melek etiketine sahip tüm yazılar

Çocuk, çocukken kollarını sallayarak yürürdü Derenin ırmak olmasını isterdi… Irmağın da sel… ve şu birikintinin de deniz olmasını Çocuk çocukken… çocuk olduğunu bilmezdi Her şey yaşam doluydu Ve tüm yaşam birdi Çocuk çocukken… hiçbir şey hakkında fikri yoktu Alışkanlıkları yoktu Bağdaş kurup otururdu Sonra koşmaya başlardı Saçının bir tutamı hiç yatmazdı ve fotoğraf çektirirken poz vermezdi… Ünlü Alman Yönetmen Wim Wenders’in 1987 yılı yapımı siyah beyaz ve renkli filmi Der Himmel über Berlin. Filmde Almanca dışında Fransızca, İngilizce ve Türkçe konuşmalar da yer almakta. Der Himmel über Berlin, (Wings of Desire – Arzunun Kanatları) iki meleğin bakış açılarından oluşan, Berlin, Almanya bugünü ve geçmişi üzerinden  ilerleyen bir öyküye sahip. Wenders, zaman – mekan bağıntısını bozuyor bu filminde. Arzunun Kanatları, ulusal [...]

Yıllar önce sinemada izlediğimde pişman olmadığım bir filmdi Constantine. Sinema salonuna gitmiştim arkadaşımla ve açık söylemem gerekir ki İstanbul ile alakalı bir filmdir diye girmiştik salona. (bunu yazarken kahkaha attığımı hayal edebilirsiniz) Genel itibariyle korku ve gerilim ile işi olmayan biriyim. Ve çok korku filmi izleyenlere de kuşku ile baktığımı da belirtmeliyim. Fakat benim için The Ring ve Constantine başkadır. The Ring yani Halka izlediğim ilk korku filmi değildi ama izlediğim son korku filmi olmuştu. Gerilim filmlerinde ise aşırı hassasım. Yani biri çok övecek de öyle izleyeceğim. Oturup da bugün gerilim filmi izlemeliyim diyenlerden değilim zira. Constantine bir gerilim filmi aslında. Geçenlerde bir kez daha inceledim filmi. İlk izlediğim kadar gerilmedim tabi. Daha çok dini motiflerin nasıl kullanıldığını inceledim diyebilirim. [...]