beş şehir etiketine sahip tüm yazılar

Film izleme ve beğenme konusunda bazı zamanlarda duygularımla hareket ettiğimi farkediyorum. Bir karakterin ufak bir hareketi olsun, gereksiz gibi gözükebilen, laf arasında söylenmiş küçük bir cümle olsun, beni filme bağlamak ve onu sayısız kez izlemek için yetiyor. Ara ara bazı sahnelerini tekrar kolaçan ettiğim bir çok film mevcut. Bunun yanı sıra izledikten sonra yüzüne bile bakmayacağım ve benim için bir şey ifade etmeyen filmler de var ki bu gayet doğaldır. İşte burada zevkler ve renkler durumu ortaya çıkıyor. Konuyu özelleştirip bir Onur Ünlü filmi olan Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi üzerinden gidelim. Filmin hikâyesi, işlenişi, kurgusu, teknik konuları…vs hakkında çok fazla şey söylemek istemiyorum. İfade etmek istediğim başka şeyler var. Bir insan başka ülkelerin sinemasından neden hoşlanmaz? Yine [...]

Fantastik sinema, sınırları olmayan, sanatçı ruhun kendisini en özgür şekilde ortaya koyabildiği, izleyiciye yepyeni dünyaların kapılarını açarken hayranlık, şaşkınlık, heyecan duygularını da vaadeden sinema türüdür. Esasen “sinema” dediğimiz olgunun tam da olması gerektiği şeydir. “İzleme” fiilindeki amaç biraz da bulunduğun ortamdan kopup olabildiğince farklı vakit geçirmek, izlediğin şeyi hazırlayan kişinin hayal dünyasına teslim olmak değil midir? Bununla beraber fantastik sinema, geçmişten beri biraz dışlanmış ve yeterince kayda değer bulunmamıştır desek yalan olmaz. Elbette bunda türün kötü örneklerinin çizdiği olumsuz imajın payı oldukça büyüktür. Fantastik türe önyargılı yaklaşan sinema izleyicisini iki gruba ayırabiliriz; birinci grup iyi örneklerle elle tutulur oranda hemhal olmamışlar, ikinci grup ise fantastik bir filmde mantık arayanlar. İşte izleyici bu iki yanlıştan kurtulduğu anda sanmıyorum ki fantastik sinema [...]