Ömer Kavur etiketine sahip tüm yazılar

Yusuf ile Kenan, yetmişli yılların sonunda çekilmiş, köyden kente göçü konu alan bir film. İki kardeşin şehirdeki çırpınışları ve bu mücadele üzerinden birtakım şeyler anlatma çabası belgesel tadı veriyor filme. Açlık, evsizlik, kimsesizlik ne demektir lügatlerden öğrenemeyiz. Biraz tahmin etsek de büyük insanlara kondururuz hep, çocuklar el üstünde tutuluyor diye düşünmek isteriz. Ben ne zaman dinlesem, ilk acıklı hikâyeleri ilkokulda okuduğumuzdan olacak, masal gibi, efsane gibi gelir. Bizzat şahit olmadığım ve yaşamadığım için de bir sokak çocuğunun hikâyesi ile filmdeki bir sokak çocuğunun hikâyesi aynı duyguyu uyandırır: ‘acımak’. Televizyonda izliyorsak kanalı değiştiririz, gerçekte görmüşsek önlerinden geçip gideriz. Yahut filmde ise elimizden bir şey gelmez, gerçekte görmüşsek bir şeyler yapabiliriz. İşte bu farklılığa, bu farkındalığa aynel yakin deniliyor. Nitekim acımak ve [...]

“Bugüne kadar yaptıklarımız, ne yapılmaması gerektiğinin göstergesidir.” (Lütfi Akad) Türk Sineması’nın en büyük yönetmenlerinden biri olan Ömer Lütfi Akad’ın ölümünün bu kadar sessiz karşılanmasının, Türkiye’de sinemaya ve sinema emekçilerine dair hassasiyetin kalibresini ölçmek adına en önemli materyallerden biri olduğunu ifade etmeliyiz. Sancılı hamilelik dönemlerinden sonra emeklemeye başlayan Türk Sineması’nı ayağa kaldıran iki yönetmenden biridir Ömer Lütfi Akad. Diğeri şüphesiz ki Metin Erksan’dır. Ardından gelen Ömer Kavur, Yılmaz Güney, Erdal Kıran gibi isimler de bayrağı taşımış ve ustalarının çizdiği yolda pürdikkat yürümüşlerdir. Fakat bu 3 isimden de sadece Yılmaz Güney geniş kitlelere ulaşmaya vakıf olabilmiştir. Bu vukufiyette Güney’in sinema karakterinden ziyade siyasi karakterinin ön planda olduğunu da düşünürsek; Türkiye’de unutulanla şöhret olan arasında sinemasal bir uçurum olduğunu iddia etmenin mesnetsiz bir [...]