Mecid Mecidi filmografisinin, ailenin naifliğini anlatan, İran’da Oscar’a aday gösterilen ilk film olan 1997 yılı yapımı Cennetin Çocukları ile başladığı kabul edilir. Fakat İranlı yönetmen bu film temasının ilk temellerini bundan bir yıl önce hazırladığı Pedar (The Father, Baba) filmiyle atar. Pergelin bir ucunu aile kavramına bırakırken diğer ucuyla hikâyesini nakşeder. Film hediyelik malzeme satılan bir sergiden hediye seçen bir kaç elin görülmesiyle başlar. Hediye satın alan kişi, babasını kaybetmiş, ailesinin geçimini sağlamak için şehre gitmiş, bir dükkanda çıraklık yapan 14 yaşında bir çocuk olan Mehrullah’tır. Köye, ailesinin yanına dönmek için yola koyulur. Bu uzun yolculuğu sonunda köye yakın bir dereden su içerken cebindek aile fotoğrafını suya düşürür ve kaybeder. O esnada arkadaşı Latif’i görür ve yanına gider. Latif, annesinin bir jandarma [...]
Avaze gonjeshk-ha (2008)
Bekir Arslan yazdı. İran Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Avaze gonjeshk-ha, (The Song of Sparrows, Serçelerin Şarkısı) İranlı yönetmen Mecidi’nin, Cennetin Çocukları, Cennetin Rengi, Baran ve Söğüt Ağacı filmlerinden sonra hayatın içindeki naif insanları (serçeleri) anlattığı son filmi. Diğer filmlerinde de olduğu gibi hayatın herhangi bir kesitinden bazı örnekleri bize sunuyor. Fakat Serçelerin Şarkısı’nın öncekilerden bir farkını da belli bir olayı anlatmaması olarak kabul edebiliriz. Durum hikâyelerinde olduğu gibi sonuca bağlamayı izleyene bırakır. Şiirini yazmıştır ve okuyanın zihninde canlanacağı şey artık kendinin ihtiyarında değildir. Kerim, bir çiftlikte devekuşlarının bakımından sorumlu işçi olarak çalışmaktadır. Ailesinin geçimini bu iş vasıtasıyla sağlamaktadır. Her gün akşam eve dönerken küçük hediyelerle ailesini memnun eder. Üç çocuğundan en büyüğü, işitme engeli bulunan Haniye, evlerinin yakınındaki su kuyusuna işitme cihazını düşürür. Babaları işten acilen çıkarak kuyuya [...]
Tini Zabutykh Predkiv (1965)
İbrahim Sâki yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
Aşk dediğin şeydir insanın başını yakan! Sinema tarihinde kendi stiline sadık kalma noktasında ortaya atılabilecek en kusursuz isim muhtemelen Sergei Parajanov’dur. Bu noktada Andrei Tarkovsky’den bile daha hassas davrandığını söyleyebilirim. Mesela Tarkovsky’nin birkaç istisna film dışında genel çerçevedeki filmlerinden bir sahne gördüğümüzde, bunu direkt olarak Tarkovsky’le özdeşleştiremeyebiliriz. Bazen Bresson, bazen Bergman havası alabiliriz. Elbette böyle bir metazori esinlenme / etkilenme kendi sinemasına olan sadakati ve özgünlüğünü baltalamaz hiçbir yönetmenin. Lakin Parajanov ve kısmen Angelopoulos’ta bu zaruri müdahaleyi çoğu zaman görmeyiz. Angelopoulos’ta bunu şiirsel bir zamanda tefekkür donmasına bağlamak mümkünken, Parajonov’da bu şiirsel ufka resim sanatına olan yatkınlığını da ekleyebiliriz. Ondaki lirizm tutkusunu mükemmele eriştiren ana arter, donuk / statik resim olgusunu sinemanın dinamik / hareketli / yaşayan olanaklarıyla meczetmesi ve [...]
Rang-e khoda (1999)
Bekir Arslan yazdı. Etkileyici Filmler, İran Sineması kategorisinde yayınlandı.
Majid Majidi’nin 1999 yılına ait, ülkemizde “Cennet’in Rengi” ismiyle bilinen “Rang-e khoda” filminde, doğuştan göremeyen Muhammed’in yaşadığı olaylarla birlikte Allah’ı araması anlatılır. Filmin genel durumu bir yana, kırılma noktası olduğunu ve aslında tüm filmin, hatta hayatın özetini içinde barındırdığını düşündüğüm, can alıcı bir sahne vardır. Maksadımın filmi anlatmaktan çok, bir yere odaklanmak olduğu da bu şekilde anlaşılabilir. Üç dakikalık bu sahneyi tam manasıyla anlatmak haddim değildir fakat ana hatlarıyla farkettiğimi düşündüğüm fikrimi açıklamak isterim. 1. Dakika Muhammed, babasının zoruyla kendisi de görme engelli olan marangozun yanına çırak olarak bırakılır. Babası, onun geleceği ve medar-ı maişeti için bu zanaatı öğrenmek zorunda olduğunu düşünür. Sahne marangozun Muhammed’i elinden tutup dışarıya çıkarması ve etrafı anlatmasıyla başlar. Neyin ne olduğunu bilemeyen ve ortama tamamen [...]
Esin Coşkun’un 2009 yılına ait inceleme kitabı. Esin Coşkun’un sinema üzerine incelemelerinden oluşan bu kitap daha çok sinemasever, sinemayla ilgilenenler için Coşkun’un anlatımı ve sinema tarihi bilgileriyle oldukça yararlı olacaktır kanısındayım. Sovyet sinemasıyla ilgili anektodlarda “Ajitasyon trenleri”, Pudovkin, Kuleşov gibi yönetmenlere dair bilinmeyen bilgiler, İtalyan yeni gerçekçiliği, dünya sinema tarihi, filmlerdeki politik mesajlar, analizler gibi derinlemesine bilgiler mevcut. Kitaba adını veren akımlarla bir sentez oluşturulmuş dememiz mümkündür Esin Coşkun’un bu kitabı için. Anlatım enformatif ve objektif. Kütüphanenizde bulunmasını tavsiye eder, keyifli okumalar dileriz ! Kitaptaki belli başlı kısımlar şu başlıklar altına ele alınmış ve açıklanmıştır : Fütürizm, Sovyet toplumsal gerçekçiliği, Ekspresyonizm, Alman ekspresyonist sineması, Fransız avant-garde sineması, Şiirsel gerçekçilik, İngiliz belge okulu, İtalyan yeni gerçekçiliği, Fransız yeni dalgası, Özgür sinema, Amerikan deneysel sineması, [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




