Ateşin Düştüğü Yer (2012)
Bekir Arslan yazdı. Tavsiye Filmler, Türk Sineması kategorisinde yayınlandı.
Öldürmeye, yaşatmaya, ölmeye ve yaşamaya dair… Öldürmeye… Zihin yapısının çokça karışık olduğunu iplik yumağına benzeten ve onunla açıklayan bir dostum, öfke anında insanın birçok duygusunun kilitlendiğini, analiz yeteneğini kaybetmesinin saniyeler sürdüğünü ve ancak sakinlik, sukunet ile anlık öfkenin biterilebileceğinden bahsetmişti. İplik gibi karışıkken, bir ucundan tutulduğunda kısa zorluk sonunda kolayca çözülen. Peki ya uzun süreli öfke? Tûfi bundan şöyle bir ders çıkarmış: Kime bir başkasından hoşuna gitmeyen bir şey gelecek olursa, hemen hatırlasa ki eğer Allah dileseydi bu olmazdı, öfkesi dağılır. Çünkü, böyle düşündüğü halde öfkesinin devamı onun, Allah’a öfkelendiğini ifade eder. Bu ise, ubudiyete aykırıdır. Sadece anlık öfke ile başa çıkabilmenin çözümü gibi görünen bu durum öfke ile yoğrulan bir kalbin de ilacı olmaya namzettir. Zihin başta olmak üzere [...]
Puxada de Rede (*) No mar No mar, no mar, no mar, no mar eu ouvi cantar No mar, no mar, no mar minha sereia, ela é sereia Minha jangada vai sair p’ro mar Minha jangada vai sair p’ro mar Vou trabalhar, meu bem querer Se Deus quiser quando eu voltar do mar Um peixe bom, eu vou trazer Meus companheiros tambem vão voltar E a Deus do céu vamos agradecer A rede puxa A puxa a marra marinheiro A rede puxa A puxa lá que eu puxo cá A rede puxa A puxa a marra samangolê A rede puxa Puxa a marra marinheiro Puxa a marra marinheiro puxa a marra E olha o vento que te leva pela a [...]
Prologue (Visions of Europe), Béla Tarr’ın 2004 yılı yapımı kısa filmi. Hiç konuşma olmayan bu kısa film çalışmasında yüze odaklı ve siyah beyaz çekimler yapılmakta. Béla Tarr’ın Karhozat’ı olsun, Werckmeister Harmoniak filmi olsun, Satantango’sunda da yüz ağırlıklı ve ağır çekimler vardır. Tarr’ın burada yaptığı izleyiciyi durumun içine hapsetmek, o atmosferden kolay kolay çıkarmamaktır. Birbirine karışmış yüzlerden ve grilikten anladığımız Avrupa ve Dünya yüzleri. Her birinin ayrı öyküsü var. Hepsi sessiz bu evrende. Yorgunluğun karışıklıklara ve kırışıklıklara büründüğü gizemin ardında kalansa yaşamın katlanılmaz savaşı. Hayat hep bekleyiş, hep ümit etme, olguların arkasına gizlenmeden ibaret. Macar Sineması’nın Parlayan Yüzü Béla Tarr, Prologue ile kesitten bütünsele gidiyor. Sanatını armonilerle buluşturuyor. Hüznü, sevinci ve vicdanı yerleştiriyor o kalabalıkta. Tokat atıyor, gülüyor, hüzünleniyor, hicvediyor. Lars [...]
Der Himmel über Berlin (1987)
Ali Hasar yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
Çocuk, çocukken kollarını sallayarak yürürdü Derenin ırmak olmasını isterdi… Irmağın da sel… ve şu birikintinin de deniz olmasını Çocuk çocukken… çocuk olduğunu bilmezdi Her şey yaşam doluydu Ve tüm yaşam birdi Çocuk çocukken… hiçbir şey hakkında fikri yoktu Alışkanlıkları yoktu Bağdaş kurup otururdu Sonra koşmaya başlardı Saçının bir tutamı hiç yatmazdı ve fotoğraf çektirirken poz vermezdi… Ünlü Alman Yönetmen Wim Wenders’in 1987 yılı yapımı siyah beyaz ve renkli filmi Der Himmel über Berlin. Filmde Almanca dışında Fransızca, İngilizce ve Türkçe konuşmalar da yer almakta. Der Himmel über Berlin, (Wings of Desire – Arzunun Kanatları) iki meleğin bakış açılarından oluşan, Berlin, Almanya bugünü ve geçmişi üzerinden ilerleyen bir öyküye sahip. Wenders, zaman – mekan bağıntısını bozuyor bu filminde. Arzunun Kanatları, ulusal [...]
Şark’ın Şiiri: İran Sineması
Bekir Arslan yazdı. İran Sineması, Kitap kategorisinde yayınlandı.
Batı’nın çok şeyi var, teknoloji, sağlık, refah… Ancak bir şeyi yoktur ve o da, Batı insanının bir zamandan beri şaşırmayı unutmuş olmasıdır. Artık hiçbir ilmî keşif, refah seviyesini yükseltecek yeni bir imkân sizi şaşırtmıyor. Fakat Şark şiiri kesinlikle sizi şaşırtacaktır. Satyacid Ray, Hintli Yönetmen Hollywood’un egemenliğindeki seyirci, Bergman, Fellini, Visconti, Berson, Ozu vs. gibi yönetmenlerin eserlerine benzer filmler görmekten ümidini kesmişken, birdenbire sıra dışı gelen İran sinemasıyla karşılaştı. Sinema, İran’ın modern bir dünyada dini bir yaşama tarzı oluşturma tecrübesi sırasında, sanatçıların kendilerini özgür hissettikleri bir estetik alan durumundadır. Bu alan, modernlikle din arasındaki anlaşmazlık konularının açıkça tartışılmaya başlandığı bir zemine dönüştü. Sinema, düşünce özgürlüğünden siyasal ve kültürel kurumların yapısına, sansürün ölçülerinden sivil topluma, emri bil maruf nehyi anil münker‘den hicaba [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




