Erzsebet Gaal etiketine sahip tüm yazılar

Filmin başında Nietzsche’ye yapılan atıf ile Torino Atı, sizin direkt olarak en felsefi filminiz. Nietzsche’nin düşüncesi ile sizin filminiz arasındaki ilişkiyi, daha doğrusu, başyapıtınız ile Nietzsche’nin düşüncesi arasındaki ilişkiyi açıklayabilir misiniz? Felsefe ve sinema iki farklı dil. Felsefe, sinema dışında bir alanla çalışır. Torino Atı’nı felsefi bir film olarak adlandırmayı sevmiyorum. Çünkü her ikisi de birbirinden oldukça uzak. Sadece bir film. Benim için asıl soru, atın akıbeti. 1985’te Laszlo Krasznahorkai bu soruyu sormuştu ve buna bir cevap getirebilmek için 30 yıl gibi bir süre bekledik. Bu film, bu soruya bir cevap sadece. Atın kaderi, insanın kaderini mi tasvir ediyor? Denebilir ama, sembolik düzeyde çok güç, daha çok fiziksel olarak: tamamiyle birbirine bağlı olan üç tane canlı var, biri olmadan diğeri [...]

Bir ekim sabahı, kavrulan toprağı serinleten, yolları bataklığa çeviren ve kasabayı dünyadan koparan uzun güz yağmurlarının ilk damlaları düşmeden Futaki çan sesleriyle uyanmıştı. Kilise sekiz kilometre uzaktaydı. Çanı yoktu ve kulesi savaşta çökmüştü… Satantango, her saati ayrı ‘ağır sanat’ anlayışı içeren 1994 yılı yapımı Bela Tarr’ın siyah beyaz başyapıtı. Satantango (Şeytan Tangosu), Macar yazar Laszlo Krasznahorkai’nin romanından uyarlanmış olup Bela Tarr’ın bu filmi çekme fikri 1985’lere dayanır ki o zamanki Macar Hükümeti’nin sert politikalarından dolayı film 1994’te tamamlanabilmiştir. Filmin süresi 450 dakika, yani 7 saat 30 dakika ve dili Macarca. A hir, hogy jönnek (Geliyorlar) Irimias ve Petrina için atılan önceleme bu girizgah ile toplumdan uzakta, ekim ayının her türlü soğukluğu, çamura, toprağa bulanmış yaşamları ile uzandığımız küçük bir Macar [...]