madde etiketine sahip tüm yazılar

L’Homme de Londres – Georges Simenon. Vapur bacalarından tüten duman misali gökyüzüne doğru kıvrılışı vardır insanın. Bu olurken nesnelerin mükemmelliğine inanır, dünyayı kucakladığını sanır ve de aldanır. Durum bu şekilde cereyan etmeye devam ederken, insanın başında birikenler onun omuzlarına daha da çetin gelir ve ıssız bir tünelde tek başına kalır. Gece bütün zarafetini insanlığa gösterirken o kendi cümlelerini kurar. Bir istila gibi, varoluşun ve de var olmanın getirdiği yükümlülüğü kendine alır. Bozgunluk dışarıda, içerideyse kılıç. Akın edip, dağıtıyorlar, yabancılaşma ünlemler yerleştiriyor. Yabancı geliyor, yabancı uyumu bozar. Yeryüzündeki ilk cinayetten bu yana insanlığın aldığı yolda egonun tramplenleri var. Her yerde zıplıyorlar, kimi zaman çıkan seslere eşlik etmemizi istiyorlar. Suskunluk bazen kötünün bir işareti olabilir. Susmak, gizle(n)mek içindir. Giz, gizem. Gizleniyorlar, gizleniyoruz. [...]