Hakikatin Sineması etiketine sahip tüm yazılar

Aşk dediğin şeydir insanın başını yakan! Sinema tarihinde kendi stiline sadık kalma noktasında ortaya atılabilecek en kusursuz isim muhtemelen Sergei Parajanov’dur.  Bu noktada Andrei Tarkovsky’den bile daha hassas davrandığını söyleyebilirim. Mesela Tarkovsky’nin birkaç istisna film dışında genel çerçevedeki filmlerinden bir sahne gördüğümüzde, bunu direkt olarak Tarkovsky’le özdeşleştiremeyebiliriz. Bazen Bresson, bazen Bergman havası alabiliriz. Elbette böyle bir metazori esinlenme / etkilenme kendi sinemasına olan sadakati ve özgünlüğünü baltalamaz hiçbir yönetmenin. Lakin Parajanov ve kısmen Angelopoulos’ta bu zaruri müdahaleyi çoğu zaman görmeyiz. Angelopoulos’ta bunu şiirsel bir zamanda tefekkür donmasına bağlamak mümkünken, Parajonov’da bu şiirsel ufka resim sanatına olan yatkınlığını da ekleyebiliriz. Ondaki lirizm tutkusunu mükemmele eriştiren ana arter, donuk / statik resim olgusunu sinemanın dinamik / hareketli / yaşayan olanaklarıyla meczetmesi ve [...]