Woody Allen etiketine sahip tüm yazılar

“Havada nostalji kokusu var!” Midnight In Paris için bu düşünceyi savunmanın pek de yanlış olacağı kanısında değilim. Anlatmak istediği her şehri kendi boyasıyla boyayan Woody Allen, bu kez de Paris tutkunu olan ve yazar olmaya çabalayan bir damat adayı üzerinden hikâyesini klişeden uzak görücüye çıkarıyor. Vakt-i zamanında Hemingway “Paris bir şenliktir” demiş; fakat bu filmde Paris, tek başına şenlik olmaktan da çıkıp dünü bugüne, bugünü de düne taşımış. Zamanda yolculuğa çıkaran Allen 1920’lilerin sanatının büyüsünde gezdiriyor. Bu gezintide beğenmediği kalıpları yanlış gören göze parmak şeklinde kendi çağını beğenmeyerek geçmişe özlem duyma duygusunu da taşlıyor. Şöyle ki; Paris’e tatile giden Amerikalı bir çift ile karşılaşıyoruz. Peşi sıra kız tarafının anne ve babasını tanıyoruz, lüks müptelalığıyla her konuşmasına şahit oluyoruz, “ucuz ucuzdur” [...]