Dexter, Galileo Galilei ve İbn-i Sîna
Nur Meryem Seja yazdı. Zamazingo Filmler kategorisinde yayınlandı.
Hey Dexta, elinde bıçağınla, çantanda koli bantınla, sayısız kurbanlarınla dünyanın Amerika’sındaki “Günaydın Vietnam” zihniyetli duruşun bana Galileo Galilei’nin ve İbn-i Sîna’nın hikâyesini hatırlattı.
Previously on Dexter…
Eğer daha büyük bir güce inansaydım bunun için mucize derdim. Ama benim gibiler arkasında ne var diye düşünecekler(!)…
İçinde yaşadığı ortamın gereği olarak… Bunu Galilei ve İbnî Sina yaşamlarıyla örneklendirirsek neden sadece yaşadığı toplumun etkisinden bu şekilde düşündüğünü anlayabiliriz.
Sen, Galileo Galilei “Dünyamız yusyuvarlaktır” derken aslında içinde o tekerlemenin devamı olan “Ay ondan daha parlaktır, ay minicik sütlü çörek, sevgili Papa şu kafamdan kilisenin baskısını çek” dediğini unutmazsan ve hayranları, Galilei’ye “Son bir isteğin var mı ulu düşünür Galilei” denildiğinde “Ama yinede sütlü çörek kadar yuvarlaktır” dediğini rivayet ederler. Galilei düşünerek, araştırarak bulduğu yuvarlak dünyanın ileri gelenlerinin kendisini hangi çukura yuvarlayacağının farkına varmıştı ama farkında olmayanlar ve günümüz bazı üniversite öğretim görevlileri başta olmak üzere “Din, adama dünya tepsi gibidir, üstünde çay servis edilecek cinsten dedirtir” diye inandılar. İyide sevgili bilimle dini birlikte algılayamayan seküler mantık insanları, Kilise böyleydi de bizde öyle olmadığı aklınıza gelmeden “çağdaş” takılma adına mı dine bu iftirayı atmaya kalkıyorsunuz?
Yani;
İbn-i Sîna -ki kitapları Avrupa üniversitelerinde hali hazırda okutulur- Kur’an’daki Yasin suresinin 40. ayetinden yola çıkarak Intelligent design (Akıllı Tasarım)’dan(1) bahsetmiştir. İbn-i Sîna’nın 980-1037 yılları arasında yaşadığını da unutmayalım. Ama günümüzde Intelligent Design tezi ilk olarak 1987’de Kansas, Amerika’da ortaya çıkmıştır.
Yani diyeceğim o dur ki güzel ülkemin bilimin önünde engel diye dinden vazgeçen yarım bilgili insanları, Hıristiyanlıkla İslam aynı değildir. Kilise’nin bilim adamları üzerinde yaptığı baskı bizde tam tersidir. Öyle ki, Halen yeni denebilecek bir tarihte tartışılmaya başlanmış bir konu hakkında, bilim adamları yıllar önce Kur’an-ı Kerim’den yola çıkarak buluşlar yapmışlar, ufkumuza ışık tutmuşlardır.(2)
Galilei öldü. İbn-i Sîna öldü. Darwin öldü. Dexter yaşlandı. Bilim adamları öldü. İlim adamları öldü. Ve Tanrı öldü diyen Nietsche bile öldü ama Tanrı hüküm sürmeye(3), sana nefesini bahşetmeye, şu an okuduğun bu yazıyı anlama gibi muazzam bir yeteneği de vermeye devam ediyor…
(1) Intelligent Design (Akıllı Tasarım), Nam-ı diğer Darwinizm’e Meydan Okuyan Bilimsel Hareket. Türkiye temsilcisi Mustafa Akyol’dur. Google it iniz.
(2) Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
(3) Nietzsche’nin durumu Galileo’dan farklı değildir:
” Tanıdığım bir Alman Nietzsche’ye dair esaslı bir konferans vermişti Berlin’de. Ölen tanrı hangi tanrı? diye sorup şöyle demişti: Nietzsche ‘Tanrı’ dediğinde, insan ruhunu boğan kiliseden başka bir şey kasdetmiyordu… EBUZER, Hakan Albayrak ,s.45
Yorum yaz
Benzer yazılar
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Zamani barayé masti asbha (2000)
- Dekalog 8 – Dekalog, Osiem (1989)
- Dekalog 2 – Dekalog, Dwa (1989)
- Dekalog 7 – Dekalog, Siedem (1989)
- Televizyon ve Kutsal
Sinemazingo Yorumlar
- Filmlerle Sosyoloji için Ömer Bekdemir
- Never Let Me Go (2010) için zehra
- Birisi eksik ama kim? için Ali
- Never Let Me Go (2010) için Merve
- Dünya senindir: Scarface (1983) için Bekir Arslan



