The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore (2011)
Bekir Arslan yazdı. Amerikan Sineması, Animasyon, Kısa Film kategorisinde yayınlandı.
Yıllar önce, ilkokul son sınıfta bana Kur’ân okumayı öğreten, aynı zamanda memlekette komşumuz, kendine çok değer verdiğim Süleyman Hocamın bir çok cümlesi halen aklımdadır. Hayatımın inşa edilmesindeki katkısını unutmam mümkün değil. Kendisi sadece iyi bir öğretmen değil insanları derinden etkileyen ince bir insandır. Bir dönem dershane müdürlüğü de yapan Süleyman Hoca, yanına uğrayanlarla muhabbet ederken çekmecesinden çıkardığı kareli not defterinden bir şeyler okurdu. Kitap değildi. Özlü sözleri topladığı bir ajanda gibiydi. Halen yanındadır muhtemelen. Bir gün böyle kalabalık bir ortamda bana bakarak “kimin söylediğine değil, ne söylendiğine bak!” demişti. Şaşırmış ve beni bir yola sevketmek istediği izlenimine kapılmıştım. Yedi yıl sonra okuduğu bir çok cümlenin aslında bir İslâm âliminin sözleri olduğunu farkettim. İsmini vermemişti. Ta ki ben onunla tanışıncaya kadar. Yazdıklarını okuduğumda [...]
Beed-e majnoon (2005)
Bekir Arslan yazdı. Etkileyici Filmler, İran Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
“Kahrolası (o münkir) insan, ne nankördür!” Kur’ân-ı Kerim, Abese, 80:17 – “Bulut, âb-ı hayat yağdırsa, yine de söğüt ağacından bir yemiş yiyemezsin. Çünkü söğüt ağacının meyvesi yoktur. (Kalp gözleri âmâ olmuş) alçak ve bozuk tabiatlı kimse ile vakit geçirme. Çünkü hasır kamışından şeker yiyemezsin.” Sâdî-i Şirazî Dünyaya gelmiş her insan, belli bir zaman sonra geldiği dünyayı sorgulamaya başlar. Eşyayı fark etmesi sorgulamanın ilk adımıdır. Küçük yaştaki çocukların insanlara çok soru sorması, etrafta olan bitenin ne olduğunu anlamaya çalışması bunun bir örneği sayılabilir. Rüyadan yeni uyanmış birinin yaşadığı şaşkınlık gibi ne ile karşı karşıya kaldığımızın farkında değilizdir. Rüyaya nasıl başladığımızı bilemediğimiz gibi. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna karşı “Evet!” dediğimiz o gün başlayan bir uyku içinde oluşumuz bunu destekler. Amacım elbette dini [...]
Taare Zameen Par (2007)
Bekir Arslan yazdı. Asya Sineması, Etkileyici Filmler, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
“Çocuklarınızı çok öpün, her öpüşte Cennetteki dereceniz yükselir.” Hadis-i Şerif, Buhari – Gördüğümüz şey, hissettiğimiz şey ve görmediklerimiz de hissetmediklerimizdir. Ama bazen gördüklerimiz, aslında öyle değildir. Ve asıl görmediklerimiz öyledir. Ishaan – Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen insandır. Oscar Wilde – Solomon Adalarında, yerli halk ormanın bir bölümünü tarımda kullanmak istediklerinde ağaçları kesmezlermiş. Onun yerine ağaçların etrafını sarıp bağırarak sövüp sayarlar lanet okurlarmış. Bir kaç güne kalmadan ağacın yaprakları solar, kuruyup büzülür ve kendi kendine ölüp gidermiş. Öyle ki suya yapılan müzik deneylerini de duymuş olmalısınız. Agresif ve isyankâr müziklere maruz kalan suyun yapısında ciddi değişiklikler gözlemlenirken, dingin, kendi içinde sakin müziklere karşı suyun daha da berraklaştığı farkedilmiş. İnsan haricindeki yaratılmışların hassas yapıları bu tür durumlardan ciddi manada etkileniyorsa insan neden etkilenmesin? Sanırım hikâyemizin can alıcı noktası bu. Eğitimin de tedbir almak zorunda [...]
Dekalog 4 – Dekalog, Cztery (1990)
Bekir Arslan yazdı. Etkileyici Filmler, Polonya Sineması kategorisinde yayınlandı.
Dekalog 4, Cztery (1990) “Anne ve babana saygılı davranacaksın.” Anka, oyunculuk eğitimi alan, babası Michal ile birlikte yaşayan genç bir hanımdır. Annesini kendi doğumundan hemen sonra kaybetmiştir. Babası ile bir arkadaş kadar iyi geçinir. Michal sık sık iş seyahatleri için şehir dışına çıkar ve Anka bundan pek hoşnut olmaz. Her fırsatta kendine yapacak iş bulmak onun yalnızlığını gidermek için bulduğu geçiçi bir çare gibidir. Babasının olmadığı bir gün çalışma masasında “ben öldükten sonra aç!” notu yazılı bir zarf bulur. Ve içinde ne olduğuna dair merakı artmaya başlar. Anka bir tercihin kıyısındadır artık. Ve babası ile olan ilişkisini değiştirebilecek olaylar içinde kendini bulur. Çocuğun anne ve babasına karşı beslediği sevgi ve düşmanlık duygularının bir bütün halinde toplanması, Sigmund Freud’un Elektra ve Oedipus kompleksleri ile [...]
Rang De Basanti (2006)
Bekir Arslan yazdı. Asya Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Paslanmış kulakları açmak için yüksek sesli haykırış gerekir! Rang De Basanti, 2006 yılında Rakeysh Omprakash Mehra’nın yazdığı ve yönettiği “Bollywood” olarak da ünlenen Hint Sineması’nın kendine özgü bir yapımı. Bünyesinde bir çok ünlü ismi barındırması ciddi bir yapım olduğunu hissettiriyor. Film, bir İngiliz yönetmen olan Sue’nin kendi çalıştığı şirketten, dedesinin günlüğünden yola çıkarak yapacağı filme ödenek almaya çalışması ile başlıyor. Filmi için gerekli desteği bulamayan Sue kendi imkânlarıyla çekim faaliyetlerine başlamak ister ve Hindistan’a gider. Daha önce tanıştığı ve Hintçe öğrenmesine vesile olan Sonia bu işte en büyük destekçisi olacaktır. Mehra’nın bu filmini keskin bir çizgi ile iki parçaya ayırmak mümkündür. İlk bölüm yozlaşmış bir ülkenin, kendilerinden ve yaşadıkları topraklardan duyarsız yaşayan, tek gayeleri bir arada olup eğlenmek olan birkaç [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- AFDA – Sindiswa (2006)
- The Fantastic Flying Books of Mr. Morris Lessmore (2011)
- Mooz-lum (2011)
- A Londoni férfi (2007)
- Ölüm Gibi Güzelsin
Sinemazingo Yorumlar
- Dekalog 1 – Dekalog, Jeden (1989) için Welliron
- Kimse az-çok âşık olamaz: Bottle ! için Ahmet
- Beed-e majnoon (2005) için Ölüm Gibi Güzelsin | Sinema, benzeri zamazingolar ve sinepsikoloji
- Doğu, Batı, Kadın, Sinema ve Lilja’nın Sonsuz Acıları Üzerine için Welliron
- Beed-e majnoon (2005) için muhyiddin



