cennet etiketine sahip tüm yazılar

Bismihû… Dünya Nimetleri  André Gide‘in Les Nourritures Terrestres (Dünya Nimetleri) adlı kitabının önsözünde Kuran-ı Kerim’den alıntı yaptığı fransızca olarak şöyle bir ifade yer alır: “…Voici les fruits dont nous nous sommes nourris sur la terre…” Le Koran, 2, 23 (63) “…İşte yeryüzünde beslendiğimiz nimetler bunlar…” Gide’in alıntı yaptığı, insanın kendi maneviyatındaki tüketme hevesine (nefs) bir göndermedir aslında. Romana başlamadan önce bir öncelemeye başvuruyor ve okuyucusuna bu atmosferi sağlıyor. Retorik bazda bir katafor kullanıyor. Bu öngönderim sayesinde kendi oryantalist izlenimlerini veriyor. İşbu nimetler her birimizi sarmal bir şekilde hakimiyeti almışken itidal konusunda sınavın da yolunu gösteriyor. Şeytan Yaratılıştan sonraki aşamada Hz. Adem’in yediği meyve de bir nimettir. “Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol [...]

Yıllar önce sinemada izlediğimde pişman olmadığım bir filmdi Constantine. Sinema salonuna gitmiştim arkadaşımla ve açık söylemem gerekir ki İstanbul ile alakalı bir filmdir diye girmiştik salona. (bunu yazarken kahkaha attığımı hayal edebilirsiniz) Genel itibariyle korku ve gerilim ile işi olmayan biriyim. Ve çok korku filmi izleyenlere de kuşku ile baktığımı da belirtmeliyim. Fakat benim için The Ring ve Constantine başkadır. The Ring yani Halka izlediğim ilk korku filmi değildi ama izlediğim son korku filmi olmuştu. Gerilim filmlerinde ise aşırı hassasım. Yani biri çok övecek de öyle izleyeceğim. Oturup da bugün gerilim filmi izlemeliyim diyenlerden değilim zira. Constantine bir gerilim filmi aslında. Geçenlerde bir kez daha inceledim filmi. İlk izlediğim kadar gerilmedim tabi. Daha çok dini motiflerin nasıl kullanıldığını inceledim diyebilirim. [...]