Gizem etiketine sahip tüm yazılar

Üç kadın bakıyor uzaklara, aynı yönden. Rüzgâr esiyor gizlice, böyle bir şey daha önce olmamıştı çünkü. Gizem var, göç de. Sürgün yeri gibi ortalık. İnsan kendi göçünü yaşarken geriliyor ipler boğazına. Macaristan bugün kendi köklerine iniyor, bahçeler siyah beyaz, renklendirilmişliğin isyanı artık yok. Sesi uzaklarda yankılanıyor. Pusuda bekleyen ölümün soğuk sessizliği, sinsice, bazen acımasızca, bazen kibarca. Hiçbir şekilde son bulmuyor. Bir öfke beliriyor en uzaktan. Tepelerde kraliçelerin yasları yatıyor. Gökyüzündeki krallar bugün bir kez daha sağanak lanetin altında kalıyor. Yeryüzü, gökyüzünün limitlerini zorluyor. Değişmediler. Asla. Bu, mutlak gücün altında kalmak demek. Ama, görünenin ötesindekiler avuçluyor toprağı, kuşlar özgürlük getiriyor, ölüler darağacının gölgesinde uzanıyor. Perdeler inmiyor, gözlerin gittiği yerde siyahlığın yansımaları hâkim. Üç kadın bakıyor uzaklara, aynı yönden. Bir gong sesini [...]

Werckmeister Harmoniak, Béla Tarr’ın 2000 yılı yapımı siyah-beyaz filmi. Oyuncu kadrosunda ise Satantango’dan yüzlerine aşina olduklarımız oyuncular da var. Macar Sineması’nın ak yüzü, Tarkovsky’nin mirasçısı gözüyle bakılan, sessizliğin ve simgeselin ustası Tarr bizi eşikten eşiğe sürüklüyor bu filminde de. Bol metafor, bol karanlık, hareket – mana çizgisine yöneliş ve daha fazlası var. Werckmeister adı ünlü kompozitör Andreas Werckmeister’dan geliyor. Filmin diliyse, Macarca. Cennet üzerimize mi düşecek? Werckmeister Harmoniak, (Werckmeister Harmonies – Karanlık Armoniler) sıradan bir konuya sahip değil, düğüm içinde düğümleri çözmeye sevk eden  bir yapım, insanlığın çatışmacı ruh hâlini barındıran kesitler ve bundan ziyade, karanlığın içindeki güce, insanın Tanrı – Tanrısızlık, vicdan – hiçlik sorgulamalarına da götürüyor. Açılış sahnesi filmin omurgasını oluşturuyor. Janos’un üç ayrı insanı Güneş – Ay [...]

Fanny och Alexander, 1982 yılı yapımı Ingmar Bergman’ın son ve renkli filmi, bir aile destanı. Yüzyılın başında Uppsala’da soylu bir ailenin yaşadıkları Fanny och Alexander’ın gözünden aktarılıyor ve anlatı bu çerçevede şekillendiriliyor. Filmin dili, İsveççe. Fanny och Alexander (Fanny and Alexander – Fanny ve Alexander) biçim ve kök olarak Bergman’ın dönüş filmlerinden biridir. Bu yapımdan sonra sinemacılığa veda eden Bergman’ın bu filmindeki canlılık, neşe, dramın öncüsünü biz 1975 yılı yapımı Trollflöjten (Sihirli Flüt)’de görürüz. Sinema dilinin Bergman’da bir keyifsel işleve döndüğü nettir. Keder ve kasvetli üçlemesi diye adlandırdığımız, hepsi siyah beyaz olan Sasom i en spegel (Aynanın İçinden, 1961), Nattvardsgasterna (Kış Işığı, 1963) ve Tystnaden (Sessizlik, 1963) yapımlarından farklı olarak Fanny och Alexander’daki seyrin az varoluşsal çok (yeni) gerçekçilik – [...]