Ali Hasar tarafından yazılan tüm yazılar

Seyahate çıkacağınızı neden bana söylemedin ? Unuttum… Neyse, seninle Oyuncaklar Ülkesi’ne gelmek istiyorum… Ama bu imkânsız. Ama biz kan kardeşiz. Her zaman yan yana olacağımıza yemin ettik… Notaları yanıma alacağım, böylece istediğimiz her an prova yapabiliriz… Oyuncaklar Ülkesi… Bir avuntu cümlesinden çok, Nazi Almanya’sında bir aile ve komşularının tanıklık ettiği trajedinin çocukça gözüken ama o gerçekliğin altında sinsi noktalarıyla yatan Almanca soğuk bir replik : Spielzeugland ! İkinci Dünya Savaşı yıllarında Meissners ailesi ve Yahudi olan Silbersteins ailesi komşulardır. Çocukları birlikte piyano dersleri almakta ve savaş yıllarında hayata tutunmaya çalışmaktadırlar. Silbersteins ailesi toplama kampına götürülecektir. Heinrich, annesine onların nereye götürüleceğini sorar. Annesi de hikâye kurar ve Heinrich’e onların Spielzeugland‘a gideceğini, seyahat edeceklerini söyler, yani Oyuncaklar Ülkesi‘ne. Kan kardeşi David ile gitmek ister [...]

Véronique’in İkili Yaşamı… 1991 yapımı bu film, Kieslowski’nin Üç renk Üçlemesi‘nden önce çektiği ve aldığı ödüllerle ilgiyi hak eden bir senaryoya sahip yapımı. Filmin kendine ait şiirsel bir dili var. Üç renk Kırmızı’da da gördüğümüz Irene Jacob’u filmde Véronique ve Veronika olarak görüyoruz. Filmin dili, Fransızca ve Lehçe. Film bitince ekranda kalan absürd bir bakış oluyor sadece. Filtre renkleri Üç renk’e oranla daha sarı ve daha yeşil. Görüntü yönetmenleri filmin bu bakımdan hakkını veriyor. Klasik Fransız disiplini, teması ve Doğu Avrupa soğuk ve kült film anlayışı Veronique’in İkili Yaşamı’nda var. Cesaret isteyen sahnelerde Irene Jacob ve kuklacı arasındaki diyalog, daha doğrusu Polonya’daki Veronika ile Fransa’daki Véronique arasındaki paralel izler bizleri filmin karmaşıklığına itebilir ama dikkatle bakıldığında görülecektir ki ikili yaşamdan [...]

Spirited Away (Ruhların Kaçışı) 2001 yılında en iyi animasyon ödülünü kazanmış, senaristliğini ve yönetmenliğini Hayao Miyazaki’nin yaptığı bir anime… Ruhların kaçışı, Japonya‘da bu zamana kadar en çok izlenen film unvanını elinde taşıyor. Box-office verilerine göre film, Titanic’i geçmeyi başarabilmiş. Aldığı Oscar ve Altın Ayı ile o dönemde sinema çevresi ve izleyici kitlesi tarafından olumlu eleştiriler aldı Sen to Chihiro no Kamikakushi. 19 milyon dolarlık bütçesiyle yaklaşık 275 milyon hasılat elde etti. Bu animenin diğer bir özelliği de İngilizce konuşulmayan bir ülkeden bu denli gişe hasılatına sahip olan ilk yapım olması. Animenin dili, Japonca. Başka bir ilginç ayrıntıysa, Empire sinema dergisi Sen to Chihiro no Kamikakushi yapımını tüm zamanların yabancı dilde en iyi 10. filmi olarak sınıflamıştır. Miyazaki‘nin yaptığı bir ders bu animede. [...]

Pixar‘ın ellerinden çıkan nacizane bir animasyon filmi Wall-e. Her yaştan izleyici kitlesine hitap edebilen bu yapım, Pixar Animasyon Stüdyolarının en pahalı yapımı. Filme ayrılan bütçe, 180 Milyon dolar, gişe hasılatı ise yaklışık 522 milyon dolar. Benim nazarımda gelmiş geçmiş en iyi animasyon filmi. Zira dünyaya ait mesajlarıyla, terk edilmiş dünya, kirlilik ve insanın tüketim aşamasından sonra çıkan o karmaşanın en güzel alt mesajı Wall-e’de yatıyor. Kahramanımız Wall-e, çöp sıkıştırmaya programlanmış bir robottur. İnsanlar dünyayı çoktan terk etmiş, bir uzay gemisinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Dünyaya doğal yaşam belirtisi aramaya gönderilmiş Eve adında bir arama motoru gönderilir. Wall-e zaman içerisinde Eve’ye sevgi duyar ve aşık olur. Eve ile galaksiler arası yolculuğu başlar Wall-e’nin. Onlara bir hamamböceği ve de diğer robotlar da katılacaktır. Böylelikle [...]

Devrim | 1. Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. 2. İhtilal: Fransız devrimi. 3. esk. İnkılap. 4. esk.Çevrilme, katlanma, bükülme. Siyah beyaz çizgileriyle politik bir animasyon filmi Persepolis. Vincent Paronnaud ile filmin yönetmeni olan Marjane Satrapi‘nin kendi otobiyografisinden uyarlanmış bir animasyon olmasının dışında kendi içinde oryantalist ve batı yanlısı bir çizgisi de olduğu reddedilemez. Orly‘de başlayan film yine Orly’de son buluyor. Bu kısımlar filmdeki tek renkli yerler, kahramanımız Marjane’nın sesinden dinlediğimiz olaylar ise siyah-beyaz şekilde aktarılmış. Filmin siyah beyaz yapılmasının sebeplerinden biri de Marjane Satrapi’nin aynı adlı kitabına sadık kalmak. Marji, (Marjane) komünist ve sosyalist fraksiyonlarında bulunmuş bir ailede büyüyen küçük bir kızdır. Film boyunca -kendisini Şah rejimi  sırasında doğan, İslam Devrimi sırasında ise büyüyen ve de olaylara karşı kendi disipliniyle hareket [...]

Sayfa 11 / 14« ilk...910111213...son »