Pred Dozhdot (1994)
Bekir Arslan yazdı. Balkan Sineması, Bu Filme Şiir Yazılır kategorisinde yayınlandı.
Kuşlar çığlık atarak siyah gökyüzünde uçuyorlar, İnsanlar sessiz, beklemek kanıma acı veriyor. Meša Selimović Sinekler ısırıyor, hava sıcak. Yağmurun habercisi, hararetin en yoğun olduğu dakikalardır. Sabahın habercisinin gecenin en karanlık anının sabaha en yakın olan zifiri karanlığı olduğu gibi. İnsanlar bu yüzden sessiz. Hararete rağmen. Medeniyetin tam ortasında kurulmuş sirki izler gibi. Yugoslavya’nın bozkırı andıran yeşil tepelerini izlediler. Bosna’yı, Makedonya’yı, Arnavutluk’u izler gibi. İnsan kimi zaman çember içinde kalır. Çıkamaz, çünkü çember asla yuvarlak değildir. İki nokta arası daima bir köşe oluşturduğundan dolayı insan asla çember çizemez. Teknik imkanlarla bilgisayar programları ile de çizilemediği gibi. Çemberin başladığı nokta bittiği nokta ile aynıymış gibi gözükse de arasındaki uzaklık kadar fark vardır. Zaman asla ölmez. Bir nehirde aynı suyun daha sonra hiç akmayacağı gibi. Çemberin [...]
İnsanın kalbine nakşetmiş nağmeler vardır. Kelimelere benzer. Mübadele kelimesinin zihinlere yerleşmesi gibi “Gül Bahar” de nağmesi bazı insanlar için özeldir. İlginçtir, insan bazen geçmişinden öyle şeyler hatırlar ve neden hâlâ aklına geldiğini, düşündüğünü kendinde ne gibi izler bıraktığını anlamaya çalışır. Ama bilirki anlayamaz. Denk gelmiştir. O anı hatırladıkça gereksiz olduğunu düşündüğü şeyleri de hatırlar. Çokça kelime biriktirmediğimi farketmiştim yakın zamanda. Biriktirmiyor, çabucak harcamak için savruluyorum. Hatırladıklarım da kabaca garip olaylar. Hayatının gidişatını değiştiren neler var diye sorulsa buna cevabım kısa anlar olur. Kısa olması, etkisinin az olduğunu göstermez elbette ama bir taraftan da şükür vesilesi olarak kabul edebilirim bunu. Bosna Savaşı’nın yaşandığı dönemlerde çocukluğumu yaşamış olsam da bunun trajik bir olay olduğunu çok sonra anladım. Çünkü içinde değildim, yaşamadım. Kalbimdeki, [...]
Sevgili Babacığım, Sana yazıyoruz çünkü gelip seni bulmaya karar verdik. Seni hiç görmedik ve seni özlüyoruz. Hep senin hakkında konuşuyoruz. Ayrıldığımız için annem çok üzülecek. Onu derinden seviyoruz, sakın sevmediğimizi düşünme ama hiçbir şeyi anlamıyor. Senin nasıl göründüğünü bilmiyoruz. Alexander bir sürü şey söylüyor. Seni rüyasında görüyor. Seni çok özlüyoruz. Bazen okuldan eve giderken peşimden ayak sesleri duyduğumu zannediyorum, senin ayak seslerini… Dönüp baktığımda ise orada hiç kimsecikler olmuyor. Sonra, kendimi yalnız hissediyorum. Sana engel olmak istemiyoruz. Sadece seni tanımak istiyoruz, sonra geri döneceğiz. Bize cevap yazarsan tren sesiyle yap : tatan… tatan… tatan… tatan… İşte buradayım, seni bekliyorum… tatan… tatan… Voula İki küçük kalp. İkisi de birbirlerine bağlı. Tarif edilemeyen bir korku var yüzlerinde. Soğuk tren istasyonları, göçlerinin habercisi. [...]
The Help, Amerikalı yazar Kathryn Stockett’in 2009 yılında yayınlanan ilk romanının ismi. Yüz haftada beş milyon kopyası satılmış ve 2011 yılının Ağustos ayında “The New York Times Çok Satanlar Listesi“ne girmeyi başarmış. Türkiye’de ilk baskıları “Yardımcı” ismiyle yayınlanmışken sonraki baskılarında ismi “Duyguların Rengi” olarak değiştirilmiş. 2011 yılında aynı isimle senaryosuna yazarın da katkısıyla sinemaya uyarlanmış. Amerika’da ırkçılığın tavan yaptığı bir dönemde 1960 yılında Mississipi eyaletinin Jackson bölgesinde beyazların yaşadığı evlerde, Afrika kökenli siyahilerin hizmetçi olarak insanların yaşadıklarını anlatır. Yazarın da doğup büyüdüğü yer olması dönemin şartlarını şu zamana aktarmak kendi açısından faydalı olmuş. Filmin baş karakteri Skeeter, öğrenciliği bittiğinden dolayı yaşadığı yere dönmüş ve normal bölgesel bir gazetede işe girer. Yazı işlerinde kendisini geliştirmesi için ev işleri ile alakalı yazılar [...]
Two Solutions for One Problem (1975)
Ali Hasar yazdı. İran Sineması, Kısa Film kategorisinde yayınlandı.
Oturuyor sırasında. Çantası her zamanki gibi güzel, kırmızı parlıyor uzaktan. Sınıf sessiz. Kimsecikler yok. Dara’nın saçları bugün biraz daha siyah. Naderi, kalemle bir şeyler çiziyor. Dara, aldığı kitabı geri veriyor Naderi’ye. Kitap yırtılmış ucundan, azıcık. Naderi, küçük öfkesini gizlemiyor, o da gidip Dara’nın kitabını yırtıyor. Bundan sonrası küçük çocukların savaşına dönüşüyor. Sıralar onlar için bir disiplin, yerlerse mücadele alanını oluşturuyor. Şahitlik edecek kimse yok sınıfta. İnsan insanla çözümsüzlüğü sorguluyor. İnsan, sorunları karşısında olumsuzluğun getirdiği negatiflikle hareket edebiliyor çoğu kez. Bu noktada o da zarar vermeyi tercih ediyor, sorunun çözüm noktasına odaklanmayıp zarar verene zarar veriyor, yıkmayı seçiyor. Kiyarüstemi’nin kısa filmindeki bu iki çocuğun fıtratı da bu şekilde eyleme dönüşmeyle yüz yüze kalıyor. İkisi arkadaş olmasına rağmen, bir anda düşman kesiliyor. [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




