden midir bilinmez ama insanları kendine bağlayan bir diziler silsilesiydi o zamanki diziler. Aynı durum şimdi üzerinde yaşadığımız topraklarda mevcut gibi. Mesela yine araştırmışlar adamlar ki yurtdışına -özellikle ortadoğu- ihracatı tavan yapmış bir dizi sektörü var artık karşımızda. Satılan dizilerin konuları ise tahmin edilebilir. Ve bu sektör, yüzbinlerce insanın ekmek kapısıymış artık. Yani açıkçası eleştirirken bile tedirginim aslında. Yukarı, aşağı tükürme meselesi sonuçta. Bu [...]

Celda 211 , 2009 İspanya-Fransa ortak yapımı, aksiyon-dram türünde film… Oyunculukları, senaryosu ve kurgusuyla kusursuz bir yapım. IMDB puanı da iyi olmakla beraber bence daha iyisini hakediyor. 7.7 Celda 211 için az bir puan. Başroldeki oyuncuların fazlaca tanınmış kişiler olmayışı bunda etkili. Başrol oyuncuları olan Luis Tosar ve Alberto Ammann olağanüstü performanslarını zaten ödülleriyle de taçlandırmışlar. Ammann, Goya Ödülleri‘nde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü, Tosar ise hem Goya Ödülleri hem de Seattle Film Festivali‘nde en iyi erkek oyuncu ödülünü almış. Filmde Ammann, Juan adlı bir gardiyanı canlandırıyor. Juan aslında biraz türk insanı mizaçlı bir tip. Tertemiz giyinip birgün öncesinden işyerini, yani hapishaneyi görmeye giden, iyi bir intiba bırakmak için özenle hazırlanan memur kıvamında, duygusal, eşine son derece bağlı bir [...]