Mecid Mecidi filmografisinin, ailenin naifliğini anlatan, İran’da Oscar’a aday gösterilen ilk film olan 1997 yılı yapımı Cennetin Çocukları ile başladığı kabul edilir. Fakat İranlı yönetmen bu film temasının ilk temellerini bundan bir yıl önce hazırladığı Pedar (The Father, Baba) filmiyle atar. Pergelin bir ucunu aile kavramına bırakırken diğer ucuyla hikâyesini nakşeder. Film hediyelik malzeme satılan bir sergiden hediye seçen bir kaç elin görülmesiyle başlar. Hediye satın alan kişi, babasını kaybetmiş, ailesinin geçimini sağlamak için şehre gitmiş, bir dükkanda çıraklık yapan 14 yaşında bir çocuk olan Mehrullah’tır. Köye, ailesinin yanına dönmek için yola koyulur. Bu uzun yolculuğu sonunda köye yakın bir dereden su içerken cebindek aile fotoğrafını suya düşürür ve kaybeder. O esnada arkadaşı Latif’i görür ve yanına gider. Latif, annesinin bir jandarma [...]
Letters from Iwo Jima (2006)
Bekir Arslan yazdı. Asya Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Iwo Jima, Japonya ana karasının 1200 km güneyinde yer alan küçük bir ada. 16 Şubat 1945 – 26 Mart 1945 tarihleri arasında İkinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği bir dönemde tarihî bir savaşa şahit olmuş. Pasifik Okyanusu’nda bulunması ve Japonya’ya yakın olmasından dolayı Amerika’nın adayı üs olarak kullanmak istemesi adanın önemini daha da artırmış. Fakat bu adanın ilginç bir yönü var ki dünya savaşı döneminde Amerikan zaiyatının Japon zaiyatını geçtiği tek cephe Iwo Jima olmuş. Savaş, Amerikan Deniz Kuvvetleri’ne karşı dayanamayan Japon kuvvetlerinin yenilgisi ile sonuçlanmış. “Letters from Iwo Jima” temel olarak savaşı anlatan ama odak noktasında insanın olduğu bir yapım. Amerika’da yetişmiş ve ülkesine geri dönmüş Japon subay General Kuribayashi’nin ve çevresindeki askerlerin mektuplarının uzun zaman sonra toprağa gömülü vaziyetteki bir çuval [...]
Avaze gonjeshk-ha (2008)
Bekir Arslan yazdı. İran Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Avaze gonjeshk-ha, (The Song of Sparrows, Serçelerin Şarkısı) İranlı yönetmen Mecidi’nin, Cennetin Çocukları, Cennetin Rengi, Baran ve Söğüt Ağacı filmlerinden sonra hayatın içindeki naif insanları (serçeleri) anlattığı son filmi. Diğer filmlerinde de olduğu gibi hayatın herhangi bir kesitinden bazı örnekleri bize sunuyor. Fakat Serçelerin Şarkısı’nın öncekilerden bir farkını da belli bir olayı anlatmaması olarak kabul edebiliriz. Durum hikâyelerinde olduğu gibi sonuca bağlamayı izleyene bırakır. Şiirini yazmıştır ve okuyanın zihninde canlanacağı şey artık kendinin ihtiyarında değildir. Kerim, bir çiftlikte devekuşlarının bakımından sorumlu işçi olarak çalışmaktadır. Ailesinin geçimini bu iş vasıtasıyla sağlamaktadır. Her gün akşam eve dönerken küçük hediyelerle ailesini memnun eder. Üç çocuğundan en büyüğü, işitme engeli bulunan Haniye, evlerinin yakınındaki su kuyusuna işitme cihazını düşürür. Babaları işten acilen çıkarak kuyuya [...]
Rang-e khoda (1999)
Bekir Arslan yazdı. Etkileyici Filmler, İran Sineması kategorisinde yayınlandı.
Majid Majidi’nin 1999 yılına ait, ülkemizde “Cennet’in Rengi” ismiyle bilinen “Rang-e khoda” filminde, doğuştan göremeyen Muhammed’in yaşadığı olaylarla birlikte Allah’ı araması anlatılır. Filmin genel durumu bir yana, kırılma noktası olduğunu ve aslında tüm filmin, hatta hayatın özetini içinde barındırdığını düşündüğüm, can alıcı bir sahne vardır. Maksadımın filmi anlatmaktan çok, bir yere odaklanmak olduğu da bu şekilde anlaşılabilir. Üç dakikalık bu sahneyi tam manasıyla anlatmak haddim değildir fakat ana hatlarıyla farkettiğimi düşündüğüm fikrimi açıklamak isterim. 1. Dakika Muhammed, babasının zoruyla kendisi de görme engelli olan marangozun yanına çırak olarak bırakılır. Babası, onun geleceği ve medar-ı maişeti için bu zanaatı öğrenmek zorunda olduğunu düşünür. Sahne marangozun Muhammed’i elinden tutup dışarıya çıkarması ve etrafı anlatmasıyla başlar. Neyin ne olduğunu bilemeyen ve ortama tamamen [...]
Nostalghia (1983)
İbrahim Sâki yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
“Tanrı, iradesini egemen kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini egemen kılmak için Tanrı’yı kullanır.” Giordano Bruno Yeryüzünde hep sürgündük biz. Aşklarımız da oldu; acılarımız da. Hiçbir vatan, vatan olmadı bize. Çünkü Hz. Adem’den beri, kovulduğumuz yeri arıyor, kovulduğumuz yere döndürülmenin hasretini çekiyoruz. Mevlana’nın ney kamışı metaforu gibi, koparıldığımız sazlığa gitmenin özlemiyle yanıp tutuşuyoruz. Dışarıya adımımızı attığımız an ötelere gideceğimizi, hızlı adımlarla yol alıp ilerleyeceğimizi sanıyoruz ama akşam döndüğümüz yer yine evimiz oluyor. Dönüp dolaşıp aynı çilehaneye geliyoruz. Koşu bandında koşan bir adam gibi, koşuyoruz ama ilerleyen sadece zannımız. Bagno Vignoni’nin delisi Domenico da böyle yapardı. Hurdaya çıkmış bisikletinin üstünde pedal çevirir dururdu saatlerce, hiç ilerlemezdi. Çünkü bilirdi Domenico, uğraş boşa. Hem uğraşmaya değer miydi [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
- Journey to Mecca (2009)
Sinemazingo Yorumlar
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma
- Mooz-lum (2011) için Ömer Bekdemir




