endülüs etiketine sahip tüm yazılar

“Çin’de de olsa ilmi arayınız. Çünkü ilim öğrenmek her Müslümana farzdır. Melekler, yaptıkları işten hoşlandıkları ilim talebeleri için kanatlarını yere sererler.” Câmiü’s-Sağîr, 1/310, H. No: 640; 6. Sözler, s. 296 14. yüzyıl gezginlerinden İbn Battûta (1304-1368) Fas’ın Tanca şehrinde dünyaya geldi. Tam ismi “Ebû Abdullah Muhammed bin Abdullah bin Muhammed bin İbrahim Levâtî Tancî“dir. Tanca şehrinden çıktığı günden itibaren 28 yıl süren gezileri boyunca Mısır, Arap Yarımadası, Irak, İran, Anadolu (başta Osmanlı Beyliği olmak üzere o dönemin belli başlı beylikleri), Deşt-i Kıpçak, Bizans (İstanbul), Orta Asya, Hindistan, Maldivler, Çin ve Endülüs’ü gezen İbn Battûta devlet ve toplum yapıları, inanç ve âdetleri, doğal özellik ve ürünleriyle tanıttığı bu ülke ve şehirlerden 700 yıl önceki durumlarını başarıyla yansıtır. İbn Battûta Seyahatnamesi, yazarı [...]

En arrivant chez Dali, à Figueras, invité à passer quelques jours, je lui racontais que j’avais rêvé, peu de temps auparavant, d’un nuage effilé coupant la lune et d’une lame de rasoir fendant un œil. De son côté il me raconta qu’il venait de voir en rêve, la nuit précédente, une main pleine de fourmis. Il ajouta : “et si nous faisions un film, en partant de ça ?” Bir kaç günlüğüne davetli olduğum Figueras’a Dali’ye gittiğimde kısa bir süre önce ayı kesen ince, uzun bir bulutla, bir gözü yaran usturanın rüyama girdiğini anlattım. O da bana bir gece önce rüyasında karıncalarla dolu bir el gördüğünü anlattı. Ve şöyle dedi : “bu düşlerden yola çıkarak film yapsak nasıl olur ?” Luis Buñuel [...]