Pred Dozhdot (1994)
Bekir Arslan yazdı. Balkan Sineması, Bu Filme Şiir Yazılır kategorisinde yayınlandı.
Kuşlar çığlık atarak siyah gökyüzünde uçuyorlar, İnsanlar sessiz, beklemek kanıma acı veriyor. Meša Selimović Sinekler ısırıyor, hava sıcak. Yağmurun habercisi, hararetin en yoğun olduğu dakikalardır. Sabahın habercisinin gecenin en karanlık anının sabaha en yakın olan zifiri karanlığı olduğu gibi. İnsanlar bu yüzden sessiz. Hararete rağmen. Medeniyetin tam ortasında kurulmuş sirki izler gibi. Yugoslavya’nın bozkırı andıran yeşil tepelerini izlediler. Bosna’yı, Makedonya’yı, Arnavutluk’u izler gibi. İnsan kimi zaman çember içinde kalır. Çıkamaz, çünkü çember asla yuvarlak değildir. İki nokta arası daima bir köşe oluşturduğundan dolayı insan asla çember çizemez. Teknik imkanlarla bilgisayar programları ile de çizilemediği gibi. Çemberin başladığı nokta bittiği nokta ile aynıymış gibi gözükse de arasındaki uzaklık kadar fark vardır. Zaman asla ölmez. Bir nehirde aynı suyun daha sonra hiç akmayacağı gibi. Çemberin [...]
Ateşin Düştüğü Yer (2012)
Bekir Arslan yazdı. Tavsiye Filmler, Türk Sineması kategorisinde yayınlandı.
Öldürmeye, yaşatmaya, ölmeye ve yaşamaya dair… Öldürmeye… Zihin yapısının çokça karışık olduğunu iplik yumağına benzeten ve onunla açıklayan bir dostum, öfke anında insanın birçok duygusunun kilitlendiğini, analiz yeteneğini kaybetmesinin saniyeler sürdüğünü ve ancak sakinlik, sukunet ile anlık öfkenin biterilebileceğinden bahsetmişti. İplik gibi karışıkken, bir ucundan tutulduğunda kısa zorluk sonunda kolayca çözülen. Peki ya uzun süreli öfke? Tûfi bundan şöyle bir ders çıkarmış: Kime bir başkasından hoşuna gitmeyen bir şey gelecek olursa, hemen hatırlasa ki eğer Allah dileseydi bu olmazdı, öfkesi dağılır. Çünkü, böyle düşündüğü halde öfkesinin devamı onun, Allah’a öfkelendiğini ifade eder. Bu ise, ubudiyete aykırıdır. Sadece anlık öfke ile başa çıkabilmenin çözümü gibi görünen bu durum öfke ile yoğrulan bir kalbin de ilacı olmaya namzettir. Zihin başta olmak üzere [...]
Türkçe adı “Bisikletli Çocuk” olan Le Gamin Au Vélo, Belçikalı Jean-pierre ve Luc Dardenne kardeşlerin 2011 yılında çektiği, Belçika/Fransa ortak yapımı bir film. Aynı yıl içinde Türkiye’de Film Ekimi‘nde gösterilen Le Gamin Au Vélo, Cannes jüri özel ödülünü “Bir Zamanlar Anadolu’da” ile paylaşmıştı. Film konusu itibariyle oldukça hayatın içinden. Babası tarafından istenmeyen ve yetimhaneye bırakılan Cyril, bu durumu bir türlü kabullenemez ve eline geçen her fırsatta yetimhaneden kaçıp babasını bulmaya çalışır. Bu aşamada çok sevdiği bisikletinin de babası tarafından para için satıldığını öğrendiyse de bu onun babasını arama mücadelesinden vazgeçirmez. Yalnızlık-ümit-başarısızlık üçgeninde sıkışıp kaldığı sırada kuaförlük yapan Samantha ile yolları kesişir. Samantha, Cyril’in bisikletini yeniden onun için satın alır ve hafta sonlarını beraber geçirmek üzere onun koruyucu anneliğini üstlenir. Elinden [...]
Mecid Mecidi filmografisinin, ailenin naifliğini anlatan, İran’da Oscar’a aday gösterilen ilk film olan 1997 yılı yapımı Cennetin Çocukları ile başladığı kabul edilir. Fakat İranlı yönetmen bu film temasının ilk temellerini bundan bir yıl önce hazırladığı Pedar (The Father, Baba) filmiyle atar. Pergelin bir ucunu aile kavramına bırakırken diğer ucuyla hikâyesini nakşeder. Film hediyelik malzeme satılan bir sergiden hediye seçen bir kaç elin görülmesiyle başlar. Hediye satın alan kişi, babasını kaybetmiş, ailesinin geçimini sağlamak için şehre gitmiş, bir dükkanda çıraklık yapan 14 yaşında bir çocuk olan Mehrullah’tır. Köye, ailesinin yanına dönmek için yola koyulur. Bu uzun yolculuğu sonunda köye yakın bir dereden su içerken cebindek aile fotoğrafını suya düşürür ve kaybeder. O esnada arkadaşı Latif’i görür ve yanına gider. Latif, annesinin bir jandarma [...]
Avaze gonjeshk-ha (2008)
Bekir Arslan yazdı. İran Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Avaze gonjeshk-ha, (The Song of Sparrows, Serçelerin Şarkısı) İranlı yönetmen Mecidi’nin, Cennetin Çocukları, Cennetin Rengi, Baran ve Söğüt Ağacı filmlerinden sonra hayatın içindeki naif insanları (serçeleri) anlattığı son filmi. Diğer filmlerinde de olduğu gibi hayatın herhangi bir kesitinden bazı örnekleri bize sunuyor. Fakat Serçelerin Şarkısı’nın öncekilerden bir farkını da belli bir olayı anlatmaması olarak kabul edebiliriz. Durum hikâyelerinde olduğu gibi sonuca bağlamayı izleyene bırakır. Şiirini yazmıştır ve okuyanın zihninde canlanacağı şey artık kendinin ihtiyarında değildir. Kerim, bir çiftlikte devekuşlarının bakımından sorumlu işçi olarak çalışmaktadır. Ailesinin geçimini bu iş vasıtasıyla sağlamaktadır. Her gün akşam eve dönerken küçük hediyelerle ailesini memnun eder. Üç çocuğundan en büyüğü, işitme engeli bulunan Haniye, evlerinin yakınındaki su kuyusuna işitme cihazını düşürür. Babaları işten acilen çıkarak kuyuya [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




