Browsing all articles from Ekim, 2011

Abbas Kiyarüstemi’nin Köker Üçlemesi (Deprem Üçlemesi)’nin sonuncu ve 1994 yılı yapımı filmi Zire Darakhatan Zeyton. Türkçe özgün çevirisiyle : “Zeytin Ağaçları Altında” Zire Darakhatan Zeyton, yönetmen Kiyarüstemi’nin üçlemenin ikinci filmi olan Zendegi va Digar Hich‘i (Ve Yaşam Sürüyor, 1991) çekerken üçüncü filmini de hazırladığını görüyoruz. Üçlemenin birinci filmi Khane-ye Doust Kodjast (Arkadaşımın evi nerede, 1987) oyuncuları ise bu filmimiz de ara ara gözüküyor. Böylelikle bu filmi izlemenin ön koşulu olarak, serinin ilk iki filmini izleme zorunluluğunu getiriyor yönetmen. Açılış sahnesi Tahran’ın 350 km kuzeyinde yer alan Köker köyündeki çarşaflı bayan öğrenci seçimi ile başlıyor. Yönetmeni oynayan aktör Mohamed Ali Keshavarz (Muhammed Ali Keşavarz) ve seçilen diğer oyuncular kendi adlarıyla yer alıyor. Zendegi va Digar Hich’te depremin hemen ardından evlenen Hossein [...]

“Bilginin en büyük düşmanı cehalet değildir. En büyük düşman bilgi yanılgısıdır.” Stephen Hawking – “Barıştan bahsetmeye devam etmek ve silahsız ve savunmasız bir halka karşı tek cevabı vahşi saldırılar düzenlemek olan bir hükümete karşı şiddete başvurmamak, bizim için yararsız ve beyhude bir çabayı ifade etmektedir.” Nelson Mandela – “Gözünüzle görmeden kafanızda canlandıramazsınız.” Rachel Corrie – İsrail ve Filistin meselesini ne kadar araştırırsanız, yanlış bir şeyler olduğunu o kadar çok hissedersiniz. Nedeni ulaşabildiğimiz ve önümüze sürülen bilgilerin kirliliğinden kaynaklanır. Kudüs ve çevresini kapsayan kutsal topraklarda yaşanan hadiseler basın ve medya vasıtasıyla tüm dünyaya yanlış gösterilir. Onun içindir ki bölgeye giden hemen hemen herkes bulundukları yerlere geldiğinde olayın vehametinin daha korkunç olduğundan bahseder. Bunun sebebi, dünya üzerinde ezici bir söz sahipliği bulunan [...]

Uyarı: Bu yazı Alfred Hitchcock’un 1940 yapımı Rebecca filmiyle ilgili analizler içerir. Karakter ağarlıklı bu analizler filmin seyir zevkini düşürebilir. Konu: Genç nedime iş vereni Edythe Van Hopper’le beraber Monte Carlo’da bulunuyor. Bu zaman içersinde ingiliz asilzade Maxim de Winter’le tanışıyor. Maxim hala geçen sene eşi Rebecca’yı kaybetmiş olmanın etkisi altında. Monte Carlo’da genç nedime ve Maxim’in arasında duygusal bir ilişki başlıyor. Bu ikili Maxim’in teklifiyle süpriz bir evlilik yapıyor ve beraber Maxim’in Cornwall’deki Menderley malikhanesine gidiyorlar. Genç nedime Menderley’de hizmetkarlarla tanışıyor. Hizmetkarlardan Mrs. Danvers eski hanımı Rebecca’ya büyük ve saplantılı bir muhabbetle bağlı. Mrs. Danvers yeni Mrs. de Winter’i rahatsız ve sonunda intihar etmesini sağlamak için elinden geleni yapıyor. Rebecca’nın ölümü ile ilgili yeni bilgiler gün yüzüne çıkınca Mrs. [...]

İnsan seçmekte hürdür. Şu zavallı durumu kabullenmek istemiyorum. Ama şimdi yalnızlık güzel ve iyi. İnsan, hayatında çeşitli davranışlar dener ve hepsini anlamsız bulur. Titreten kuvvetler var demek istiyorum. Ruhların ve anıların arasında ihtiyatlı davranmak gerekiyor. Tüm bu konuşmalar… Yalnızlığı düşünmek hiç akıllıca değil. Gerçekten faydasız bu. Bana yazacak bir şey verin. Şimdi tamamiyle iyi olduğumu söylemeliyim. İçinde bulunduğum şu duruma ne dendiğini acaba biliyor musunuz? Euphoria. Babama da aynı şey oldu. Gülüyor ve tuhaf öyküler anlatıyordu. Sonra bana bakıp: “Şimdi, işte sonsuzluk, Ester.” dedi. Her ne kadar dev gibi ve iriyse de öylesine nazikti ki. Hemen hemen iki yüz kilo geliyordu. Tabutunu taşıyan heriflerin hâlini görmeliydi. Öyle yorgunum ki. Hayır, böyle pisi pisine ölmek istemiyorum! Boğularak ölmek istemiyorum. Oh, korkunç [...]

O (Allah) ki, yarattığı herşeyi güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı. Secde Sûresi, 32:7 — İnsanın hayata geldiği andan itibaren ayakta durabilmesi için zorlanması ve çaba sarf etmesi gerekir. İlk adımları atmaya çalışırken denemeler yapmak ve kimi zaman düşmek o ilk adımı atmak için gereklidir ve olmazsa olmazdır. İnsan kendi hayatına derinlemesine baktığında mücadele etmeden bir şeyi başaramayacağını farkeder. Eğitim almak için çalışması, her hangi bir işi öğrenmek için çırak olması, yabancı bir dile hâkim olabilmesi için yabancı bir ülkeye gidip zorda kalması gerekir. Tıpkı serçe kuşunun uçma kıvraklığını kavrayabilmesi için yırtıcı bir kuşun ona musallat olması gibi. Görünüş itibariyle serçeye musallat olan yırtıcı, hayırsızdır. Fakat serçenin o kabiliyete ulaşabilmesi için zorluğu yaşaması şarttır. Diyebiliriz ki; tecrübe illa ki [...]

Sayfa 1 / 41234