macera etiketine sahip tüm yazılar

Sıradan bir 35 mm’lik kameraydı. Onu pek çok filmde kullandım, çalma olarak görmedim hiçbir zaman. Dürüst olmak gerekirse, benim için bir gereklilikti bu. Film çekmek istiyordum ve bir kameraya ihtiyacım vardı. Bu kamerayı bir şekilde almaya sahiptim, yetkim vardı. Eğer bir odada mahsur kalmışsanız ve havaya ihtiyacınız varsa, keski ve çekiç almalı ve duvara delik açmalısınız. Bu sizin en doğal hakkınızdır… Werner Herzog – Aguirre, der Zorn Gottes filmini çekmek için Münih Film Okulu’ndan çaldığı kamera hakkındaki sözleri… (Harper’s Magazine – Aralık 2006) İnsan yaşadığı evrende maddiyatının ve maneviyatının paralelinde büyüyen istekleriyle hareket eder. Bu arzularının esiri olmamak için eyleme geçer ve kendi fıtratının el verdiği ölçüde tramplenlerde yükselmeye başlar. Zıpladıkça daha da yukarı çıkacağını düşünür, bir süre sonra kendi omuzlarına basarak yükselir ve sonunda yükselmeyi [...]

Hepiniz koca bir pisliksiniz. Neden biliyor musunuz? Çünkü hiçbirinizin ne olmak istediğinize dönük bir içgüdünüz bile yok. Benim gibi insanlara ihtiyacınız var. Benim gibi insanlar gerekli. Ben olmadan bir hiçsiniz. Böylece parmağınızı uzatıp “heyy işte kötü adam diyeceksiniz!” Peki bu sizi napıyor hee? İyi adam mı? Siz iyi falan değilsiniz. Sadece saklanmayı, yalan söylemeyi iyi biliyorsunuz. Benim öyle bir derdim yok. Ben hep doğruyu söylerim, yalan söylerken bile. Yalan söyleyen sizlersiniz. Kötü adama iyi geceler dileyin. Hadi !.. Size söyleyeyim, bir daha böyle kötü bir adamı zor görürsünüz. Hadi, Kötü adama yol verin… Savulun, kötü adam geliyor! İyisi mi çekilin onun önünden !…” Tony Montana 1932 yılında çekilmiş olan Scarface’in remake’i olarak 1982-1983 yılları arasında çekimleri tamamlanmış ve 1983 yılında da vizyona giren, 1932′deki [...]

Teknolojinin hızlı gelişmesi, sinema endüstrisini doğrudan etkiler. Filmler ne kadar klişe olsa da bir kaç efektle işler değişir. “Shutter Island” klişedir demiyorum ama teknolojinin nimetlerinden yararlanmamak olmazdı bu filmde. Klasik bir gerilim filmi hissi veren aslında görüntü yönetmeninin mahareti ve müziklerinin filmle uyumlu olması. Gerilim filmi değil ama insanı germiyor değil. Hikaye kısa ve bir tımarhane adasında geçiyor. Tımarhaneden gelen kaçak ihbarı ile görevlendirilen iki dedektifin maceralarını anlatır görünürde. Tımarhanenin bir adada olması ve mevsimlerden sonbahar olması (yağmura mahsuben) filmin gerilimsiliğini artırıyor. Sonunu az çok tahmin edebildiğiniz ama aslında sonunun sizin tahmin ettiğiniz sondan çok ayrı, değişik olduğu ve insanın alışılagelmiş yorumlarının tepetaklak olduğu bir film diyelim biz. Aslında bu tür psikolojik filmler hoşuma gitmiyor değil. Nedendir bilinmez ama izlerken [...]

Sayfa 2 / 212