Werckmeister Harmoniak etiketine sahip tüm yazılar

Filmin başında Nietzsche’ye yapılan atıf ile Torino Atı, sizin direkt olarak en felsefi filminiz. Nietzsche’nin düşüncesi ile sizin filminiz arasındaki ilişkiyi, daha doğrusu, başyapıtınız ile Nietzsche’nin düşüncesi arasındaki ilişkiyi açıklayabilir misiniz? Felsefe ve sinema iki farklı dil. Felsefe, sinema dışında bir alanla çalışır. Torino Atı’nı felsefi bir film olarak adlandırmayı sevmiyorum. Çünkü her ikisi de birbirinden oldukça uzak. Sadece bir film. Benim için asıl soru, atın akıbeti. 1985’te Laszlo Krasznahorkai bu soruyu sormuştu ve buna bir cevap getirebilmek için 30 yıl gibi bir süre bekledik. Bu film, bu soruya bir cevap sadece. Atın kaderi, insanın kaderini mi tasvir ediyor? Denebilir ama, sembolik düzeyde çok güç, daha çok fiziksel olarak: tamamiyle birbirine bağlı olan üç tane canlı var, biri olmadan diğeri [...]

Kars’ı Gezici Festival için gittiğimde ‘keşfettim’. Daha önce de gördüğüm bir şehirdi fakat o zaman hayal kurma imkânını bulamamıştım. Benim için ‘sinematografik’, ‘hayal kurma imkânı veren’ demek. Kars bu anlamda sadece coğrafyası ve mimarisiyle değil, insani yaşam ritmiyle de bir hayal yeri. Beni ilgilendiren Kars’ın doğululuğu değil de yüksekliği. Kars hem coğrafi hem de manevi anlamda yüksek bir yer. Zaman anlamında da yüksek, sanki o yükseğe asılmış, bütün zamanlara tepeden bakıyor gibi. İnsan kendini orada ‘yüksek’, yani özgür hissediyor. Kars kolay kolay belli bir zamana ait olduğu söylenecek yer değil. Filmlerimde hep ‘geniş zaman’ kullanmaya çalıştığım için, Kars bu zamanlar ötesi zenginliğiyle beni çok çekti. Zaten unutamadığım tatlı melankolisi de buradan geliyor. Beni en çok etkileyen Atatürk heykelinin bulunduğu meydan. [...]

Prologue (Visions of Europe), Béla Tarr’ın 2004 yılı yapımı kısa filmi. Hiç konuşma olmayan bu kısa film çalışmasında yüze odaklı ve siyah beyaz çekimler yapılmakta. Béla Tarr’ın Karhozat’ı olsun, Werckmeister Harmoniak filmi olsun, Satantango’sunda da yüz ağırlıklı ve ağır çekimler vardır. Tarr’ın burada yaptığı izleyiciyi durumun içine hapsetmek, o atmosferden kolay kolay çıkarmamaktır. Birbirine karışmış yüzlerden ve grilikten anladığımız Avrupa ve Dünya yüzleri. Her birinin ayrı öyküsü var. Hepsi sessiz bu evrende. Yorgunluğun karışıklıklara ve kırışıklıklara büründüğü gizemin ardında kalansa yaşamın katlanılmaz savaşı. Hayat hep bekleyiş, hep ümit etme, olguların arkasına gizlenmeden ibaret. Macar Sineması’nın Parlayan Yüzü Béla Tarr, Prologue ile kesitten bütünsele gidiyor. Sanatını armonilerle buluşturuyor. Hüznü, sevinci ve vicdanı yerleştiriyor o kalabalıkta. Tokat atıyor, gülüyor, hüzünleniyor, hicvediyor. Lars [...]

Pencerenin kenarında, boş boş dışarı bakıyorum. Nice seneler orada oturdum, bir şeyler bana hep sonraki anda delireceğimi söyledi. Ama öyle olmadı. Üstelik delirmekten korkmuyorum. Delilik korkusu bir şeylere sadık kalma anlamına gelebilir. Henüz bir şeye bağlı değilim. Her şeyin bana sadık olmasına rağmen, sadık olduğum bir şey yok. Onlara bakmamı istiyorlar. Nesnelerin, olguların çaresizliğine, penceremin dışındaki pis köpeğin kurşunî gökyüzünün altında, delicesine yağan yağmurda su içişine bakmamı istiyorlar. Acıklı çabalarını izlememi istiyorlar. Herkes, mezara girmeden önce konuşmaya çalışıyor. Zaten düştüler, konuşacak zaman kalmadı. Beni delirtmek için nesnelerin bu geri dönülmezliğini istiyorlar. Ama bir sonraki anda ise delirmemi istiyorlar. Karhozat, 1988 yılı yapımı Béla Tarr’ın siyah beyaz filmi. Macar Sineması’nın griliğinde, siyah beyazlığında yoğrulan ve Kahramanımız Karrer’in gözünden öykü anlatısına sahip [...]

Werckmeister Harmoniak, Béla Tarr’ın 2000 yılı yapımı siyah-beyaz filmi. Oyuncu kadrosunda ise Satantango’dan yüzlerine aşina olduklarımız oyuncular da var. Macar Sineması’nın ak yüzü, Tarkovsky’nin mirasçısı gözüyle bakılan, sessizliğin ve simgeselin ustası Tarr bizi eşikten eşiğe sürüklüyor bu filminde de. Bol metafor, bol karanlık, hareket – mana çizgisine yöneliş ve daha fazlası var. Werckmeister adı ünlü kompozitör Andreas Werckmeister’dan geliyor. Filmin diliyse, Macarca. Cennet üzerimize mi düşecek? Werckmeister Harmoniak, (Werckmeister Harmonies – Karanlık Armoniler) sıradan bir konuya sahip değil, düğüm içinde düğümleri çözmeye sevk eden  bir yapım, insanlığın çatışmacı ruh hâlini barındıran kesitler ve bundan ziyade, karanlığın içindeki güce, insanın Tanrı – Tanrısızlık, vicdan – hiçlik sorgulamalarına da götürüyor. Açılış sahnesi filmin omurgasını oluşturuyor. Janos’un üç ayrı insanı Güneş – Ay [...]