kıyas etiketine sahip tüm yazılar

İnsanlar uykudadır, öldükleri vakit uyanırlar. (Hadis-i Şerif) – Fikir dirençlidir ve çabuk yayılır. Fikir beyne bir kez yerleşti mi yerinden sökmek imkânsızdır. İyice şekillenmiş ve kavranmış bir fikir bir yere saplanıp kalır. (Cobb) Inception, iki ayrı hakikati tek bir hikâyede anlatabilmeyi denemesi açısından önemli bir film. Kurgu itibariyle yapısının anlaşılması çetrefilli hâle gelse de asıl olarak basit bir o kadar da zor. Bunu sadece bir macera, bilim-kurgu filmi olarak düşünmekten de uzak durumdayım. Ve uzun zamandır bu vesile ile bazı konularda okumalar yapmam benim nazarımda bu filmi daha değerli hâle getiriyor. Temel manada iki hikâyeden ibaret olduğunu söylemiştim. Bunları kısaca “rüya, gerçeklik” ve “zihne fikrin yerleşmesi” başlıkları altında değerlendirebiliriz. Bedîüzzaman, Lemeât isimli eserinde dimağı (beyin, bilinç, şuur, akıl) anlatırken ilginç bir terkip kullanır: [...]

Sinema üzerinde çokça düşünmüş ve bu işi dert edinmiş bir kişi olan Sadık Yalsızuçanlar, 2006 yılında kendisi ile yapılan bir söyleşide şöyle der: Dünya sinemadır, sinemayla daha kolay yaşanır ve çekilir bir hale gelebilir. Dünyayı anlamanın en kullanışlı ve kolay yollarından biridir. Bir bilge, ‘Dünyanın geçen kısmı hayal, kalan kısmı hülyadır.‘ der. Madem sinema bir rüya sanatıdır ve dünya yaşamı bir rüyadır, o halde sinema hayati bir sanattır. Varoluşsal bir dildir, varlığa ilişkin sorulacak sorular için elverişli bir alandır. Sinema tabii ki biraz eğlencedir, kısmen demokrattır (para yatırılacak, seyirci beğenecek ve yeni filmler için para verecek) üstelik eşitlikçi demokrasinin bir sanatıdır -herkes bakmasını (görmesini miydi yoksa?) bilir-, ama sinema daha çok bir rüya içinde rüyadır, bu gerçeğin dilidir. Dünya yaşamı, [...]