Rang De Basanti (2006)
Bekir Arslan yazdı. Asya Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Paslanmış kulakları açmak için yüksek sesli haykırış gerekir! Rang De Basanti, 2006 yılında Rakeysh Omprakash Mehra’nın yazdığı ve yönettiği “Bollywood” olarak da ünlenen Hint Sineması’nın kendine özgü bir yapımı. Bünyesinde bir çok ünlü ismi barındırması ciddi bir yapım olduğunu hissettiriyor. Film, bir İngiliz yönetmen olan Sue’nin kendi çalıştığı şirketten, dedesinin günlüğünden yola çıkarak yapacağı filme ödenek almaya çalışması ile başlıyor. Filmi için gerekli desteği bulamayan Sue kendi imkânlarıyla çekim faaliyetlerine başlamak ister ve Hindistan’a gider. Daha önce tanıştığı ve Hintçe öğrenmesine vesile olan Sonia bu işte en büyük destekçisi olacaktır. Mehra’nın bu filmini keskin bir çizgi ile iki parçaya ayırmak mümkündür. İlk bölüm yozlaşmış bir ülkenin, kendilerinden ve yaşadıkları topraklardan duyarsız yaşayan, tek gayeleri bir arada olup eğlenmek olan birkaç [...]
Doğu, Batı, Kadın, Sinema ve Lilja’nın Sonsuz Acıları Üzerine
İbrahim Sâki yazdı. Avrupa Sineması, Kutsal Amaçlar, Kuzey Avrupa Sineması kategorisinde yayınlandı.
“Bana, (dünyanızdan) koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nuru ise namazda kılındı” Hz. Muhammed (sav) / Nesâî, İşretu’n-Nisâ 1, (7, 61) İktibas ettiğimiz meşhur hadiste İslami öğretinin kadın telakkisine dair görüşleri tüm kapsayıcılığı ve açıklığıyla âyân edilmiştir. Kadın lafzının, insanlık tarihinde yer etmiş ve edecek olan tüm öğretiler, ideolojiler, düşünce ve inanç sistemlerinde pozitif haliyle mütabık kılınan namaz (ritüel, ispat, burhan) ve güzel koku (coşkunluk, ruhaniyet) kavramları ile birlikte zikredilmesi elbette beyhude yada tesadüfi bir durum değildir. Örneğin, İslami öğretide namaz olarak konuşlandırılan fakat geleneksel anlayışın tersine vücut hareketleri yada dua mırıldanmalarından ziyade bütüncül bir kulluk kabulü ve ispatının tezahürü olarak hadiste yer verilen abd mefhumu (ibadet, kulluk bilinci, teslimiyet, koşulsuz itaat, ritüel), bütün geleneksel inanç öğretilerinin, semantik düşünce oluşumlarının olmazsa olmazı ve bir [...]
Zamani barayé masti asbha (2000)
Bekir Arslan yazdı. İran Sineması kategorisinde yayınlandı.
- Katır almadın mı? – Yok, babam ve katırı mayına basıp havaya uçtular. – Toprağın var mı? – Evet, çok. – Niye işlemiyorsun? – Her yerde mayın var. – Temizleyemez misin? – Çok var. Zamani barayé masti asbha, (Kürtçe: Dema Hespên Serxweş, Türkçe: Sarhoş Atlar Zamanı, İngilizce: A Time For Drunken Horses) Bohman Ghobadi’nin 2000 yılında yönetmenliğini yaptığı, Kürtçe, Farsça dilinde bir film. Mekan olarak yönetmenin de doğduğu bir Kürt köyü olan Bane seçilmiş. Yönetmenin ilk filmi olmasının yanında filmde geçen bütün karakterler profeyonel olmayan gerçek kişilerden seçilmiş. Irak – İran sınırında kaçakçılıkla geçimlerini sağlamaya çalışan bu insanlar işlerine belli bir süre ara verip çekimlere katılmışlar. Ve çekimler bittiğinde işlerine tekrar devam etmişler. Bu bakımdan gayet insanî bir yapıt. İnsanî [...]
Dekalog 8 – Dekalog, Osiem (1989)
Ali Hasar yazdı. Etkileyici Filmler, Polonya Sineması kategorisinde yayınlandı.
Dekalog 8, Osiem (1989) “Yalan yere şahitlik yapmayacaksın” – Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız. Kötülük yapan kalabalığı izlemeyeceksiniz. bir davada çoğunluktan yana konuşarak adaleti saptırmayacaksınız. Mısır’dan Çıkış 23:1-2 / Kitab-ı Mukaddes Kieslowski’nin Dekalog serisinin 8. filmi. Dekalog, Osiem. Varşova Üniversitesi’nde Etik Profesörü Zofia ve ABD’den Polonya’ya gelmiş, 40’larında bir kadın olan Elzbieta ana karakterlerimizdir. Getto’ya küçük bir kızın, bir koruyucu ile bir apartmana sığınma için yürüyüşüyle başlar film. Soğuk, arkalarından gelecek olansa yalan ve şahitlik. Etik üzerine tartışmalar yapılırken anfide, bir öğrenci söz alır. Bu genç kızın konuşması, Kieslowski’nin serinin ikinci filmi olan Dekalog, Dwa’ya ince bir nişandır.Profesör ve öğrenciler arasında diyalog ilerlerken Kieslowski, ısrarla bize o öğrencilerin arasında bir kadını gösterir: Elzbieta. Elzbieta’nın [...]
Dekalog 2 – Dekalog, Dwa (1989)
Bekir Arslan yazdı. Etkileyici Filmler, Polonya Sineması kategorisinde yayınlandı.
Dekalog 2, Dwa (1989) “Tanrı’nın ismini boş yere ağzına almayacaksın.” — Üçüncü buyrukta Tanrı şöyle dedi: “Tanrın Rab’bin adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü Rab, adını boş yere ağzına alanları cezasız bırakmayacaktır.” Mısır’dan Çıkış 20:7 / Kitab-ı Mukaddes Dekalog Dwa, Kieslowski’nin Dekalog’larının ikincisi. On Emir’de üçüncü emir olarak bilinen “Tanrı’nın ismini boş yere ağzına almayacaksın.” emri Dekalog’ların ikincisi olarak belirlenmiş. Bu detayın bilinmesi, muhakkak bölümün anlaşılması, yorumlanması ve tam manasıyla idrak edilebilmesi açısından önemli bir nokta. Dorota Geller, Philharmonic Orkestrası’nda görev alan bir kemanisttir. Kocası Andrzej orta halli bir hastahanede, hastalığının ağırlığı sebebiyle tedavi görmektedir. Dorota ise sık sık ziyarete gelip, aynı zamanda kaldığı apartmanda komşusu da olan doktordan kocasının hastalığının ilerleyip ilerlemediğini öğrenmek için uğraşmaktadır. Fakat doktor hastane haricinde başka bir yerde konuşmaktan [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- AFDA – Sindiswa (2006)
- The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore (2011)
- Mooz-lum (2011)
- A Londoni férfi (2007)
- Ölüm Gibi Güzelsin
Sinemazingo Yorumlar
- Dekalog 1 – Dekalog, Jeden (1989) için Welliron
- Kimse az-çok âşık olamaz: Bottle ! için Ahmet
- Beed-e majnoon (2005) için Ölüm Gibi Güzelsin | Sinema, benzeri zamazingolar ve sinepsikoloji
- Doğu, Batı, Kadın, Sinema ve Lilja’nın Sonsuz Acıları Üzerine için Welliron
- Beed-e majnoon (2005) için muhyiddin



