Ali etiketine sahip tüm yazılar

Mecid Mecidi filmografisinin, ailenin naifliğini anlatan, İran’da Oscar’a aday gösterilen ilk film olan 1997 yılı yapımı Cennetin Çocukları ile başladığı kabul edilir. Fakat İranlı yönetmen bu film temasının ilk temellerini bundan bir yıl önce hazırladığı Pedar (The Father, Baba) filmiyle atar. Pergelin bir ucunu aile kavramına bırakırken diğer ucuyla hikâyesini nakşeder. Film hediyelik malzeme satılan bir sergiden hediye seçen bir kaç elin görülmesiyle başlar. Hediye satın alan kişi, babasını kaybetmiş, ailesinin geçimini sağlamak için şehre gitmiş, bir dükkanda çıraklık yapan 14 yaşında bir çocuk olan Mehrullah’tır. Köye, ailesinin yanına dönmek için yola koyulur. Bu uzun yolculuğu sonunda köye yakın bir dereden su içerken cebindek aile fotoğrafını suya düşürür ve kaybeder. O esnada arkadaşı Latif’i görür ve yanına gider. Latif, annesinin bir jandarma [...]

San taam Inspector Bun: [Bun talks to himself] If you shoot, you will be no different from everyone else. Inspector Bun: [on second thought] I am human too. Why should I be any different? Sen kimsin? Adın Ali. Etrafındaki insanlar için seni Ali yapan şey nedir? Yüz hatların, göz rengin, gülümseyişin mi seni Ali yapıyor? Şimdilerde bu özelliklerinin hepsini değiştirebilirsin. Son yapılan yüz ameliyatıyla insan yüzünün tamamen değişebileceğine şahit olduk. O halde diğer insanlar arasında seni farklı yapan, seni “Ali” yapan fiziksel özelliklerin değil. Diğer yandan zaten sürekli değişim halindesin. Her bir saç telin dahi her gün, her an biraz daha uzuyor, fiziksel olarak da her daim değişim halindesin. Her an değiştiriliyorsun. Her an yaratılıyorsun. Peki seni tam olarak Ali [...]

- Allah kadını erkeğe eş olsun diye yaratmıştır. Erkekten farklıdır ama, eşittir. – Eşit mi?! Satın alırız kadınları, yedirir, giydirir, kullanır, sonra da başımızdan atarız. Hiç kadın erkekle eşit olabilir mi?! – Allah insanı bir kadın ve bir erkekten yarattı. Amr! Seni karnında taşıyan anaya saygın, bütün kadınlara yansımalı. Yıllar önce Ramazan aylarında İstanbul’a göre iftar vakitlerinden beş dakika önce yayınlanan ve beş dakika süren kısa videolarla tanıdım Akkad’ın The Message filmini. Kadir Gecesi’nde ise tamamı yayınlanırdı ki bu bizim için büyük bir nimetti. Bilgisayar ve video oynatıcımız olmadığından dolayı o gün Çağrı’yı kesintisiz izleyebilmek için elektriklerin gitmemesi için dua ederdim. Babam ilk izlediğinde lise yıllarındaymış ve dersleri asıp sinemaya sayısız kez gitmiş. Ve aylarca gösterimde kaldığını söylerdi. “Onu izlemek o dönemde bizim için muazzam bir şeydi” demeyi ihmal [...]

Avaze gonjeshk-ha, (The Song of Sparrows, Serçelerin Şarkısı) İranlı yönetmen Mecidi’nin, Cennetin Çocukları, Cennetin Rengi, Baran ve Söğüt Ağacı filmlerinden sonra hayatın içindeki naif insanları (serçeleri) anlattığı son filmi. Diğer filmlerinde de olduğu gibi hayatın herhangi bir kesitinden bazı örnekleri bize sunuyor. Fakat Serçelerin Şarkısı’nın öncekilerden bir farkını da belli bir olayı anlatmaması olarak kabul edebiliriz. Durum hikâyelerinde olduğu gibi sonuca bağlamayı izleyene bırakır. Şiirini yazmıştır ve okuyanın zihninde canlanacağı şey artık kendinin ihtiyarında değildir. Kerim, bir çiftlikte devekuşlarının bakımından sorumlu işçi olarak çalışmaktadır. Ailesinin geçimini bu iş vasıtasıyla sağlamaktadır. Her gün akşam eve dönerken küçük hediyelerle ailesini memnun eder. Üç çocuğundan en büyüğü, işitme engeli bulunan Haniye, evlerinin yakınındaki su kuyusuna işitme cihazını düşürür. Babaları işten acilen çıkarak kuyuya [...]

Majid Majidi’nin 1999 yılına ait, ülkemizde “Cennet’in Rengi” ismiyle bilinen “Rang-e khoda” filminde, doğuştan göremeyen Muhammed’in yaşadığı olaylarla birlikte Allah’ı araması anlatılır. Filmin genel durumu bir yana, kırılma noktası olduğunu ve aslında tüm filmin, hatta hayatın özetini içinde barındırdığını düşündüğüm, can alıcı bir sahne vardır. Maksadımın filmi anlatmaktan çok, bir yere odaklanmak olduğu da bu şekilde anlaşılabilir. Üç dakikalık bu sahneyi tam manasıyla anlatmak haddim değildir fakat ana hatlarıyla farkettiğimi düşündüğüm fikrimi açıklamak isterim. 1. Dakika Muhammed, babasının zoruyla kendisi de görme engelli olan marangozun yanına çırak olarak bırakılır. Babası, onun geleceği ve medar-ı maişeti için bu zanaatı öğrenmek zorunda olduğunu düşünür. Sahne marangozun Muhammed’i elinden tutup dışarıya çıkarması ve etrafı anlatmasıyla başlar. Neyin ne olduğunu bilemeyen ve ortama tamamen [...]

Sayfa 1 / 212