siyahi etiketine sahip tüm yazılar

The Help, Amerikalı yazar Kathryn Stockett’in 2009 yılında yayınlanan ilk romanının ismi. Yüz haftada beş milyon kopyası satılmış ve 2011 yılının Ağustos ayında “The New York Times Çok Satanlar Listesi“ne girmeyi başarmış. Türkiye’de ilk baskıları “Yardımcı” ismiyle yayınlanmışken sonraki baskılarında ismi “Duyguların Rengi” olarak değiştirilmiş. 2011 yılında aynı isimle senaryosuna yazarın da katkısıyla sinemaya uyarlanmış. Amerika’da ırkçılığın tavan yaptığı bir dönemde 1960 yılında Mississipi eyaletinin Jackson bölgesinde beyazların yaşadığı evlerde, Afrika kökenli siyahilerin hizmetçi olarak insanların yaşadıklarını anlatır. Yazarın da doğup büyüdüğü yer olması dönemin şartlarını şu zamana aktarmak kendi açısından faydalı olmuş. Filmin baş karakteri Skeeter, öğrenciliği bittiğinden dolayı yaşadığı yere dönmüş ve normal bölgesel bir gazetede işe girer. Yazı işlerinde kendisini geliştirmesi için ev işleri ile alakalı yazılar [...]

La noire de… Ousmane Sembene’nin 1966 yılından daha da geçmişe uzanan siyah beyaz filmi. Diouana’nın Senegal’den Fransa’ya işveren hanımının evinde çocuklara bakmak için gitmesiyle başlıyor anlatı. La noire de…, Sahraaltı Afrika’nın ilk uzun metrajlı yapımı olma özelliğini korumakta. Filmin insanın sömürülmesine odaklı öyküsü olduğu için  Fransa tarafından baskıya ve sansürlere maruz kaldığını da belirtmek gerekir. Sembene’nin La noire de…’sü dışında 1971 yılı yapımı sömürge karşıtı filmi Emitai de yıllarca sansürlenmiş, Fransa’da gösterimi yasaklanmış ve film üzerinde değişiklikler  yapılarak dağıtımına müsaade edilmiştir. Bu açıdan Sembene’nin  filmlerinde ahlaki, kültürel siyasi tabanın olduğunu görebiliriz. Sembene, Afrika Sineması’nın çıkardığı usta yönetmenlerden birisidir. Afrikalı sinemacılar arasında siyasal, sanat, kullanılan teknik, ahlaki gelişim ve anlatısıyla Senegalli Ousmane Sembene’nin ayrı bir yeri vardır. Kıtadaki sinema kimliğini ve [...]

“Şehitleri an.” Malcolm X Malcolm’un hayatı ikiye ayrılır. Müslüman olduktan sonra ve müslüman olduktan sonra. Birincisi halen Amerika’nın Malcolm’ı anmak istediği şeklidir. İkincisi Hacc’dan sonrasıyla ilgilidir. Malcolm, tam da o noktadır ve Hacc’dan sonraki kısımda yazdığı bir mektupta şöyle demektedir: “İnanamayacaksın ama tenleri beyazdan daha beyaz olan insanlarla aynı bardaktan su içtim ve aynı tabaktan yemek yedim. Hepimiz bir kardeştik. Ben artık ırkçı bir Müslüman değilim. Gerçek peygamberimiz olan Hz. Muhammed ırkçılığı yasaklamıştır.” Malcolm, İslam’ı ilk tanıdığında ırkçı bir müslüman olabileceğini düşündü. Beyazlardan gelen yardım tekliflerini bile kabul etmedi. Filmde, inancı tam olarak hıristiyanlıkta İsa’nın yeri neyse o yere Muhammed’i (S.a.v) yerleştirmekten ibaretti. Fakat bilmiyordu. Bilseydi yapmazdı. Ama filmi Amerika çekmişti ve gerçekten İslam’ın ne olduğunu da anlatacak değildi. Şöyle [...]