Tini Zabutykh Predkiv (1965)
İbrahim Sâki yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
Aşk dediğin şeydir insanın başını yakan! Sinema tarihinde kendi stiline sadık kalma noktasında ortaya atılabilecek en kusursuz isim muhtemelen Sergei Parajanov’dur. Bu noktada Andrei Tarkovsky’den bile daha hassas davrandığını söyleyebilirim. Mesela Tarkovsky’nin birkaç istisna film dışında genel çerçevedeki filmlerinden bir sahne gördüğümüzde, bunu direkt olarak Tarkovsky’le özdeşleştiremeyebiliriz. Bazen Bresson, bazen Bergman havası alabiliriz. Elbette böyle bir metazori esinlenme / etkilenme kendi sinemasına olan sadakati ve özgünlüğünü baltalamaz hiçbir yönetmenin. Lakin Parajanov ve kısmen Angelopoulos’ta bu zaruri müdahaleyi çoğu zaman görmeyiz. Angelopoulos’ta bunu şiirsel bir zamanda tefekkür donmasına bağlamak mümkünken, Parajonov’da bu şiirsel ufka resim sanatına olan yatkınlığını da ekleyebiliriz. Ondaki lirizm tutkusunu mükemmele eriştiren ana arter, donuk / statik resim olgusunu sinemanın dinamik / hareketli / yaşayan olanaklarıyla meczetmesi ve [...]
Nostalghia (1983)
İbrahim Sâki yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
“Tanrı, iradesini egemen kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini egemen kılmak için Tanrı’yı kullanır.” Giordano Bruno Yeryüzünde hep sürgündük biz. Aşklarımız da oldu; acılarımız da. Hiçbir vatan, vatan olmadı bize. Çünkü Hz. Adem’den beri, kovulduğumuz yeri arıyor, kovulduğumuz yere döndürülmenin hasretini çekiyoruz. Mevlana’nın ney kamışı metaforu gibi, koparıldığımız sazlığa gitmenin özlemiyle yanıp tutuşuyoruz. Dışarıya adımımızı attığımız an ötelere gideceğimizi, hızlı adımlarla yol alıp ilerleyeceğimizi sanıyoruz ama akşam döndüğümüz yer yine evimiz oluyor. Dönüp dolaşıp aynı çilehaneye geliyoruz. Koşu bandında koşan bir adam gibi, koşuyoruz ama ilerleyen sadece zannımız. Bagno Vignoni’nin delisi Domenico da böyle yapardı. Hurdaya çıkmış bisikletinin üstünde pedal çevirir dururdu saatlerce, hiç ilerlemezdi. Çünkü bilirdi Domenico, uğraş boşa. Hem uğraşmaya değer miydi [...]
Ivanovo Detstvo (1962)
Ali Hasar yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
Ivanovo Detstvo, 1962 yılı Sovyetler Birliği yapımı ve Andrei Tarkovsky’e 1962 Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan Ödülü’nü getiren ve uluslararası üne kavuşmasını sağlayan bir film. Film, Tarkovsky’nin ilk uzun metrajlı yapıtı. Ivanovo Detstvo (Ivan’s Childhood – Ivan’ın Çocukluğu) genç bir keşif erinin öyküsünü ele alıyor. Tarkovsky’nin Ivan’ı ilk dönem filmlerinden biri olup, Nostalghia, Stalker, Offret ya da Zerkalo gibi yapımlardan kendi sinemasal diliyle ayrılır. Ivan, savaşta annesini ve kız kardeşini kaybetmiş ve de dolayısıyla içindeki intikam alma duygusuyla bir çocuk olup savaştaki çizgisini belli eder. Tarkovsky’nin savaş ile bir çok yere gittiği bu filmde aslında aksiyon yoktur. Yani biz ne bir savaş manzarası görüyoruz, ne de birbirlerini öldüren askerler. Perde dışı sesler, fizikselin gerçeklikle algılanıp bir sanrıya dönüştüğü nettir Ivanovo [...]
Bronenosets Potyomkin (1925)
Ali Hasar yazdı. Avrupa Sineması, Dünya Sineması, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
Sergei Eisenstein’ın 1925 yılı yapımı, “sessiz” ve siyah-beyaz başyapıtı Potemkin Zırhlısı. Potemkin Zırhlısı (Bronenosets Potyomkin), 1958’de Brüksel’de 27 ülkeden 119 jüri tarafından tüm zamanların en iyi filmi seçilen bir yapım. Film, Dünya Sinema Tarihi’nde gerek kendi içindeki sinema tarihine milat atan 6 dakikalık Odessa Merdivenleri bölümüyle, gerekse sosyalist gerçekçilik safhası öncesi sekanslarıyla, dönem anlatısıyla bir eleştiridir. Enternasyonalist zihin yapısından çok ulusal daha doğrusu proleter şeklinde addedebileceğimiz imaj, Vertov’un Kamera-Göz disiplininden hareketle Eisenstein’ın amaçladığı yaşadığı dönemi aktarma girişimidir. Filmin sinopsisini oluşturan 1905’teki Odessa İsyanı’nı 20 yıl sonra Eisenstein’ın filme dönüştürmesi ve kendi tiyatro anlayışının belgeselci üslupla karakterlerini buna göre seçmesi Potemkin’in zirveye taşınması için sayabileceğimiz sebeplerden sadece bazıları. Eisenstein, Potemkin’in ötesine taşıyor hepimizi. Kendisinin kullandığı biçimsel araçlarla, temelde vereceği sosyalizm zaferini [...]
Offret (1986)
Ali Hasar yazdı. Avrupa Sineması, Etkileyici Filmler, Kuzey Avrupa Sineması kategorisinde yayınlandı.
“Başlangıçta söz vardı…” Tarkovsky’nin varoluşsal yapıtı Offret. Nam-ı diğer “Kurban”. 1986 yılı yapımı olan Offret’in dili İsveççe, İngilizce ve Fransızca olup görüntü yönetmenliğini Ingmar Bergman’ın 1963 yılı yapımı olan Tystnaden’inde de görev alan Sven Nykvist yapmıştır. İsveç’in uçsuz bucaksız doğasında çekilen Offret, yönetmen Andrei Tarkovsky’nin oğlu Andriosha’ya ithaf edilmiştir. Filmin süresiyse 149 dakika. Leonardo da Vinci’nin Üç Kralın Tapınışı resmiyle başlayan dram, İsveç’in huzur veren ve bir o kadar da içinde sıkıntıyı barındıran coğrafyasında gelişiyor. Tarkovsky’nin felsefi tabanda daha çok egzistansiyalist bir bakış açısıyla diyebileceğimiz unsurları ve imgelemeleriyle betimlediği Offret’in kendi dili var. Alexander’ı oynayan Erland Josephson’un oyunculuğu takdire şayan. Kendi varoluşunda kaybolan, monologlarıyla tanrı arayışını sorgulayan, kelimelerini bize aslı geri vermeyen güçlü ve bir o kadar da acizliği içinde [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




