Ateşin Düştüğü Yer (2012)
Bekir Arslan yazdı. Tavsiye Filmler, Türk Sineması kategorisinde yayınlandı.
Öldürmeye, yaşatmaya, ölmeye ve yaşamaya dair… Öldürmeye… Zihin yapısının çokça karışık olduğunu iplik yumağına benzeten ve onunla açıklayan bir dostum, öfke anında insanın birçok duygusunun kilitlendiğini, analiz yeteneğini kaybetmesinin saniyeler sürdüğünü ve ancak sakinlik, sukunet ile anlık öfkenin biterilebileceğinden bahsetmişti. İplik gibi karışıkken, bir ucundan tutulduğunda kısa zorluk sonunda kolayca çözülen. Peki ya uzun süreli öfke? Tûfi bundan şöyle bir ders çıkarmış: Kime bir başkasından hoşuna gitmeyen bir şey gelecek olursa, hemen hatırlasa ki eğer Allah dileseydi bu olmazdı, öfkesi dağılır. Çünkü, böyle düşündüğü halde öfkesinin devamı onun, Allah’a öfkelendiğini ifade eder. Bu ise, ubudiyete aykırıdır. Sadece anlık öfke ile başa çıkabilmenin çözümü gibi görünen bu durum öfke ile yoğrulan bir kalbin de ilacı olmaya namzettir. Zihin başta olmak üzere [...]
İnsanın kalbine nakşetmiş nağmeler vardır. Kelimelere benzer. Mübadele kelimesinin zihinlere yerleşmesi gibi “Gül Bahar” de nağmesi bazı insanlar için özeldir. İlginçtir, insan bazen geçmişinden öyle şeyler hatırlar ve neden hâlâ aklına geldiğini, düşündüğünü kendinde ne gibi izler bıraktığını anlamaya çalışır. Ama bilirki anlayamaz. Denk gelmiştir. O anı hatırladıkça gereksiz olduğunu düşündüğü şeyleri de hatırlar. Çokça kelime biriktirmediğimi farketmiştim yakın zamanda. Biriktirmiyor, çabucak harcamak için savruluyorum. Hatırladıklarım da kabaca garip olaylar. Hayatının gidişatını değiştiren neler var diye sorulsa buna cevabım kısa anlar olur. Kısa olması, etkisinin az olduğunu göstermez elbette ama bir taraftan da şükür vesilesi olarak kabul edebilirim bunu. Bosna Savaşı’nın yaşandığı dönemlerde çocukluğumu yaşamış olsam da bunun trajik bir olay olduğunu çok sonra anladım. Çünkü içinde değildim, yaşamadım. Kalbimdeki, [...]
Kars’ı Gezici Festival için gittiğimde ‘keşfettim’. Daha önce de gördüğüm bir şehirdi fakat o zaman hayal kurma imkânını bulamamıştım. Benim için ‘sinematografik’, ‘hayal kurma imkânı veren’ demek. Kars bu anlamda sadece coğrafyası ve mimarisiyle değil, insani yaşam ritmiyle de bir hayal yeri. Beni ilgilendiren Kars’ın doğululuğu değil de yüksekliği. Kars hem coğrafi hem de manevi anlamda yüksek bir yer. Zaman anlamında da yüksek, sanki o yükseğe asılmış, bütün zamanlara tepeden bakıyor gibi. İnsan kendini orada ‘yüksek’, yani özgür hissediyor. Kars kolay kolay belli bir zamana ait olduğu söylenecek yer değil. Filmlerimde hep ‘geniş zaman’ kullanmaya çalıştığım için, Kars bu zamanlar ötesi zenginliğiyle beni çok çekti. Zaten unutamadığım tatlı melankolisi de buradan geliyor. Beni en çok etkileyen Atatürk heykelinin bulunduğu meydan. [...]
Sinemada kendi başına bir cumhuriyet: Korku Filmleri!
Ömer Bekdemir yazdı. Çok Korkunç Filmler kategorisinde yayınlandı.
1910 yapımı ”Frankenstein” filmi sinemanın ilk korku filmi olarak tarihe geçmiştir. Bu yapım Mary Shelly’nin ”Frankenstein veya Modern Prometheus” romanından uyarlanmıştır. Filmin senaryosu ve yönetmenliği J. Searle Dawley’e ait. Dawley 13 dakikalık filminde Frankenstein’ın canavarının yaratılışı ve yok oluşunu anlatıyor. Drawley’in sekiz sahneden oluşan filminin çekimleri üç gün sürmüş. Tabi bu yüzyıllık filmin bugün bakınca hiç bir ürperticiliği yok. Seyirci olarak daha çoğuna alışığız, ama korku filmleri böyle başladı. ”Frankenstein” ilk korku filmi olarak geçer fakat korku öğeleri sinemanın en başlarından beri filmlerde yerini almıştır. Öykülü sinemanın öncüsü George Melies’in ”Le manoir du diable (1896)” ve ”Une nuit terrible (1896)” filmlerinde korku filmi öğeleri bulmak mümkün. Melies’in ”Le manoir du diablo” filminin tamamı bir sarayda geçiyor. Filmde bir yarasa bir [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




