sinemazingo etiketine sahip tüm yazılar

Filmin başında Nietzsche’ye yapılan atıf ile Torino Atı, sizin direkt olarak en felsefi filminiz. Nietzsche’nin düşüncesi ile sizin filminiz arasındaki ilişkiyi, daha doğrusu, başyapıtınız ile Nietzsche’nin düşüncesi arasındaki ilişkiyi açıklayabilir misiniz? Felsefe ve sinema iki farklı dil. Felsefe, sinema dışında bir alanla çalışır. Torino Atı’nı felsefi bir film olarak adlandırmayı sevmiyorum. Çünkü her ikisi de birbirinden oldukça uzak. Sadece bir film. Benim için asıl soru, atın akıbeti. 1985’te Laszlo Krasznahorkai bu soruyu sormuştu ve buna bir cevap getirebilmek için 30 yıl gibi bir süre bekledik. Bu film, bu soruya bir cevap sadece. Atın kaderi, insanın kaderini mi tasvir ediyor? Denebilir ama, sembolik düzeyde çok güç, daha çok fiziksel olarak: tamamiyle birbirine bağlı olan üç tane canlı var, biri olmadan diğeri [...]

Bu, “sinemazingo yanılmadı” tarzında bir girdi değil. Bu, evreni okumada değişmeyen sistemolojinin sinemazingo boyutu. Bu, “Amerika Müslüman oluyor” tarzında bir girdi değil. Bu; dini, dili, ırkı ne olursa olsun kasıtlı, kötü niyetli her oyunun bumerang gibi geri dönmesi boyutu. Amerika Birleşik Devletleri’nde “Burada şeriat istemiyoruz” “Burada cami istemiyoruz” pankartları ile defalarca protesto edildi 11 Eylül uzantıları. Ne protesto edildi? İslam? Tanrı? Ardından camilerde İslam’ı doğru anlatmak için konferanslar düzenlendi ve Kur’an Mescidi’ne bir hafta içinde Müslüman olmayan ve İslam’ın ne olduğunu bilmek isteyen 100 Amerikalı gayr-i Müslim kendi arzusuyla geldi. Bir tanesi cami çıkışı şu sözleri sarfediyor: -“Açıkcası camiye girmeden önce korku ve tedirginlik hissediyordum ama söylenenler çok farklı ve buna şaşırdığımı söyleyebilirim.” İslam’ı hedef seçmek için 11 Eylül’ü oluşturanlar [...]

“Eskiden kendi kendine konuşmak, deliliği belirtirdi.” Şimdi ise telefonda günah çıkarma ile meşgul birilerinin olabileceğini gösteriyor… Phone Booth (Telefon Kulübesi) filmi günah çıkarmanın sinema dili ile betimlenmiş kutsal boyutunu anlatıyor. Tek fark yerin kilise yerine telefon kulübesi olması. Aslında telefonla günah çıkartma ile ilgili söylentiler yeni değil. Yakın bir zamana kadar Katolik bir grup tarafından kurulan “Alo Günah Çıkartma” hattı da hizmete girdi. Aradığınızda şunları duyuyorsunuz: Günah çıkarma ile ilgili tavsiyeler için 1′i, Günah çıkarmak için 2′yi, Bazı günah çıkarmaları dinlemek için 3′ü tuşlayınız… Bu hattın yine bir grup Katolik kilisesi tarafından onaylanmadığı da bir gerçek. Ve sistem büyük günahlar için hata raporu veriyor. Onun için bir telefon kulübesi tercih ediliyor Phone Booth’da… Kulübenin son müşterisi bir yalancı. Patronuna, eşine, [...]

Bu yazı, Milyoner (Slumdog Millionaire) filmini tavsiye eden ve daha çok kişi tarafından izlenmesine sebep oluşturan özellikle İslamî kesimdekilere ve aynı hassasiyeti taşıyan herkese karşı bir uyarı olması amacıyla yazılmıştır. Bir “şey”i –ne yolla olursa olsun- yayıyorsanız, o “şey” i yapma potansiyeline az çok sahipsiniz demektir. Ne yazık ki sinema eleştirmenlerinin (amatör-profesyonel) bir kısmı hâlâ tasvip etmedikleri bazı ideolojilerin reklamını yapıp, destek oluyorlar. Hadi canım sende. Yok, dur dinle… Slumdog Millionaire filminde Bollywood Hollywood’a neden yaranır? (1) a) Para için b) Çıkar için c) Akademi Ödülleri için d) Hepsi yazılmıştı Sanırım e şıkkına da ihtiyacımız olacak. D hariç hepsi. Filmde yalancı çaycı çocuğumuz turistlere Taç Mahal’i yanlış bilgilerle tanıtırken yakalanıp dayak yeyince, Amerikalı (people’s choice(!)) turistlere dönerek: “Gerçek Hindistan’ı görmek [...]