yansıma etiketine sahip tüm yazılar

Sinema üzerinde çokça düşünmüş ve bu işi dert edinmiş bir kişi olan Sadık Yalsızuçanlar, 2006 yılında kendisi ile yapılan bir söyleşide şöyle der: Dünya sinemadır, sinemayla daha kolay yaşanır ve çekilir bir hale gelebilir. Dünyayı anlamanın en kullanışlı ve kolay yollarından biridir. Bir bilge, ‘Dünyanın geçen kısmı hayal, kalan kısmı hülyadır.‘ der. Madem sinema bir rüya sanatıdır ve dünya yaşamı bir rüyadır, o halde sinema hayati bir sanattır. Varoluşsal bir dildir, varlığa ilişkin sorulacak sorular için elverişli bir alandır. Sinema tabii ki biraz eğlencedir, kısmen demokrattır (para yatırılacak, seyirci beğenecek ve yeni filmler için para verecek) üstelik eşitlikçi demokrasinin bir sanatıdır -herkes bakmasını (görmesini miydi yoksa?) bilir-, ama sinema daha çok bir rüya içinde rüyadır, bu gerçeğin dilidir. Dünya yaşamı, [...]

“Kendinize bir bakın. Koltuklarınızdan kurtulun, kalkın ve aynaya bir bakın. Tanrının sizi nasıl yarattığını görün. Hayatımızı, makineler aracılığıyla yaşamak için yaratılmadık…” Suretler filminin başında söylenen bu söz, bilgisayar ve televizyon bağımlılığı için söylemiş değil. Bilim ile kurgulanan filmde insanlar evlerinde duruyorlar ve onların yerine insan yapımı ‘suret’ adı verilen başka bedenler dışarı çıkıyor. Evinde bir makineye bağlanan kişi, evin dışında gezen suretini uzaktan kumanda ediyor. Robot suretinin yaptığı her şeyi yapmış gibi hissediyor ve herhangi bir tehlikeye girmeden hayatını sürdürüyor. Filmin geçtiği şehirde artık insanlar evlerinde yatar pozisyonda makineye bağlı iken, kendi seçtikleri fiziksel görünüşteki robot suretleri onların adına bürünüp yaşamaya koyuluyorlar. Film boyunca sanal âlemin uç sınırlarını izliyoruz. Acaba olabilir mi ile hayır olmasın deyişler karıştırıyor zihnimizi. Sonunda da [...]