Ateşin Düştüğü Yer (2012)
Bekir Arslan yazdı. Tavsiye Filmler, Türk Sineması kategorisinde yayınlandı.
Öldürmeye, yaşatmaya, ölmeye ve yaşamaya dair… Öldürmeye… Zihin yapısının çokça karışık olduğunu iplik yumağına benzeten ve onunla açıklayan bir dostum, öfke anında insanın birçok duygusunun kilitlendiğini, analiz yeteneğini kaybetmesinin saniyeler sürdüğünü ve ancak sakinlik, sukunet ile anlık öfkenin biterilebileceğinden bahsetmişti. İplik gibi karışıkken, bir ucundan tutulduğunda kısa zorluk sonunda kolayca çözülen. Peki ya uzun süreli öfke? Tûfi bundan şöyle bir ders çıkarmış: Kime bir başkasından hoşuna gitmeyen bir şey gelecek olursa, hemen hatırlasa ki eğer Allah dileseydi bu olmazdı, öfkesi dağılır. Çünkü, böyle düşündüğü halde öfkesinin devamı onun, Allah’a öfkelendiğini ifade eder. Bu ise, ubudiyete aykırıdır. Sadece anlık öfke ile başa çıkabilmenin çözümü gibi görünen bu durum öfke ile yoğrulan bir kalbin de ilacı olmaya namzettir. Zihin başta olmak üzere [...]
The Help, Amerikalı yazar Kathryn Stockett’in 2009 yılında yayınlanan ilk romanının ismi. Yüz haftada beş milyon kopyası satılmış ve 2011 yılının Ağustos ayında “The New York Times Çok Satanlar Listesi“ne girmeyi başarmış. Türkiye’de ilk baskıları “Yardımcı” ismiyle yayınlanmışken sonraki baskılarında ismi “Duyguların Rengi” olarak değiştirilmiş. 2011 yılında aynı isimle senaryosuna yazarın da katkısıyla sinemaya uyarlanmış. Amerika’da ırkçılığın tavan yaptığı bir dönemde 1960 yılında Mississipi eyaletinin Jackson bölgesinde beyazların yaşadığı evlerde, Afrika kökenli siyahilerin hizmetçi olarak insanların yaşadıklarını anlatır. Yazarın da doğup büyüdüğü yer olması dönemin şartlarını şu zamana aktarmak kendi açısından faydalı olmuş. Filmin baş karakteri Skeeter, öğrenciliği bittiğinden dolayı yaşadığı yere dönmüş ve normal bölgesel bir gazetede işe girer. Yazı işlerinde kendisini geliştirmesi için ev işleri ile alakalı yazılar [...]
Hayat bir düstur-u cidal midir?
Bekir Arslan yazdı. Etkileyici Filmler, Kısa Film, Kuzey Avrupa Sineması kategorisinde yayınlandı.
Cidal. Yani savaşmak. Bir nevi rekabet. Ayakta kalma savaşı. Büyük balık küçük balığı yer deyiminin bir kelime ile özetlenmesi belki de. Hayat var. Bu kesin ve net. Hayatı cidal kabul etmek ise eşyanın tabiatına zıt. Aslında hiç bir şey göründüğü gibi değil. Ortada bir savaşın olduğu görünse de suretler asılları her zaman tam manasıyla yansıtmaz. Güneş gözlere ışık saçar, hava unsuru bütün canlıları teneffüs ettirir, yer küresi sırtında taşıdığı bu canlılar için mevsimleri dolaşır, baharın gelmesi için 23,5 derece eğimle döner. Bütün bu faaliyetler birer yardımlaşma örneğidir. Bir damla suda oksijenle hidrojenin bir araya gelerek su olmaları yardımlaşmanın başka bir örneğidir. Elementlerin her biri taşıdığı özellikle canlıların yardımına koşar ve bu unsurlar canlıların menfaati için adeta el ele verip birlikte [...]
London Boulevard ve boşa geçen zamanlar!
Bekir Arslan yazdı. Avrupa Sineması, Kötü Filmler, Zamazingo Filmler kategorisinde yayınlandı.
Hani izledikten sonra geçirdiğiniz zamana üzüldüğünüz bazı filmler vardır ya, “London Boulevard” da öyle bir film bana göre. Şöhretten fena halde canı sıkılmış bir bayanı anlatıyor. Doğal olarak onu bir şekilde korumaya çalışan esas oğlan. Bizim yeşilçamda çokça işlenen konulara benziyor. Zengin ama üzgün kız, fakir ama gururlu genç… Ve tabi ki İngilizce’nin dibine vurarak anlatıyor hikayeyi. Bildiğim kadarıyla İrlandalıların kullandığı bir şive var. Bizim sokak jargonu diye tabir edilen bir şiveye benzer. Kelimelerin olduğundan farklı şekilde söylenmesiyle oluşmuş. Filmin tek eğlenceli yanı ise bu. Unutmadan bir de müzikleri tabi. Güzel. Onun haricinde izlendiğinde size herhangi bir faydası olamayacak bir film. Senaryodaki kopukluklar çoğu zaman insanı sıkıyor. Kullanılan şiveye göre de ağızlardaki küfürler fena halde rahatsız edebilir ve ediyor. Ve [...]
Aşk-ı Memnu’nun Kitabı Çıkmış!
Bekir Arslan yazdı. Neden Sinema? kategorisinde yayınlandı.
Televizyon denilen zamazingonun içerisinde türlü türlü kanallar mevcut. Bilim adamlarının araştırmasına göre -tamamen benim sallamam!- bir haftada gösterilen dizi sayısı 170′in üzerinde. O bilim adamları kimse gerçekten alınlarından öpmek istiyorum o ayrı konu. Ülkemde ilginç bir durum var aslında. Mesela hatırlıyorum brezilya dizilerinin revaçta olduğu dönemlerde annem ve çoğu kişinin annesi yalan rüzgarına kapılmıştı. Yani anlatılan hikâyeden midir bilinmez ama insanları kendine bağlayan bir diziler silsilesiydi o zamanki diziler. Aynı durum şimdi üzerinde yaşadığımız topraklarda mevcut gibi. Mesela yine araştırmışlar adamlar ki yurtdışına -özellikle ortadoğu- ihracatı tavan yapmış bir dizi sektörü var artık karşımızda. Satılan dizilerin konuları ise tahmin edilebilir. Ve bu sektör, yüzbinlerce insanın ekmek kapısıymış artık. Yani açıkçası eleştirirken bile tedirginim aslında. Yukarı, aşağı tükürme meselesi sonuçta. Bu [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




