yangın etiketine sahip tüm yazılar

Davandeh, Amir Naderi’nin 1985 yılı yapımı filmi. Naderi’nin Amiro’nun yaşantısına odaklı bu öykülemesiyle İran’dan dünyaya açılan bir kapı görüyoruz. Filmin, çocuklardan hareketle, potansiyel eylem diyebileceğimiz kavramın altını çizdiği gerçeğini, küçük umutların giderek nasıl da büyüdüğünü anlatıyor. Doğallığın ön planda olduğu, gösterişin yer almadığı, tozlu yaşantıların sıkıntılı ve azimli öyküsü, güzellemesi Davandeh. Amiro’nun denizden şişe toplayarak hayata tutunuşunun mührü, kaldığı metruk geminin bir odasında topladığı dergilerle kendi dünyası var Davandeh’de. Amiro’ya göre yaşadığı bu hayat, istenilmeyen bir hayat. Kendisi sürekli kaçmak, uçakla uzaklara gitmek, bu hayatın kalıntılarını yok etmek istiyor. Güçlü bir çocuk Amiro. Kalbi oldukça büyük. Naderi, çocuğun gözünden insanın fıtratını tasvirliyor bir bakıma. Türkçe transkripsiyonuyla Devênde’nin sürekli seyahat hâlinde olan, gezen, koşuşturan, dolaşan anlamı var. Ne yeri var ne [...]

Uyarı: Bu yazı Alfred Hitchcock’un 1940 yapımı Rebecca filmiyle ilgili analizler içerir. Karakter ağarlıklı bu analizler filmin seyir zevkini düşürebilir. Konu: Genç nedime iş vereni Edythe Van Hopper’le beraber Monte Carlo’da bulunuyor. Bu zaman içersinde ingiliz asilzade Maxim de Winter’le tanışıyor. Maxim hala geçen sene eşi Rebecca’yı kaybetmiş olmanın etkisi altında. Monte Carlo’da genç nedime ve Maxim’in arasında duygusal bir ilişki başlıyor. Bu ikili Maxim’in teklifiyle süpriz bir evlilik yapıyor ve beraber Maxim’in Cornwall’deki Menderley malikhanesine gidiyorlar. Genç nedime Menderley’de hizmetkarlarla tanışıyor. Hizmetkarlardan Mrs. Danvers eski hanımı Rebecca’ya büyük ve saplantılı bir muhabbetle bağlı. Mrs. Danvers yeni Mrs. de Winter’i rahatsız ve sonunda intihar etmesini sağlamak için elinden geleni yapıyor. Rebecca’nın ölümü ile ilgili yeni bilgiler gün yüzüne çıkınca Mrs. [...]

Bıraktığım mektuplar adreslerine teslim edildiğinde bir mektup daha alacaksınız. Suskunluğumu bozmuş sözümü tutmuş olacağım! İşte o zaman mezarıma bir taş koyup, güneşe bakacak şekilde adımı yazabilirsiniz! Nawal Marwan Anlatılması zor hadiseler vardır. Anlatmak istersiniz ama yapmanız gereken tek şey o an susmaktır. Bazen gerçeklerin karşısında herkesin susması gerekir. Herkes susarken siz haykırmak istersiniz ama haykıramazsınız. İşte “Incendies”, tam da böyle bir kadının, hayatı darma dağın olmuş bir kadının hikâyesini anlatıyor. Savaşın tam ortasında onlarca zulümle karşılaşmış ve hayatına devam edebilmek için yurtdışına kaçmış bir kadının hikâyesi. Türkçe’ye “İçimdeki Yangın” olarak çevrilmiş. Yönetmen Denis Villeneuve tarafından 2010 yılında çekilmiş. Olayın geçtiği yer ise Lübnan. İki kardeşin, ağabeyini ve babasını bulmaya çalışırken karşılaştıkları sürprizleri anlatıyor. Bu hikâyeyi izlerken bir taraftan da Orta Doğu’nun [...]