pişmanlık etiketine sahip tüm yazılar

Öldürmeye, yaşatmaya, ölmeye ve yaşamaya dair… Öldürmeye… Zihin yapısının çokça karışık olduğunu iplik yumağına benzeten ve onunla açıklayan bir dostum, öfke anında insanın birçok duygusunun kilitlendiğini, analiz yeteneğini kaybetmesinin saniyeler sürdüğünü ve ancak sakinlik, sukunet ile anlık öfkenin biterilebileceğinden bahsetmişti. İplik gibi karışıkken, bir ucundan tutulduğunda kısa zorluk sonunda kolayca çözülen. Peki ya uzun süreli öfke? Tûfi bundan şöyle bir ders çıkarmış: Kime bir başkasından hoşuna gitmeyen bir şey gelecek olursa, hemen hatırlasa ki eğer Allah dileseydi bu olmazdı, öfkesi dağılır. Çünkü, böyle düşündüğü halde öfkesinin devamı onun, Allah’a öfkelendiğini ifade eder. Bu ise, ubudiyete aykırıdır. Sadece anlık öfke ile başa çıkabilmenin çözümü gibi görünen bu durum öfke ile yoğrulan bir kalbin de ilacı olmaya namzettir. Zihin başta olmak üzere [...]

Yapımcı, yönetmen Susan Jacobson ve Alex Boden tarafından gerçek bir hikayeden esinlenerek hazırlanmış, bir savaş fotoğrafçısının yaşadığı ikilemi anlatan çarpıcı bir kısa film. Bir insan tehlikedeyken ona yardım mı edersiniz yoksa fotoğraf çekmeye devam ederek işinizi mi yaparsınız? İç dünyalarda, vicdanlarda buna benzer tercihlerle karşı karşıyadır insan. Ve o tercih anında insan hürdür, kendi vicdanı ile başbaşadır. Ve sonunda pişmanlık varsa bilinir ki bu insanda büyük yaralar açar. Zihnine nakşedilmiştir artık. İkilemi daha da artar, geçmişe dönmek ister, hatasını telafi etmeye çalışır. Fakat nafiledir. İmtihan bitmiştir. Aslında insanın nefsi ile yaptığı mücadelenin de bir göstergesidir bu film. Ve içerisinde ciddi eleştiriler barındırmaktadır. Savaşın içinde olan insanların aslında en büyük savaşlarının kendileriyle olduğunu farketmek veya farketmeye çalışmak imtihanın ta kendisi olsa gerektir. Sahi [...]