ufuk etiketine sahip tüm yazılar

When I look back I see the landscapes That I have walked through But it is different All the great trees are gone It seems there are Remnants of them But it is the afterglow Inside of you Of all those you met Who meant something in your life Olav Rex – 1977 Norveçli yönetmen Morten Skallerud’un 1991 yılında seyircisiyle buluşan kısa filmi. A year along the abandoned road, 1988-1989 yılları arasında neredeyse 105 günü aşan bir süre içerisinde time-lapse  tekniğiyle hazırlanmış. Film, Norveç’in Borfjord Balıkçı Kasabasında, gölün etrafında kameranın dolaşmasıyla sürüyor. Kamera sadece o bölgeyi geziyor. Birkaç saniyenin bir güne denk gelmesi sıradışı bir özellik kazanmasına sebep oluyor. Super Panavision 70 ile çekilen Skallerud’un bu yapımında saniyeler ilerledikçe günler, [...]

Uzun ovalar kovalıyor kuşları. Tersine bir dünya. Kuytulara saklanıyor bütün gelincikler. Ölüm, derinlerde. Enginliğe kanat çırpıyor bir güvercin, en uzakta. Gökyüzü kahverengi. Bir yer, zamanın inadına suskunluğunu bozmuyor. Fırtınalar öfkeleniyor, ölüm soğukluğun içinde bekliyor. Toprak karışıyor sessiz harflere. Yüzler yaşlanıyor, aynalar kristalleşiyor, yataklar kucaklıyor bedenleri. Yorgunluğun altında eziliyor çarşaflar, odunlar biraz nemli, ateşlerden su damlıyor. Su biraz daha ısınıyor bugün. Eksik bir krizantem başkalaşıyor, yabancılaşıyor suya, ateşe. Ay, pozisyonunun verdiği asaleti saadete dönüştürüyor. Bir adam vakti bekliyor. En derinlere inecek. Huzuru, tek başına değil. Yaptırımsız kalmıyor toprağa. Toprağın insanının elleri titrer. Ziller çok uzaktan çalıyor. Çocuksuz bir bahçe düşünün. İçindeki salıncaklar bile dengesiz duruyor, tahtırevanlar dengeleri alt üst ediyor. Bilinç giderek kapanıyor, kapanması gerekecek. Uzaklığın yakınında kesişiyor vücutlar. Ayrılık denilen [...]

Davandeh, Amir Naderi’nin 1985 yılı yapımı filmi. Naderi’nin Amiro’nun yaşantısına odaklı bu öykülemesiyle İran’dan dünyaya açılan bir kapı görüyoruz. Filmin, çocuklardan hareketle, potansiyel eylem diyebileceğimiz kavramın altını çizdiği gerçeğini, küçük umutların giderek nasıl da büyüdüğünü anlatıyor. Doğallığın ön planda olduğu, gösterişin yer almadığı, tozlu yaşantıların sıkıntılı ve azimli öyküsü, güzellemesi Davandeh. Amiro’nun denizden şişe toplayarak hayata tutunuşunun mührü, kaldığı metruk geminin bir odasında topladığı dergilerle kendi dünyası var Davandeh’de. Amiro’ya göre yaşadığı bu hayat, istenilmeyen bir hayat. Kendisi sürekli kaçmak, uçakla uzaklara gitmek, bu hayatın kalıntılarını yok etmek istiyor. Güçlü bir çocuk Amiro. Kalbi oldukça büyük. Naderi, çocuğun gözünden insanın fıtratını tasvirliyor bir bakıma. Türkçe transkripsiyonuyla Devênde’nin sürekli seyahat hâlinde olan, gezen, koşuşturan, dolaşan anlamı var. Ne yeri var ne [...]

Sinema üzerinde çokça düşünmüş ve bu işi dert edinmiş bir kişi olan Sadık Yalsızuçanlar, 2006 yılında kendisi ile yapılan bir söyleşide şöyle der: Dünya sinemadır, sinemayla daha kolay yaşanır ve çekilir bir hale gelebilir. Dünyayı anlamanın en kullanışlı ve kolay yollarından biridir. Bir bilge, ‘Dünyanın geçen kısmı hayal, kalan kısmı hülyadır.‘ der. Madem sinema bir rüya sanatıdır ve dünya yaşamı bir rüyadır, o halde sinema hayati bir sanattır. Varoluşsal bir dildir, varlığa ilişkin sorulacak sorular için elverişli bir alandır. Sinema tabii ki biraz eğlencedir, kısmen demokrattır (para yatırılacak, seyirci beğenecek ve yeni filmler için para verecek) üstelik eşitlikçi demokrasinin bir sanatıdır -herkes bakmasını (görmesini miydi yoksa?) bilir-, ama sinema daha çok bir rüya içinde rüyadır, bu gerçeğin dilidir. Dünya yaşamı, [...]

“Efendisini seçen insan esir değildir.” H. Poincare Hayaller Hira ile başlar. Acı da. Ufuk her zaman görünür. Mekke’deki Hira mağarasında kafanızı kaldırıp etrafa baktığınızda Mekke ayaklarınızın altındadır. Gözünüzde ufuk. Hayallerin gerçeğe dönüşmesi samimiyettendir. Hayalin kim tarafından kurulduğunun bir önemi yok. Olmayacak. Sünnetullah böyle. “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” görüşü aslında beklenmedik etki veren durumlara verilen en Vogtça tepki. Bu şu demek: Ne yaparsak yapalım önüne geçemiyoruz. (Bkz: Bumerang Etkisi) Ayrıca ne demek şimdi bu. Eğer ortada bir “söz” varsa, dinle. Doğruysa sana faydasını çıkar içinden, yanlışsa yanlış de. İnsan bunu yapmalı. Yoksa kediler ne güzel hayvanlar. Tarih boyu düşünmeyen insanın hal-i pürmelali değişmemiş. Bu örnek, cahiliye devrinden yükselen düşünmeye çağrıya verilen ilk tepkilerin hikayesi. Tufeyl’in İslam oluş hikayesi. Tufeyl, Pamuk ve [...]