psikoloji etiketine sahip tüm yazılar

Friedrich Nietzsche, 3 ocak 1889′da Torino’da, Via Carlo Alberto’daki 6 numaralı kapıdan sokağa adımını atar. Belki yürüyüş yapmak, belki de postaneden mektuplarını almaktır amacı. Kendisine uzak olmayan ya da fazlasıyla uzakta kalan bir fayton sürücüsü inatçı atına söz dinletemiyordur. Faytoncunun tüm baskılarına rağmen, hareket etmeyi reddediyordur at. Sonra, ismi muhtemelen Giuseppe Carlo Ettore olan faytoncunun sabrı taşar ve kırbacını eline alır. Nietzsche, kalabalığın yanına gelir ve o ana dek öfkeyle köpüren sürücünün acımasız sahnesini sona erdirir. Sağlam yapılı ve gür bıyıklı Nietzsche, birden faytona atlar ve kollarını atın boynuna dolayıp hıçkırarak ağlamaya başlar. Olaya şahit olan diğerleri, Nietzsche’yi evine bırakır. İki gün boyunca bir divanda hareketsiz ve sessizce dinlenir Nietzsche. Ta ki son sözlerini mırıldanıncaya dek: “mutter, ich bin dumm!” (anne, ne aptalım!) ve yaşamının [...]

“Çocuklarınızı çok öpün, her öpüşte Cennetteki dereceniz yükselir.” Hadis-i Şerif, Buhari – Gördüğümüz şey, hissettiğimiz şey ve görmediklerimiz de hissetmediklerimizdir. Ama bazen gördüklerimiz, aslında öyle değildir. Ve asıl görmediklerimiz öyledir. Ishaan – Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen insandır. Oscar Wilde – Solomon Adalarında, yerli halk ormanın bir bölümünü tarımda kullanmak istediklerinde ağaçları kesmezlermiş. Onun yerine ağaçların etrafını sarıp bağırarak sövüp sayarlar lanet okurlarmış. Bir kaç güne kalmadan ağacın yaprakları solar, kuruyup büzülür ve kendi kendine ölüp gidermiş. Öyle ki suya yapılan müzik deneylerini de duymuş olmalısınız. Agresif ve isyankâr müziklere maruz kalan suyun yapısında ciddi değişiklikler gözlemlenirken, dingin, kendi içinde sakin müziklere karşı suyun daha da berraklaştığı farkedilmiş. İnsan haricindeki yaratılmışların hassas yapıları bu tür durumlardan ciddi manada etkileniyorsa insan neden etkilenmesin? Sanırım hikâyemizin can alıcı noktası bu. Eğitimin de tedbir almak zorunda [...]

Klass, Avrupa genelinde okullarda artan şiddet olaylarından sadece birini konu alan, Ilmar Raag yönetmenliğinde 2007 yılında hazırlanan, Estonya yapımı film. Gerçek bir hikâyeden esinlenilmiş olan filmdeki bir çok oyuncunun ilk deneyimi olmasına rağmen etkili bir anlatım sunulmuş. Puslu ve nispeten karanlık havası olan Doğu Avrupa ülkelerinden Estonya’da küçük bir lisenin ortalama bir sınıfında meydana gelen olayları anlatıyor. Ergenlik yaşındaki insanların kendilerini ispatlamak amacıyla başka diğer insanlara iyi davranmadığı aşikârdır. Ülkemizde her nesil bir şekilde bu tür şiddet olayları ile karşılaşmıştır. Küçük düşürme, alay etme, zarar verme, aşağılayıcı tavırlar takınma, bunlara maruz kalan insanlar için o yaşlardaki en büyük sorun. Kişiliğin yerleştiği bu kritik dönemdeki davranışlar ve ani kararlar ise hayatın bütününü etkileyebilir düzeyde. Her fırsatta aşağılanan ve hor görülen Joosep ile [...]

Ballada O Soldate, Türkçe’de “askerin türküsü” (Rusça: Баллада о солдате, Ballada o soldate) manasına gelen Sovyet popüler şarkısıdır. 1959 yılında aynı isimle Grigori Chukhrai tarafından çekilmiş, siyah-beyaz filmdir. 2.Dünya Savaşı sırasında kahramanlığından dolayı iki günlük izin hakkı kazanan ve annesini görmek için yola çıkan telsiz görevlisi bir Sovyet askerin hikâyesini anlatır. Yönetmenin bu filmi savaş sonrası kritik dönemde büyük yankı uyandırmıştır. Savaşın cephe gerisinde insanların yaşamlarını ve savaşın, insanlar üzerindeki tesirini etkili bir şekilde anlatmasıyla ünlenir. Film boyunca yaklaşık iki dakikalık savaş sahnesi haricinde cepheden bir sahne görmeyiz. Ve bu plandan sonra insanın psikolojik dünyasına yolculuk başlar. Sovyet asker Alyosha Skvortsov yol boyunca değişik insanlarla karşılaşır ve bir şekilde yardım ettiği insanlar, annesi için ayırdığı iki günlük sürenin ancak bir [...]

Véronique’in İkili Yaşamı… 1991 yapımı bu film, Kieslowski’nin Üç renk Üçlemesi‘nden önce çektiği ve aldığı ödüllerle ilgiyi hak eden bir senaryoya sahip yapımı. Filmin kendine ait şiirsel bir dili var. Üç renk Kırmızı’da da gördüğümüz Irene Jacob’u filmde Véronique ve Veronika olarak görüyoruz. Filmin dili, Fransızca ve Lehçe. Film bitince ekranda kalan absürd bir bakış oluyor sadece. Filtre renkleri Üç renk’e oranla daha sarı ve daha yeşil. Görüntü yönetmenleri filmin bu bakımdan hakkını veriyor. Klasik Fransız disiplini, teması ve Doğu Avrupa soğuk ve kült film anlayışı Veronique’in İkili Yaşamı’nda var. Cesaret isteyen sahnelerde Irene Jacob ve kuklacı arasındaki diyalog, daha doğrusu Polonya’daki Veronika ile Fransa’daki Véronique arasındaki paralel izler bizleri filmin karmaşıklığına itebilir ama dikkatle bakıldığında görülecektir ki ikili yaşamdan [...]

Sayfa 1 / 212