şöhret etiketine sahip tüm yazılar

(Onlar:) “Sana en düşük kimseler (fakirler) tâbi‘ olmuşken, (biz) sana îmân eder miyiz?” dediler! Şuara, 26:111 Hani birine anlatmak istediğinizi tam anlatamazsınız. “İzlemen gerekir dostum” dersiniz ya işte öyle bir filmdir, Children of Heaven. Orjinal adıyla “Bacheha-ye Aseman”. 1997 tarihli, bir Majid Majidi filmi. İran sinemasının hatta dünya sinemasının en naif örneklerinden birisi. Bir ayakkabı ve iki kardeşin arasındaki kardeşlik duygusunun anlatıldığı bir insanlık filmi ayrıca. Rekabetten, riyadan, düzenbazlıktan uzak bir anlatım. Doğu medeniyetinin yansıması bir nevi. Zehra’nın ayakkabılarını kaybetmesiyle başlar Ali’nin mücadelesi. Babasından çekinen çocukların aynı ayakkabıyı kullanmasıyla birlikte hikâye daha da etkileyici hale gelir. Amerikancı propagandalardan uzaklaşmak isteyenlerin mutlaka izlemesi gerekir diye düşünüyorum. Kapitalist düzenin oluşturduğu tüketici topluma bir ders verir nitelikte ayrıca. Yani burada aslında ne yazsam boş sayın okur! Anlatmak isteyip de anlatamadıklarımı [...]

Hani izledikten sonra geçirdiğiniz zamana üzüldüğünüz bazı filmler vardır ya, “London Boulevard” da öyle bir film bana göre. Şöhretten fena halde canı sıkılmış bir bayanı anlatıyor. Doğal olarak onu bir şekilde korumaya çalışan esas oğlan. Bizim yeşilçamda çokça işlenen konulara benziyor. Zengin ama üzgün kız, fakir ama gururlu genç… Ve tabi ki İngilizce’nin dibine vurarak anlatıyor hikayeyi. Bildiğim kadarıyla İrlandalıların kullandığı bir şive var. Bizim sokak jargonu diye tabir edilen bir şiveye benzer. Kelimelerin olduğundan farklı şekilde söylenmesiyle oluşmuş. Filmin tek eğlenceli yanı ise bu. Unutmadan bir de müzikleri tabi. Güzel. Onun haricinde izlendiğinde size herhangi bir faydası olamayacak bir film. Senaryodaki kopukluklar çoğu zaman insanı sıkıyor. Kullanılan şiveye göre de ağızlardaki küfürler fena halde rahatsız edebilir ve ediyor. Ve [...]

Don Quijote neden bahseder? Mantıklı düşüncelerin ruhumuzu nasıl da yok ettiği hakkında olabilir mi? Mantıksızlığın zaferi ve bunun verdiği güç hakkında olabilir mi mesela? İnsanlık dünyayı düzene sokmak için çok vakit harcadı. Saatler ve takvimler yaptı hatta hava tahminleri yapmaya bile çalıştı. Ama hayatımızın hangi parçasını gerçek anlamda kontrolümüz altında tutabiliyoruz? Kontrol edilemese de bizi hayata bağlayan nedir? Yaşam nedenimiz nedir ya da? Ufacık bir kanıtın hayatınızı mahvettiğini düşünün. Alakanız olmayan bir cinayet suçundan yıllar sürecek olan bir hapis hayatı sizi beklese ruh haliniz nasıl olurdu? Daha da önemlisi çevrenizdekilerin, sevdiklerinizin hâlini düşünebildiniz mi bir an? Cevabı kimileri için hayırdır. Hoca Nasreddin düşmüş ya damdan. Çevresine toplananlara söylemiş: “benim yanıma damdan süşen biri gelsin, hâlimden ancak o anlar!” Anlayamasak da [...]