Pred Dozhdot (1994)
Bekir Arslan yazdı. Balkan Sineması, Bu Filme Şiir Yazılır kategorisinde yayınlandı.
Kuşlar çığlık atarak siyah gökyüzünde uçuyorlar, İnsanlar sessiz, beklemek kanıma acı veriyor. Meša Selimović Sinekler ısırıyor, hava sıcak. Yağmurun habercisi, hararetin en yoğun olduğu dakikalardır. Sabahın habercisinin gecenin en karanlık anının sabaha en yakın olan zifiri karanlığı olduğu gibi. İnsanlar bu yüzden sessiz. Hararete rağmen. Medeniyetin tam ortasında kurulmuş sirki izler gibi. Yugoslavya’nın bozkırı andıran yeşil tepelerini izlediler. Bosna’yı, Makedonya’yı, Arnavutluk’u izler gibi. İnsan kimi zaman çember içinde kalır. Çıkamaz, çünkü çember asla yuvarlak değildir. İki nokta arası daima bir köşe oluşturduğundan dolayı insan asla çember çizemez. Teknik imkanlarla bilgisayar programları ile de çizilemediği gibi. Çemberin başladığı nokta bittiği nokta ile aynıymış gibi gözükse de arasındaki uzaklık kadar fark vardır. Zaman asla ölmez. Bir nehirde aynı suyun daha sonra hiç akmayacağı gibi. Çemberin [...]
I Am Legend (2007)
Bekir Arslan yazdı. Amerikan Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Bazı filmlerin bazı sahneleri vardır ki anlattığı hikâye sizi pek ilgilendirmese de sizden olan bir şeyi hatırlatır ve ne kadar da izleseniz bıkmazsınız. Kadrajın saflığı da etkileyebilir sizi, bir bakış da, bir duruş da. Öyle olur ki kendi hayatınızla da ilişkilendirir, düşünmeye başlarsınız. Benim için senaryonun, yönetmenliğin ve genel anlamda sinemanın en ilgi çekici yönü bu olmuştur. Yazdığınız yazıdan farklı manalar çıkartılabilmesi kadar çekilen sahnelerden her insanın kendine göre fikirler edinmesi ve onu yaşaması bundandır. 2007 yılında hazırlanan “I Am Legend” her ne kadar klasik bir kıyamet alameti senaryosu olarak algılanabilir olsa da benim için yeri ayrı olan bir yapım. Farklı olmasını filmi aşıp başka düşüncelere yolculuk yapabilme imkanı sunması olarak düşünebiliriz. New York şehrinde yalnız kaldığınızı düşünün. Düşünmesi zor. [...]
London Boulevard ve boşa geçen zamanlar!
Bekir Arslan yazdı. Avrupa Sineması, Kötü Filmler, Zamazingo Filmler kategorisinde yayınlandı.
Hani izledikten sonra geçirdiğiniz zamana üzüldüğünüz bazı filmler vardır ya, “London Boulevard” da öyle bir film bana göre. Şöhretten fena halde canı sıkılmış bir bayanı anlatıyor. Doğal olarak onu bir şekilde korumaya çalışan esas oğlan. Bizim yeşilçamda çokça işlenen konulara benziyor. Zengin ama üzgün kız, fakir ama gururlu genç… Ve tabi ki İngilizce’nin dibine vurarak anlatıyor hikayeyi. Bildiğim kadarıyla İrlandalıların kullandığı bir şive var. Bizim sokak jargonu diye tabir edilen bir şiveye benzer. Kelimelerin olduğundan farklı şekilde söylenmesiyle oluşmuş. Filmin tek eğlenceli yanı ise bu. Unutmadan bir de müzikleri tabi. Güzel. Onun haricinde izlendiğinde size herhangi bir faydası olamayacak bir film. Senaryodaki kopukluklar çoğu zaman insanı sıkıyor. Kullanılan şiveye göre de ağızlardaki küfürler fena halde rahatsız edebilir ve ediyor. Ve [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




