motor etiketine sahip tüm yazılar

Yusuf ile Kenan, yetmişli yılların sonunda çekilmiş, köyden kente göçü konu alan bir film. İki kardeşin şehirdeki çırpınışları ve bu mücadele üzerinden birtakım şeyler anlatma çabası belgesel tadı veriyor filme. Açlık, evsizlik, kimsesizlik ne demektir lügatlerden öğrenemeyiz. Biraz tahmin etsek de büyük insanlara kondururuz hep, çocuklar el üstünde tutuluyor diye düşünmek isteriz. Ben ne zaman dinlesem, ilk acıklı hikâyeleri ilkokulda okuduğumuzdan olacak, masal gibi, efsane gibi gelir. Bizzat şahit olmadığım ve yaşamadığım için de bir sokak çocuğunun hikâyesi ile filmdeki bir sokak çocuğunun hikâyesi aynı duyguyu uyandırır: ‘acımak’. Televizyonda izliyorsak kanalı değiştiririz, gerçekte görmüşsek önlerinden geçip gideriz. Yahut filmde ise elimizden bir şey gelmez, gerçekte görmüşsek bir şeyler yapabiliriz. İşte bu farklılığa, bu farkındalığa aynel yakin deniliyor. Nitekim acımak ve [...]

Cidal. Yani savaşmak. Bir nevi rekabet. Ayakta kalma savaşı. Büyük balık küçük balığı yer deyiminin bir kelime ile özetlenmesi belki de. Hayat var. Bu kesin ve net. Hayatı cidal kabul etmek ise eşyanın tabiatına zıt. Aslında hiç bir şey göründüğü gibi değil. Ortada bir savaşın olduğu görünse de suretler asılları her zaman tam manasıyla yansıtmaz. Güneş gözlere ışık saçar, hava unsuru bütün canlıları teneffüs ettirir, yer küresi sırtında taşıdığı bu canlılar için mevsimleri dolaşır, baharın gelmesi için 23,5 derece eğimle döner. Bütün bu faaliyetler birer yardımlaşma örneğidir. Bir damla suda oksijenle hidrojenin bir araya gelerek su olmaları yardımlaşmanın başka bir örneğidir. Elementlerin her biri taşıdığı özellikle canlıların yardımına koşar ve bu unsurlar canlıların menfaati için adeta el ele verip birlikte [...]