tavsiye film etiketine sahip tüm yazılar

Mecid Mecidi filmografisinin, ailenin naifliğini anlatan, İran’da Oscar’a aday gösterilen ilk film olan 1997 yılı yapımı Cennetin Çocukları ile başladığı kabul edilir. Fakat İranlı yönetmen bu film temasının ilk temellerini bundan bir yıl önce hazırladığı Pedar (The Father, Baba) filmiyle atar. Pergelin bir ucunu aile kavramına bırakırken diğer ucuyla hikâyesini nakşeder. Film hediyelik malzeme satılan bir sergiden hediye seçen bir kaç elin görülmesiyle başlar. Hediye satın alan kişi, babasını kaybetmiş, ailesinin geçimini sağlamak için şehre gitmiş, bir dükkanda çıraklık yapan 14 yaşında bir çocuk olan Mehrullah’tır. Köye, ailesinin yanına dönmek için yola koyulur. Bu uzun yolculuğu sonunda köye yakın bir dereden su içerken cebindek aile fotoğrafını suya düşürür ve kaybeder. O esnada arkadaşı Latif’i görür ve yanına gider. Latif, annesinin bir jandarma [...]

Avaze gonjeshk-ha, (The Song of Sparrows, Serçelerin Şarkısı) İranlı yönetmen Mecidi’nin, Cennetin Çocukları, Cennetin Rengi, Baran ve Söğüt Ağacı filmlerinden sonra hayatın içindeki naif insanları (serçeleri) anlattığı son filmi. Diğer filmlerinde de olduğu gibi hayatın herhangi bir kesitinden bazı örnekleri bize sunuyor. Fakat Serçelerin Şarkısı’nın öncekilerden bir farkını da belli bir olayı anlatmaması olarak kabul edebiliriz. Durum hikâyelerinde olduğu gibi sonuca bağlamayı izleyene bırakır. Şiirini yazmıştır ve okuyanın zihninde canlanacağı şey artık kendinin ihtiyarında değildir. Kerim, bir çiftlikte devekuşlarının bakımından sorumlu işçi olarak çalışmaktadır. Ailesinin geçimini bu iş vasıtasıyla sağlamaktadır. Her gün akşam eve dönerken küçük hediyelerle ailesini memnun eder. Üç çocuğundan en büyüğü, işitme engeli bulunan Haniye, evlerinin yakınındaki su kuyusuna işitme cihazını düşürür. Babaları işten acilen çıkarak kuyuya [...]

Majid Majidi’nin 1999 yılına ait, ülkemizde “Cennet’in Rengi” ismiyle bilinen “Rang-e khoda” filminde, doğuştan göremeyen Muhammed’in yaşadığı olaylarla birlikte Allah’ı araması anlatılır. Filmin genel durumu bir yana, kırılma noktası olduğunu ve aslında tüm filmin, hatta hayatın özetini içinde barındırdığını düşündüğüm, can alıcı bir sahne vardır. Maksadımın filmi anlatmaktan çok, bir yere odaklanmak olduğu da bu şekilde anlaşılabilir. Üç dakikalık bu sahneyi tam manasıyla anlatmak haddim değildir fakat ana hatlarıyla farkettiğimi düşündüğüm fikrimi açıklamak isterim. 1. Dakika Muhammed, babasının zoruyla kendisi de görme engelli olan marangozun yanına çırak olarak bırakılır. Babası, onun geleceği ve medar-ı maişeti için bu zanaatı öğrenmek zorunda olduğunu düşünür. Sahne marangozun Muhammed’i elinden tutup dışarıya çıkarması ve etrafı anlatmasıyla başlar. Neyin ne olduğunu bilemeyen ve ortama tamamen [...]

Temple Grandin 2010 ABD yapımı, biyografi-dram türünde film. Yönetmeni Mick Jackson. Film, doktorun otizm teşhisi koyduğu, bu çocuk  konuşamaz, otizmin tedavisi yoktur, akıl hastanesine yatmalı dediği Temple Grandin’in sağlıklı bir insanın dahi başaramayacağı işlerin altından kalkış öyküsünü anlatıyor. Ve profesör Temple Grandin’in söylediği gibi otizmin eksiklik değil farklılık olduğunu keşfetmemizi sağlıyor… Azmin zaferi temalı biyografi türünde filmleri biliriz. Genellikle etkilendiğimiz filmlerdir bunlar. Hele hele sıfırdan zirveye tırmanan kahramanımız bazı engellere sahipse iki katı merakla izler, iki katı etkileniriz. Bir müddet sağda solda filmden bahsederiz. Konusu açılınca ben onu izledim, süper, sen de izle diye ortaya atlarız filan. Temple Grandin de bunların yaşanmasına vesile olacak bir yapım. Ancak bundan fazlasına da sebep olabileceğini kendi üzerimde bıraktığı etkiden yola çıkarak söyleyebilirm. “Sinema” [...]

Bıraktığım mektuplar adreslerine teslim edildiğinde bir mektup daha alacaksınız. Suskunluğumu bozmuş sözümü tutmuş olacağım! İşte o zaman mezarıma bir taş koyup, güneşe bakacak şekilde adımı yazabilirsiniz! Nawal Marwan Anlatılması zor hadiseler vardır. Anlatmak istersiniz ama yapmanız gereken tek şey o an susmaktır. Bazen gerçeklerin karşısında herkesin susması gerekir. Herkes susarken siz haykırmak istersiniz ama haykıramazsınız. İşte “Incendies”, tam da böyle bir kadının, hayatı darma dağın olmuş bir kadının hikâyesini anlatıyor. Savaşın tam ortasında onlarca zulümle karşılaşmış ve hayatına devam edebilmek için yurtdışına kaçmış bir kadının hikâyesi. Türkçe’ye “İçimdeki Yangın” olarak çevrilmiş. Yönetmen Denis Villeneuve tarafından 2010 yılında çekilmiş. Olayın geçtiği yer ise Lübnan. İki kardeşin, ağabeyini ve babasını bulmaya çalışırken karşılaştıkları sürprizleri anlatıyor. Bu hikâyeyi izlerken bir taraftan da Orta Doğu’nun [...]

Sayfa 1 / 212