ingiltere etiketine sahip tüm yazılar

Bizim hayatımızın kurtardığımız hayatlardan pek de farklı olmadığını düşünüyorum. Hepimiz misyonumuzu tamamlıyoruz. Belki de hiçbirimiz yaşadıklarımızı tam olarak anlamıyor ve yeterli zamanımız kalıp kalmadığını hissedemiyoruz. Kathy Never Let Me Go, 1954 Japonya doğumlu, yazar Kazuo Ishiguro’nun ödüllü bir çok kitabının yanında 2005 yılında yazdığı bir roman. Ailesinin durumları sebebiyle beş yaşından itibaren İngiltere’de yaşamaya başlayan Ishiguro, İngilizce, Felsefe üzerine çalışırken East Anglia Üniversitesi’nde Malcolm Bradbury’den yazarlık eğitimi almış. Bu eğitimden sonra tercihini yazarlık olarak belirlemiş ve tüm mesaisini yazarlığını geliştirmek için harcamış. A Pale View of Hills (Uzak Tepeler, 1992), An Artist of the Floating World (Değişen Dünyada Bir Sanatçı, 2008), The Remains of the Day (Günden Kalanlar, 1993), The Unconsoled (Avunamayanlar, 1995), When We Were Orphans (Çocukluğumu Ararken, 2002), Never Let Me Go (Beni Asla Bırakma, 2005) [...]

Hani izledikten sonra geçirdiğiniz zamana üzüldüğünüz bazı filmler vardır ya, “London Boulevard” da öyle bir film bana göre. Şöhretten fena halde canı sıkılmış bir bayanı anlatıyor. Doğal olarak onu bir şekilde korumaya çalışan esas oğlan. Bizim yeşilçamda çokça işlenen konulara benziyor. Zengin ama üzgün kız, fakir ama gururlu genç… Ve tabi ki İngilizce’nin dibine vurarak anlatıyor hikayeyi. Bildiğim kadarıyla İrlandalıların kullandığı bir şive var. Bizim sokak jargonu diye tabir edilen bir şiveye benzer. Kelimelerin olduğundan farklı şekilde söylenmesiyle oluşmuş. Filmin tek eğlenceli yanı ise bu. Unutmadan bir de müzikleri tabi. Güzel. Onun haricinde izlendiğinde size herhangi bir faydası olamayacak bir film. Senaryodaki kopukluklar çoğu zaman insanı sıkıyor. Kullanılan şiveye göre de ağızlardaki küfürler fena halde rahatsız edebilir ve ediyor. Ve [...]

Moon 2009 İngiltere yapımı, bilim kurgu türünde ancak bana göre dram yönü daha ağır basan ya da daha fazla etkileyen, aksiyonsuz, naif ve bir o kadar da sarsıcı bir film. Başrolde fanatiği olduğum Sam Rockwell var. Hatta tek oyuncu kendisi desek daha doğru olur. Hani tek kişilik dev kadro sözü var ya, işte Sam Rockwell’in Moon’da gösterdiği performans üzerine söylenebilecek söz budur. Evet Moon 2009 yapımı fakat biraz gözden kaçmış, biraz hakettiği ilgiyi görememiş bir yapım. Öylesine “izleyeyim bari” lafını değil, “Moon” diye bi film varmış muhakkak izlemeliyim cümlesini kurdurmayı hakedecek cinsten. Bilmiyorum, belki de ben filme aşık oldum, ilk on listeme soktum, bu yüzden izledin mi diye sorduğum çoğu kişiden “hayır” cevabını almayı sindiremedim..İşte bu yüzden Moon’u size şiddetle [...]

-Evet, büyüyünce zenci olmaya karar vermiştim. -Sınır yoksa özgürlük yok. Özgür olman için kendi sınırını kendin seçmen gerek, başkalarının senin sınırını seçip sonra da özgürlük adına sana dayattırdıklarını bir bilsen… -Önce siz kıtanızdan kıtalarca uzağa gidip İngilizce’nizi onların ağzına soktunuz, sonra da onlar doğal olarak İngiltere’ye geldiklerinde pislik Pakiler oluyorlar? -Dahi olduğumu bilseydim de aynı şeyi yapardım. -Herkese iyi davran ki, Hızır olan memnun olsun. -İşe insaniyeti karıştırmak, ömre anlam katıyor. Amerikalı: İşmail! İranlı: Benim adım İsmail! Ve; Biliyor musun? Yaşamak için orman yangınının olmasına ihtiyaç duyan böcekler var. Birisi… Filan… Filan yaşamasa ne olur? Orman yangınları zararlı mıdır? Ve her şeyin bir şeylere bir zincirin halkaları gibi muhtaç oluşu. Orman yangınına muhtaç olan filan, filana muhtaç olan insan. Ve [...]

Sherlock Holmes, Sir Arthur Conan Doyle tarafından oluşturulan hayali dedektif kahraman, polisiye  edebiyatının önemli ilk kişiliklerinden biridir. Gazetelerde basılmış, ve polisiyenin halk arasında yaygınlaşmasına yardımcı olmuştur. (1) Bununla birlikte Sherlock Holmes 20.yüzyılın İngiliz edebiyatında önemli kahramanlarından biri olmuştur. Ve dahi Yazar Doyle’ın Sultan Abdülhamid ile görüştüğü ve Abdülhamid’in bu karakteri çok sevdiği ve zevkle okuduğu rivayetler arasındadır. 2009 yılında Sherlock Holmes adına Guy Ritchie bir film yaptı. Ritchie deyince “Lock, Stock and Two Smoking Barrels”, “Snatch” ve “Revolver” filmlerini hatırlamamak olmaz. Bu filmleri izleyenler Sherlock Holmes’ın nasıl bir film olduğunu az çok kestirebilirler. Yönetmen Ritchie’nin önemli bir özelliği İngiltere odaklı olmayan filmler çekmemesi. Adı geçen filmlerin hepsi İngiltere’de geçmesi ve İngiliz kültürü temelli olması yönetmenin biraz da milliyetçi olduğu düşüncesini [...]