Rang De Basanti (2006)
Bekir Arslan yazdı. Asya Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Paslanmış kulakları açmak için yüksek sesli haykırış gerekir! Rang De Basanti, 2006 yılında Rakeysh Omprakash Mehra’nın yazdığı ve yönettiği “Bollywood” olarak da ünlenen Hint Sineması’nın kendine özgü bir yapımı. Bünyesinde bir çok ünlü ismi barındırması ciddi bir yapım olduğunu hissettiriyor. Film, bir İngiliz yönetmen olan Sue’nin kendi çalıştığı şirketten, dedesinin günlüğünden yola çıkarak yapacağı filme ödenek almaya çalışması ile başlıyor. Filmi için gerekli desteği bulamayan Sue kendi imkânlarıyla çekim faaliyetlerine başlamak ister ve Hindistan’a gider. Daha önce tanıştığı ve Hintçe öğrenmesine vesile olan Sonia bu işte en büyük destekçisi olacaktır. Mehra’nın bu filmini keskin bir çizgi ile iki parçaya ayırmak mümkündür. İlk bölüm yozlaşmış bir ülkenin, kendilerinden ve yaşadıkları topraklardan duyarsız yaşayan, tek gayeleri bir arada olup eğlenmek olan birkaç [...]
Kárhozat (1988)
Ali Hasar yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
Pencerenin kenarında, boş boş dışarı bakıyorum. Nice seneler orada oturdum, bir şeyler bana hep sonraki anda delireceğimi söyledi. Ama öyle olmadı. Üstelik delirmekten korkmuyorum. Delilik korkusu bir şeylere sadık kalma anlamına gelebilir. Henüz bir şeye bağlı değilim. Her şeyin bana sadık olmasına rağmen, sadık olduğum bir şey yok. Onlara bakmamı istiyorlar. Nesnelerin, olguların çaresizliğine, penceremin dışındaki pis köpeğin kurşunî gökyüzünün altında, delicesine yağan yağmurda su içişine bakmamı istiyorlar. Acıklı çabalarını izlememi istiyorlar. Herkes, mezara girmeden önce konuşmaya çalışıyor. Zaten düştüler, konuşacak zaman kalmadı. Beni delirtmek için nesnelerin bu geri dönülmezliğini istiyorlar. Ama bir sonraki anda ise delirmemi istiyorlar. Karhozat, 1988 yılı yapımı Béla Tarr’ın siyah beyaz filmi. Macar Sineması’nın griliğinde, siyah beyazlığında yoğrulan ve Kahramanımız Karrer’in gözünden öykü anlatısına sahip [...]
Sinema sanatın neresine düşer?
Ömer Bekdemir yazdı. Neden Sinema? kategorisinde yayınlandı.
Sinema üzerine bolca atıp tutulabilen bir kavram. Kişi hayatında hiç sanat mefhumu hakkında düşünmediği halde ”Sinema şüphesiz yedinci sanat” diyebilir. Muhterem yedi tane sanat dalı sayamayabilir, ama bu iddia da bulunabilir. İfade özgürlüğü var. Sinemanın sanatların en hakikisi olduğunu düşünenler var. Sinemanın sanatla uzaktan yakından alakası olmadığını düşünenler var. Kişinin düşüncesi bilgiye dayanması gerekmez. Düşünce özgürlüğü var. Sanat Aristo’ya göre gerçeğin taklidi. Bu taklit bir araca (medyum) ve bir usule/biçime bağlı. Sanat ne kadar çok taklit ederse o derece az soyutur (abstre). Fakat sanat hiçbir zaman gerçeği tamamıyla kopya edemez. Sinema alanındaki taklit de gerçeği yakalayamaz. Çöküş veya Inglourious Basterds filmlerindeki Hitler karakterini Hitler kendisi oynasaydı bile gerçek olmazdı. Bu sanat anlayışına göre edebiyat da sanat. Nitekim Eski Yunanlılara ve [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




