I Am Legend (2007)
Bekir Arslan yazdı. Amerikan Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Bazı filmlerin bazı sahneleri vardır ki anlattığı hikâye sizi pek ilgilendirmese de sizden olan bir şeyi hatırlatır ve ne kadar da izleseniz bıkmazsınız. Kadrajın saflığı da etkileyebilir sizi, bir bakış da, bir duruş da. Öyle olur ki kendi hayatınızla da ilişkilendirir, düşünmeye başlarsınız. Benim için senaryonun, yönetmenliğin ve genel anlamda sinemanın en ilgi çekici yönü bu olmuştur. Yazdığınız yazıdan farklı manalar çıkartılabilmesi kadar çekilen sahnelerden her insanın kendine göre fikirler edinmesi ve onu yaşaması bundandır. 2007 yılında hazırlanan “I Am Legend” her ne kadar klasik bir kıyamet alameti senaryosu olarak algılanabilir olsa da benim için yeri ayrı olan bir yapım. Farklı olmasını filmi aşıp başka düşüncelere yolculuk yapabilme imkanı sunması olarak düşünebiliriz. New York şehrinde yalnız kaldığınızı düşünün. Düşünmesi zor. [...]
Yeşilçam Sineması’na bir çok eser kazandıran Ayşe Şasa’nın çeşitli dergilerde de yayınlanan yazılarının toplandığı deneme kitabıdır. İlk baskısı 1993′te yapılmış. Yazarın kendisi kitap hakkında şöyle demiş: “Modern Batı medeniyetinin bir ürünü olarak zuhur eden sinemayı, İslam medeniyetinin insanları, kendilerine has bir tarz ve yöntemle kullanırlar. Yine bizler, İslam medeniyet dairesinde yaşayan insanlar, sinemanın kuramsal hedeflerini kendi medeniyetimizin ana eğilimlerine, ana vizyonuna uygun olarak tarif etmekte özgürüz. Bizler, Batı sinemasının ürünlerini de kendimize has açıdan okuma; bu konuda kendi değerlerimizi ve vizyonumuzu temel alan tahlil ve eleştiri yöntemleri kullanma imkânlarına sahibiz. Bütün bu eğilimler neticesinde, modern Batının teknolojik bir ürünü olarak zuhur eden sinema, Geleneğe mâl edilmiş olur. Geçenlerde çok genç bir derviş dostum bana şöyle dedi: Sinemayı seviyordum, tasavvuf ile [...]
Şark’ın Şiiri: İran Sineması
Bekir Arslan yazdı. İran Sineması, Kitap kategorisinde yayınlandı.
Batı’nın çok şeyi var, teknoloji, sağlık, refah… Ancak bir şeyi yoktur ve o da, Batı insanının bir zamandan beri şaşırmayı unutmuş olmasıdır. Artık hiçbir ilmî keşif, refah seviyesini yükseltecek yeni bir imkân sizi şaşırtmıyor. Fakat Şark şiiri kesinlikle sizi şaşırtacaktır. Satyacid Ray, Hintli Yönetmen Hollywood’un egemenliğindeki seyirci, Bergman, Fellini, Visconti, Berson, Ozu vs. gibi yönetmenlerin eserlerine benzer filmler görmekten ümidini kesmişken, birdenbire sıra dışı gelen İran sinemasıyla karşılaştı. Sinema, İran’ın modern bir dünyada dini bir yaşama tarzı oluşturma tecrübesi sırasında, sanatçıların kendilerini özgür hissettikleri bir estetik alan durumundadır. Bu alan, modernlikle din arasındaki anlaşmazlık konularının açıkça tartışılmaya başlandığı bir zemine dönüştü. Sinema, düşünce özgürlüğünden siyasal ve kültürel kurumların yapısına, sansürün ölçülerinden sivil topluma, emri bil maruf nehyi anil münker‘den hicaba [...]
Keşfedilmeyi bekleyen bilim kurgu ya da dram; “Moon”
Zehra Şahin yazdı. Amerikan Sineması, Etkileyici Filmler, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Moon 2009 İngiltere yapımı, bilim kurgu türünde ancak bana göre dram yönü daha ağır basan ya da daha fazla etkileyen, aksiyonsuz, naif ve bir o kadar da sarsıcı bir film. Başrolde fanatiği olduğum Sam Rockwell var. Hatta tek oyuncu kendisi desek daha doğru olur. Hani tek kişilik dev kadro sözü var ya, işte Sam Rockwell’in Moon’da gösterdiği performans üzerine söylenebilecek söz budur. Evet Moon 2009 yapımı fakat biraz gözden kaçmış, biraz hakettiği ilgiyi görememiş bir yapım. Öylesine “izleyeyim bari” lafını değil, “Moon” diye bi film varmış muhakkak izlemeliyim cümlesini kurdurmayı hakedecek cinsten. Bilmiyorum, belki de ben filme aşık oldum, ilk on listeme soktum, bu yüzden izledin mi diye sorduğum çoğu kişiden “hayır” cevabını almayı sindiremedim..İşte bu yüzden Moon’u size şiddetle [...]
Birisi eksik ama kim?
Bekir Arslan yazdı. Amerikan Sineması, Bu Filme Şiir Yazılır, Etkileyici Filmler, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Teknolojinin hızlı gelişmesi, sinema endüstrisini doğrudan etkiler. Filmler ne kadar klişe olsa da bir kaç efektle işler değişir. “Shutter Island” klişedir demiyorum ama teknolojinin nimetlerinden yararlanmamak olmazdı bu filmde. Klasik bir gerilim filmi hissi veren aslında görüntü yönetmeninin mahareti ve müziklerinin filmle uyumlu olması. Gerilim filmi değil ama insanı germiyor değil. Hikaye kısa ve bir tımarhane adasında geçiyor. Tımarhaneden gelen kaçak ihbarı ile görevlendirilen iki dedektifin maceralarını anlatır görünürde. Tımarhanenin bir adada olması ve mevsimlerden sonbahar olması (yağmura mahsuben) filmin gerilimsiliğini artırıyor. Sonunu az çok tahmin edebildiğiniz ama aslında sonunun sizin tahmin ettiğiniz sondan çok ayrı, değişik olduğu ve insanın alışılagelmiş yorumlarının tepetaklak olduğu bir film diyelim biz. Aslında bu tür psikolojik filmler hoşuma gitmiyor değil. Nedendir bilinmez ama izlerken [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




