<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinema, benzeri zamazingolar ve sinepsikoloji</title>
	<atom:link href="http://www.sinemazingo.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sinemazingo.com</link>
	<description>Sinema bir çeşit amerikan tipi zamazingo silahıdır. Ve zamazingo dolu silahlar insanı öldürebilir.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 May 2012 12:13:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Rear Window (1954)</title>
		<link>http://www.sinemazingo.com/rear-window-arka-pencere-1954</link>
		<comments>http://www.sinemazingo.com/rear-window-arka-pencere-1954#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 12:13:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Bekdemir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Amerikan Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Arka Pencere]]></category>
		<category><![CDATA[Bayan Anna]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[Cornell Woolrich]]></category>
		<category><![CDATA[Det. Lt. Thomas J. Doyle]]></category>
		<category><![CDATA[Filmlerin Katmanları]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Cady]]></category>
		<category><![CDATA[Fremont Wendell Corey]]></category>
		<category><![CDATA[Georgine Darcy]]></category>
		<category><![CDATA[gerilim filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Grace Kelly]]></category>
		<category><![CDATA[Havis Davenport]]></category>
		<category><![CDATA[Hitchcock]]></category>
		<category><![CDATA[Irene Winston]]></category>
		<category><![CDATA[İşitme engelli heykeltraş]]></category>
		<category><![CDATA[It Had to Be Murder]]></category>
		<category><![CDATA[James Stewart]]></category>
		<category><![CDATA[Jesslyn Fax]]></category>
		<category><![CDATA[John Michael Hayes]]></category>
		<category><![CDATA[Judith Evelyn]]></category>
		<category><![CDATA[L.B. Jefferies]]></category>
		<category><![CDATA[Lars Thorwald]]></category>
		<category><![CDATA[Lisa Carol]]></category>
		<category><![CDATA[Miss Lonelyheart]]></category>
		<category><![CDATA[Miss Torso]]></category>
		<category><![CDATA[Rand Harper]]></category>
		<category><![CDATA[Rear Window]]></category>
		<category><![CDATA[Ross Bagdasarian]]></category>
		<category><![CDATA[Sara Berner]]></category>
		<category><![CDATA[Şarkı Yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Şarkı yazarının partisindeki genç kız]]></category>
		<category><![CDATA[seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[Stella Raymond Burr]]></category>
		<category><![CDATA[Thelma Ritter]]></category>
		<category><![CDATA[Thorwald Marla English]]></category>
		<category><![CDATA[Thorwaldların üst katındaki adam]]></category>
		<category><![CDATA[Thorwaldların üst katındaki kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni evli olan genç adam]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni evli olan genç kadın]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemazingo.com/?p=6150</guid>
		<description><![CDATA[Uyarı: Bu yazı Alfred Hitchcock’un 1954 yapımı Arka Pencere filmiyle ilgili seyir zevkini düşürebilecek bilgiler içermektedir. Yalnızca yalın filmlerin katmanlı olduğu yargısı büyük bir yanılgıdan ibaret. Dolayısıyla, her sinemacı teşhircilik yaptığı halde hikayesini aşırı süsleyen yönetmenlere bayağı muamelesi yapmak yersiz. Kaldı ki, filmlerin katmanlarını görmek veya katmanlandırmak seyircinin inisiyitafinde bir aksiyon. Yönetmen bin katmanlı gökdelen inşa etse bile gözlerini çeken seyirici görmez. Dahi tek katmanlı kulübeyi büyüteçle bakan seyirci bir kompleks olarak algılayabilir. Kaldı ki, gökdelen bir kulisten ibaret ve kulübe yalnızca bir giriş olabilir. Makbul olan güzel inşa edilmiş bir film ortaya koymak. Alfred Hitchcock&#8217;un 1954 yapımı Arka Pencere&#8217;sini sırf eğlenceli bir gerilim filmi olarak görmek mümkün. Heyecan erbabı Hitchcock&#8217;un filmi sırf bu gözle bile izlemeye değer. Fakat filmin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><em><strong>Uyarı:</strong> Bu yazı Alfred Hitchcock’un 1954 yapımı Arka Pencere filmiyle ilgili seyir zevkini düşürebilecek bilgiler içermektedir.</em></p>
<p style="text-align: justify;">Yalnızca yalın filmlerin katmanlı olduğu yargısı büyük bir yanılgıdan ibaret. Dolayısıyla, her sinemacı teşhircilik yaptığı halde hikayesini aşırı süsleyen yönetmenlere bayağı muamelesi yapmak yersiz. Kaldı ki, filmlerin katmanlarını görmek veya katmanlandırmak seyircinin inisiyitafinde bir aksiyon.<img class="alignright" style="border-image: initial; border-width: 5px; border-color: black; border-style: solid; margin: 10px;" src="http://www.sinemazingo.com/wp-content/uploads/2012/05/rear-window-arka-pencere-1954.jpg" alt="rear-window-arka-pencere-1954" width="200" /></p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen bin katmanlı gökdelen inşa etse bile gözlerini çeken seyirici görmez. Dahi tek katmanlı kulübeyi büyüteçle bakan seyirci bir kompleks olarak algılayabilir. Kaldı ki, gökdelen bir kulisten ibaret ve kulübe yalnızca bir giriş olabilir. Makbul olan <em>güzel inşa edilmiş</em> bir film ortaya koymak.</p>
<p style="text-align: justify;">Alfred Hitchcock&#8217;un 1954 yapımı Arka Pencere&#8217;sini sırf eğlenceli bir gerilim filmi olarak görmek mümkün. Heyecan erbabı Hitchcock&#8217;un filmi sırf bu gözle bile izlemeye değer. Fakat filmin üzerine söylenebilecekler bu kadarla sınırlı değil.</p>
<p style="text-align: justify;">Arka Pencere filminin temelinde 1942 yılında yayınlanan It Had to Be Murder hikayesi yatıyor. Bu kısa hikaye amerikan polisiye yazarı Cornell Woolrich&#8217;e ait. Hikayeyi senaryolaştıran isim ise John Michael Hayes. Alfred Hitchcock ve Hayes hikayeyi temel alarak iki gerçek katilden de esinlenerek bu filmi ortaya koydukları söyleniyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Arka Pencere filmi pencerelerdeki perdelerin açılmasıyla başlıyor. Bundan sonraki dört dakika içersinde filmin geçtiği yeri ve kahraman L.B. Jefferies&#8217;in kim olduğunu kelimesiz bir anlatımla öğreniyoruz. Seyirci hiçbir şey kaçırmamak niyetiyle bütün kareleri dikkatle izliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Jeff ayağı kırık bir foto muhabiri. Zorunlu olarak evde kaldığı dönemde can sıkıntısıyla başa çıkabilmek için komşularını izlemeye başlıyor. Filmin sekizinci dakikasında Jeff&#8217;in bakıcısı Stella tarafından yaptığının yasalara aykırı olduğunu öğreniyor. Dolayısıyla seyirci de baştaki sekansı dikkatle izlemenin aykırılığının farkına varıyor. Kısacası seyirci kahramanla aynı duruma düşmüş oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Jeff&#8217;in film esnasında -gözleriyle görmemiş olmasına rağmen- komşusu Lars Thorwald&#8217;ın bakıma muhtaç eşini öldürdüğünü düşünüyor. Seyirci de &#8216;röntgenlediklerine&#8217; dayanarak kahramanla aynı fikre varıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Jeff&#8217;in yasalara, en azından ahlaka aykırı röntgenci davranışlarıyla daha vahim bir vakayı bulduğunu inanıyor. Seyirci de buna inanıyor. Böylelikle belki de ahlaka aykırı davranışlarından arınmayı istiyorlar. Jeff&#8217;in polis arkadaşı Thomas Doyle iddiaları ciddiye almadığı halde Jeff/seyirci öyle olduğunu düşünmeye devam ediyor.Hatta Thorwald katil çıkmazsa seyirci küçük çaplı bir hayal kırıklığına uğrar diyebiliriz. Kısacası baştaki <em>cinayet korkusu</em> zamanla <em>cinayet arzusuna</em> evriliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Jeff Lars Thorwald&#8217;la karşılaştığında ne istediğini söyleyemiyor. Jeff niye Thorwald&#8217;ın hayatına dahil olup hayatını mahvettiğini söyle(ye)miyor. Hakikaten Jeff ne istiyor? Jeff adaletin yerini bulmasını mı, koltuğa bağlı kaldığı son haftayı heyecanla geçirmeyi mi yoksa haklı çıkmak mı istiyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu soruları Jeff&#8217;in fotoğrafçılığıyla bağdaştırmakta mümkün. Jeff insanların fotoğraflarını çekerek ve onlara başlıklar bularak ne yapıyor? Bıçak çift taraflı.. seyirci niye başkalarının hayatlarını izliyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda yazanlar filmin üzerine gitmeye değer bir katmanı. Bir diğer çıkmaya değer katman ise ilişkiler. Jeff nişanlısı Lisa ile ilişkilerinin nereye gideceğine dair bilinmezlikte, çünkü bağlanma korkusu var. Bu ikili arasındaki ayrışıklıklar film boyunca değişip duruyor. Bunun yanı sıra arka bahçede ilişkiler konusunda farklı durumlar var. Yalnız ve mutsuz kadın Miss Lonely Heart, yalnız yaşayan besteci, çekici kadın danscı, genç çift, yaşlı çift ve Mr. ve Mrs. Thornwald&#8217;lar.</p>
<p style="text-align: justify;">Lars Thorwald&#8217;ın yatalak eşine bakma mecburiyetinde olması Jeff&#8217;in bağlanma korkusuna sebebini gösteriyor. Jeff bağlanmanın ortaya çıkardığı mecburiyetlerden kaçıyor. Thorwald&#8217;ın sıkıntısı ve Jeff&#8217;in korkusu bile Miss Lonely Heart sevinci olabilir. Dünya üzerinde küçücük bir yere tekabül eden bir arka bahçe bile dağlar kadar farklı hayatlar barındırıyor.</p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">&#8221;Who are you? What do you want from me?&#8221;</p>
<p style="text-align: left;">Lars Thorwald</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Seyirci miyiz? Hakikatin mi peşindeyiz, yoksa eğlencenin mi? Mesele bayağılık mı, yoksa fıtrat mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Acep kendimizi mi kandırıyoruz?</p>
<p style="text-align: justify;">Ve perde kapanır.</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><iframe width="630" height="350" src="http://www.youtube.com/embed/6kCcZCMYw38?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p style="text-align: center;">~ Rear Window / Arka Pencere (1954) ~</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemazingo.com/rear-window-arka-pencere-1954/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ateşin Düştüğü Yer (2012)</title>
		<link>http://www.sinemazingo.com/atesin-dustugu-yer-ismail-gunes-2012</link>
		<comments>http://www.sinemazingo.com/atesin-dustugu-yer-ismail-gunes-2012#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 22:00:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bekir Arslan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tavsiye Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Sekeroglu]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[aile için şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[an]]></category>
		<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[ateşin düştüğü yer]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bayılma]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz sineması]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[Demir]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[durak]]></category>
		<category><![CDATA[durma]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Elifcan Ongurlar]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Karahan]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hatice]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[iplik]]></category>
		<category><![CDATA[ismail güneş]]></category>
		<category><![CDATA[ismail güneş sineması]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[kaya]]></category>
		<category><![CDATA[kir]]></category>
		<category><![CDATA[Liman]]></category>
		<category><![CDATA[mafya]]></category>
		<category><![CDATA[mezar]]></category>
		<category><![CDATA[milli sinema]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[öldürme]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeye]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Osman]]></category>
		<category><![CDATA[Ozan Göksu Sayin]]></category>
		<category><![CDATA[pencere]]></category>
		<category><![CDATA[pislik]]></category>
		<category><![CDATA[pişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>
		<category><![CDATA[saf]]></category>
		<category><![CDATA[saflık]]></category>
		<category><![CDATA[sahne]]></category>
		<category><![CDATA[sakin]]></category>
		<category><![CDATA[Serhan Süsler]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[siyah]]></category>
		<category><![CDATA[sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[sukunet]]></category>
		<category><![CDATA[tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[tekvir suresi]]></category>
		<category><![CDATA[töre]]></category>
		<category><![CDATA[töre cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[tufi]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>
		<category><![CDATA[ubudiyet]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamaya]]></category>
		<category><![CDATA[yaşatma]]></category>
		<category><![CDATA[Yesim Ceren Bozoglu]]></category>
		<category><![CDATA[yokuş]]></category>
		<category><![CDATA[yumak]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<category><![CDATA[zorluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemazingo.com/?p=6173</guid>
		<description><![CDATA[Öldürmeye, yaşatmaya, ölmeye ve yaşamaya dair&#8230; Öldürmeye&#8230; Zihin yapısının çokça karışık olduğunu iplik yumağına benzeten ve onunla açıklayan bir dostum, öfke anında insanın birçok duygusunun kilitlendiğini, analiz yeteneğini kaybetmesinin saniyeler sürdüğünü ve ancak sakinlik, sukunet ile anlık öfkenin biterilebileceğinden bahsetmişti. İplik gibi karışıkken, bir ucundan tutulduğunda kısa zorluk sonunda kolayca çözülen. Peki ya uzun süreli öfke? Tûfi bundan şöyle bir ders çıkarmış: Kime bir başkasından hoşuna gitmeyen bir şey gelecek olursa, hemen hatırlasa ki eğer Allah dileseydi bu olmazdı, öfkesi dağılır. Çünkü, böyle düşündüğü halde öfkesinin devamı onun, Allah&#8217;a öfkelendiğini ifade eder. Bu ise, ubudiyete aykırıdır. Sadece anlık öfke ile başa çıkabilmenin çözümü gibi görünen bu durum öfke ile yoğrulan bir kalbin de ilacı olmaya namzettir. Zihin başta olmak üzere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" style="border-image: initial; border-width: 5px; border-color: black; border-style: solid; margin: 10px;" src="http://www.sinemazingo.com/wp-content/uploads/2012/05/atesin-dustugu-yer-ismail-gunes.jpg" alt="atesin-dustugu-yer-ismail-gunes.jpg" width="200" /></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Öldürmeye, yaşatmaya, ölmeye ve yaşamaya dair&#8230;</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Öldürmeye&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Zihin yapısının çokça karışık olduğunu iplik yumağına benzeten ve onunla açıklayan bir dostum, öfke anında insanın birçok duygusunun kilitlendiğini, analiz yeteneğini kaybetmesinin saniyeler sürdüğünü ve ancak sakinlik, sukunet ile anlık öfkenin biterilebileceğinden bahsetmişti. İplik gibi karışıkken, bir ucundan tutulduğunda kısa zorluk sonunda kolayca çözülen. Peki ya uzun süreli öfke? Tûfi bundan şöyle bir ders çıkarmış:</p>
<blockquote><p>Kime bir başkasından hoşuna gitmeyen bir şey gelecek olursa, hemen hatırlasa ki eğer Allah dileseydi bu olmazdı, öfkesi dağılır. Çünkü, böyle düşündüğü halde öfkesinin devamı onun, Allah&#8217;a öfkelendiğini ifade eder. Bu ise, ubudiyete aykırıdır.</p></blockquote>
<p style="text-align: justify;">Sadece anlık öfke ile başa çıkabilmenin çözümü gibi görünen bu durum öfke ile yoğrulan bir kalbin de ilacı olmaya namzettir. Zihin başta olmak üzere öfke, insanî duyguları öldüren sinsi bir silahtır belki de. Dünya ile olan bağını koparıp savaşı kendine yöneltmek gibi. Öyle ki öldürmeye giden yol öfkeden geçer.</p>
<p style="text-align: justify;">İsmail Güneş&#8217;in son filmi <strong>Ateşin Düştüğü Yer</strong>, kısaca bir öfkenin hikâyesini anlatıyor. Hasta olan ve sık sık bayılan, yaşı itibariyle de gayet küçük olan Ayşe&#8217;nin hamile olduğu anlaşılır. Kızını &#8220;pamuğum&#8221; diye seven baba, adına töre denilen garip aile mafyasının da telkini ile kızını öldürmeye karar verir. Kızını hastaneye götürmek için şehirlerarası yolculuk yapan Osman, yolda kendi iç dünyasında bunun savaşını verir. Ama öfkesi hiç bir zaman bitmez, öldürmek için teşebbüste bulunur. Zarar vermeye kıyamadığı Ayşe gözünün önünde erirken baba fırtınalar içinde kalmış gemi gibidir, liman arar bulamaz. Ta ki yaşatmaya karar verinceye kadar.</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://www.sinemazingo.com/wp-content/uploads/2012/05/atesin-dustugu-yer-ismail-gunes-ayse.jpg" alt="atesin-dustugu-yer-ismail-gunes-ayse" /></p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yaşatmaya&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öfke dinmiştir ama yıkım fazladır. Geriye dönüşü olmayan yolların uçurum kenarlarını yürümektedir artık. Yönetmen öyle bir sahne kurgulamıştır ki burada tüm filmin özetini tek planda yapmayı başarır. Ayşe&#8217;nin gözleri morarmıştır, yokuş tırmanırken arabayı durdurur Osman, arabadan iner, kapıyı kapatır, vadinin üzerinde puslu bulutları farkederiz. Baba yürümeye, yokuşu tırmanmaya ayaklarıyla devam eder. Kalbi öyle bir pus bulutunun içindedir ki vadidekinden daha fazladır. Ve ağlar. Nereye gidemeyeceğini, hangi ayağıyla adımını atacağını bilemediği garip yürüme eşliğinde yokuşu tırmanır. Uzaklaşır, o an tepeden üzeri karla kaplanmış, tekerleri çamurlanmış bir araba hızla yanından geçer, Ayşe&#8217;ye tekrar bakar ve bayılır. Ayşe erirken duası onun yaşaması içindir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ölmeye&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yaşamak için ölmeye ihtiyacı vardır artık. Tüm insanlık gibi. Tüm kirlerine rağmen, kirlenmiş dünyaya ve insanlığa rağmen. Yokuşu tırmanmaya devam ederken karla kaplı yollar da Osman ve Ayşe için hazırdır. Beyazlığındaki temizlik, saflığa giden yoldur. Osman&#8217;ın dünyaya ihtiyacı yoktur. &#8220;Kim ne derse desin!&#8221; yakarışında kızını kollarında yaşatmak için taşırken ölmeye yürür. Dünyanın pislikleri ile kirlenmiş siyah ayakkabıları saflık ve temizlik yolunda yürümekte zorlanır. Ve durur. Yaşamak için durmak gibi. İnsanlığı tabiatın içine çekip hakikate gitmeye çalışmak gibi. Pişmanlık gibi. Evin önündeki kayayı çıkaramamak gibi. Ateşin düştüğü yerin tam ortasındadır.</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://www.sinemazingo.com/wp-content/uploads/2012/05/atesin-dustugu-yer-ismail-gunes-osman.jpg" alt="atesin-dustugu-yer-ismail-gunes-osman" width="630" /></p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: justify;">Gözle görülür şekilde plan kurgularında estetik manada bir atılım gerçekleştiren İsmail Güneş, ciddi sorgulamalar eşliğinde değişik pencerelerden de bakılması gerektiğini söylüyor bu filmi ile. İlk manada ana karakterin Ayşe olduğu izlenimini verse de odak noktasını baba olarak seçmesini buna örnek verebiliriz. Ayşe&#8217;nin suçlu olup olmadığından çok Osman&#8217;ın gelgitleri ile ilgilenir yönetmen ve hikâyesini ona göre tasarlar. Tabiatla iç içe sahnelerle anlatmak istediği şey, babanın öfke haricinde pek de bir şey hissetmediği ile alakalıdır belki de. Ve tabiatı her fırsatta göstermesi dünya kiri ile boğuşan insanlığa temiz bir mesajdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Saflık yolunda tırmandığın yokuş bereketli olsun Sayın İsmail Güneş.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yaşamaya&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><iframe src="http://www.youtube.com/embed/oSVVynFuR68?rel=0" frameborder="0" width="630" height="350"></iframe></p>
<p style="text-align: center;">~ Ateşin Düştüğü Yer (2012) ~</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemazingo.com/atesin-dustugu-yer-ismail-gunes-2012/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Le gamin au vélo (2011)</title>
		<link>http://www.sinemazingo.com/le-gamin-au-velo-the-kid-with-a-bike-bisikletli-cocuk-2011</link>
		<comments>http://www.sinemazingo.com/le-gamin-au-velo-the-kid-with-a-bike-bisikletli-cocuk-2011#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 10:52:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zehra Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[açı]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa sineması]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[başarısızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[belçika sineması]]></category>
		<category><![CDATA[bike]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Zamanlar Anadolu’da]]></category>
		<category><![CDATA[Bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Bisikletli Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cécile De France]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Cyril Catoul]]></category>
		<category><![CDATA[Dardenne]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Egon Di Mateo]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[Fabrizio Rongione]]></category>
		<category><![CDATA[festival]]></category>
		<category><![CDATA[Film Ekimi]]></category>
		<category><![CDATA[fransız sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Guy Catoul]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hırçın]]></category>
		<category><![CDATA[italya sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-pierre]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-pierre Dardenne]]></category>
		<category><![CDATA[Jérémie Renier]]></category>
		<category><![CDATA[konu]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu anne]]></category>
		<category><![CDATA[Le Gamin Au Vélo]]></category>
		<category><![CDATA[Le Gamin Au Vélo (2011)]]></category>
		<category><![CDATA[Le libraire]]></category>
		<category><![CDATA[Luc Dardenne]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[Samantha]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[taraf]]></category>
		<category><![CDATA[tavır]]></category>
		<category><![CDATA[The Kid with a Bike]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Doret]]></category>
		<category><![CDATA[üçgen]]></category>
		<category><![CDATA[ümit]]></category>
		<category><![CDATA[Wes]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yanıt]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemazingo.com/?p=6162</guid>
		<description><![CDATA[Türkçe adı &#8220;Bisikletli Çocuk&#8221; olan Le Gamin Au Vélo, Belçikalı Jean-pierre ve Luc Dardenne kardeşlerin 2011 yılında çektiği, Belçika/Fransa ortak yapımı bir film. Aynı yıl içinde Türkiye&#8217;de Film Ekimi&#8216;nde gösterilen Le Gamin Au Vélo, Cannes jüri özel ödülünü &#8220;Bir Zamanlar Anadolu’da&#8221; ile paylaşmıştı. Film konusu itibariyle oldukça hayatın içinden. Babası tarafından istenmeyen ve yetimhaneye bırakılan Cyril, bu durumu bir türlü kabullenemez ve eline geçen her fırsatta yetimhaneden kaçıp babasını bulmaya çalışır. Bu aşamada çok sevdiği bisikletinin de babası tarafından para için satıldığını öğrendiyse de bu onun babasını arama mücadelesinden vazgeçirmez. Yalnızlık-ümit-başarısızlık üçgeninde sıkışıp kaldığı sırada kuaförlük yapan Samantha ile yolları kesişir. Samantha, Cyril&#8217;in bisikletini yeniden onun için satın alır ve hafta sonlarını beraber geçirmek üzere onun koruyucu anneliğini üstlenir. Elinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright" style="border-image: initial; border-width: 5px; border-color: black; border-style: solid; margin: 10px;" src="http://www.sinemazingo.com/wp-content/uploads/2012/05/le-gamin-au-velo-the-kid-with-a-bike-bisikletli-cocuk-2011.jpg" alt="le-gamin-au-velo-the-kid-with-a-bike-bisikletli-cocuk-2011" width="200" />Türkçe adı &#8220;Bisikletli Çocuk&#8221; olan Le Gamin Au Vélo, Belçikalı Jean-pierre ve Luc Dardenne kardeşlerin 2011 yılında çektiği, Belçika/Fransa ortak yapımı bir film. Aynı yıl içinde Türkiye&#8217;de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Film_Ekimi" target="_blank">Film Ekimi</a>&#8216;nde gösterilen Le Gamin Au Vélo, Cannes jüri özel ödülünü &#8220;<a href="http://www.imdb.com/title/tt1827487/" target="_blank">Bir Zamanlar Anadolu’da</a>&#8221; ile paylaşmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Film konusu itibariyle oldukça hayatın içinden. Babası tarafından istenmeyen ve yetimhaneye bırakılan Cyril, bu durumu bir türlü kabullenemez ve eline geçen her fırsatta yetimhaneden kaçıp babasını bulmaya çalışır. Bu aşamada çok sevdiği bisikletinin de babası tarafından para için satıldığını öğrendiyse de bu onun babasını arama mücadelesinden vazgeçirmez. Yalnızlık-ümit-başarısızlık üçgeninde sıkışıp kaldığı sırada kuaförlük yapan Samantha ile yolları kesişir. Samantha, Cyril&#8217;in bisikletini yeniden onun için satın alır ve hafta sonlarını beraber geçirmek üzere onun koruyucu anneliğini üstlenir. Elinden geldiğince ilgili ve sabırlı bir tavır sergileyen Samantha&#8217;nın sevgisi Cyril&#8217;e yetmeyecektir, zira o başka hiçbir şefkati babasından beklediğinin yerine koyamaz. Doğruyla yanlışı ayırt edemeyecek yaşta oluşu, yaşadıklarının onu hırçınlaştırması ve kafa karışıklılığının da etkisiyle hatalar yapmaya başlar. Hayatı düşe kalka öğrenmek zorunda kalacaktır. Başlarda yeterince kayda değer görmediği Samantha&#8217;nın sevgisinin değerini anlaması ise hayatın da acımasızlığı sayesinde uzun sürmeyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Le Gamin Au Vélo, konusundan da anlayacağımız gibi sıra dışı hikayeler anlatmıyor bize. Amacına uygun olarak izleyiciyi küçük bir erkek çocuğunun duygu dünyasında dolaştırırken bir taraftan da iç hesaplaşmalarla baş başa bırakıyor. Baba nedir? Ne işe yarar? Nasıl olmalıdır? Yokluğu ne ifade eder? gibi sorulara yanıt aramanıza sebep oluyor. Bu tarz meseleler üzerinde çok da fazla düşünmeyiz aslında. Birçoğumuz babasızlığın ya da annesizliğin ne olduğu hakkında düşünmek için kimsesiz bir çocuk görmeyi bekleriz. Bu kısa süreli rastlaşmalar ise &#8220;yazık yahu!&#8221; diyerek konuyu kapatmamızdan öteye gidemez. Belki de Le Gamin Au Vélo gibi sade ve klasik bir konuya sahip olan bir filmi özel kılan da bu. Uzun süre etkisinden kurtulamayacağımız bir hissiyata sürüklemesi ve görmemezlikten geldiğimiz bir mesele ile alakalı olarak vicdanımıza dokunması. Yorumu bize bırakarak, aklımızı karıştırmadan..</p>
<p style="text-align: justify;">Film oyunculuk açısından da gayet başarılı. Hemen hemen tek kişi üzerinden ilerleyen hikayede asıl sorumluluk Cyril&#8217;i canlandıran Thomas Doret&#8217;e ait. İlk oyunculuk performansı olmasına rağmen, filmi inandırıcı kılmayı tek başına sırtlanmışçasına bir performans sergileyen Doret ileriki yıllarda da yeni başarılara imza atacağa benziyor. Filmde Thomas Doret ile başrolleri paylaşan diğer oyuncu ise Cecile De France.</p>
<p style="text-align: justify;">Belçikalı yönetmenler Dardenne kardeşlerin 2011 yılında çektikleri Le Gamin Au Vélo, alışılageldiğimiz üzere Avrupa sinemasının diğer örneklerine benzer şekilde durağan gibi görünse de tam tersi olarak yeterince sürükleyici. Öyle bir film yapalım ki insanlar hayattan bir kesite şahit oluyormuşçasına izlesinler niyetiyle yapılmış naiflikte. Şok edici ve mesaj yüklü finali ise &#8220;unutulmaz son&#8221;lar listesine girmeye aday.</p>
<p style="text-align: justify;">Cyril ile beraber bir bisiklet turuna çıkmalı ve onun dramatize edilmemiş yaralayıcı hikayesine tanık olmalısınız. Le Gamin Au Vélo size bunu vaadediyor. İyi seyirler.</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><iframe src="http://www.youtube.com/embed/Ce3t1YIYokY?rel=0" frameborder="0" width="630" height="350"></iframe></p>
<p style="text-align: center;">~ Le Gamin Au Vélo / The Kid with a Bike / Bisikletli Çocuk ~</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemazingo.com/le-gamin-au-velo-the-kid-with-a-bike-bisikletli-cocuk-2011/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dedemin İnsanları (2011)</title>
		<link>http://www.sinemazingo.com/dedemin-insanlari-2011</link>
		<comments>http://www.sinemazingo.com/dedemin-insanlari-2011#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 17:37:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bekir Arslan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[1923]]></category>
		<category><![CDATA[açı]]></category>
		<category><![CDATA[anı]]></category>
		<category><![CDATA[babam]]></category>
		<category><![CDATA[babam ve oğlum]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[bosna]]></category>
		<category><![CDATA[çağan ırmak]]></category>
		<category><![CDATA[çağan ırmak sineması]]></category>
		<category><![CDATA[cephe]]></category>
		<category><![CDATA[cesaret]]></category>
		<category><![CDATA[Çetin Tekindor]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[dedemin insanları]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[Durukan çelikkaya]]></category>
		<category><![CDATA[ege denizi]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[Ezgi Mola]]></category>
		<category><![CDATA[gemi]]></category>
		<category><![CDATA[gemi ne zaman gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Gioulbahar]]></category>
		<category><![CDATA[girit]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[Gökçe Bahadır]]></category>
		<category><![CDATA[Gül Bahar]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hümeyra Akbay]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kapı]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp nesil]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluş]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvet]]></category>
		<category><![CDATA[Liman]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Kaptanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet dede]]></category>
		<category><![CDATA[Mert Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[mubadele]]></category>
		<category><![CDATA[oğlum]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Rena Dallia]]></category>
		<category><![CDATA[Sacide Taşaner]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Serkan Genç]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[taverna]]></category>
		<category><![CDATA[tük yunan mübadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>
		<category><![CDATA[türk-yunan]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[Ünal Silver]]></category>
		<category><![CDATA[Ushan Çakır]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[Yiğit Arı]]></category>
		<category><![CDATA[Yiğit Özşener]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<category><![CDATA[yunan köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Algöz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu göç]]></category>
		<category><![CDATA[ΓΚΙΟΥΛ ΜΠΑΧΑΡ]]></category>
		<category><![CDATA[Ρένα Ντάλλια]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemazingo.com/?p=6134</guid>
		<description><![CDATA[İnsanın kalbine nakşetmiş nağmeler vardır. Kelimelere benzer. Mübadele kelimesinin zihinlere yerleşmesi gibi &#8220;Gül Bahar&#8221; de nağmesi bazı insanlar için özeldir. İlginçtir, insan bazen geçmişinden öyle şeyler hatırlar ve neden hâlâ aklına geldiğini, düşündüğünü kendinde ne gibi izler bıraktığını anlamaya çalışır. Ama bilirki anlayamaz. Denk gelmiştir. O anı hatırladıkça gereksiz olduğunu düşündüğü şeyleri de hatırlar. Çokça kelime biriktirmediğimi farketmiştim yakın zamanda. Biriktirmiyor, çabucak harcamak için savruluyorum. Hatırladıklarım da kabaca garip olaylar. Hayatının gidişatını değiştiren neler var diye sorulsa buna cevabım kısa anlar olur. Kısa olması, etkisinin az olduğunu göstermez elbette ama bir taraftan da şükür vesilesi olarak kabul edebilirim bunu. Bosna Savaşı&#8217;nın yaşandığı dönemlerde çocukluğumu yaşamış olsam da bunun trajik bir olay olduğunu çok sonra anladım. Çünkü içinde değildim, yaşamadım. Kalbimdeki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnsanın kalbine nakşetmiş nağmeler vardır. Kelimelere benzer. Mübadele kelimesinin zihinlere yerleşmesi gibi &#8220;Gül Bahar&#8221; de nağmesi bazı insanlar için özeldir. İlginçtir, insan bazen geçmişinden öyle şeyler hatırlar ve neden hâlâ aklına geldiğini, düşündüğünü kendinde ne gibi izler bıraktığını anlamaya çalışır. Ama bilirki anlayamaz. Denk gelmiştir. O anı hatırladıkça gereksiz olduğunu düşündüğü şeyleri de hatırlar. Çokça kelime biriktirmediğimi farketmiştim yakın zamanda. Biriktirmiyor, çabucak harcamak için savruluyorum. Hatırladıklarım da kabaca garip olaylar.<img class="alignright" style="border-image: initial; border-width: 5px; border-color: black; border-style: solid; margin: 10px;" src="http://www.sinemazingo.com/wp-content/uploads/2012/05/dedemin-insanlari-2011.jpg" alt="Dedemin İnsanları (2011)" width="200" /> Hayatının gidişatını değiştiren neler var diye sorulsa buna cevabım kısa anlar olur. Kısa olması, etkisinin az olduğunu göstermez elbette ama bir taraftan da şükür vesilesi olarak kabul edebilirim bunu. Bosna Savaşı&#8217;nın yaşandığı dönemlerde çocukluğumu yaşamış olsam da bunun trajik bir olay olduğunu çok sonra anladım. Çünkü içinde değildim, yaşamadım. Kalbimdeki, zihnimdeki çizgisi o yüzden ince kalmış, derine inmemiştir. Yüzyılların acısını tarihe bakarak anlayabiliyoruz. Ne kadar anlayabildiğimiz ise ayrı bir muamma.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünya Savaşları&#8217;nı yaşamış kayıp nesillerin çocuklarıyız. Zihnimizin bulanıklığı, fikrimizin sarsıntısını buna bağladığım çok zamanlar olmuştur. Biz böyleyken kayıp nesiller nasıl geldiler ve gittiler? Bunu bilmiyoruz. Yaşadıkları olaylara dair üstün körü yorumlar yapmamız onları anlamadığımıza bir işaret. Bir kaç kuşak ötede durmuşlardı oysa. Savaş, cephe, darbe, mübadele, inkılâp.. zihinlere yerleşen, dünyadan ayrılıncaya kadar çıkartılamayan kelimeler. Cephede bazı uzuvlarını kaybetmiş gazilerde olduğu gibi hiç unutulmayan.</p>
<p style="text-align: justify;">Dedemin İnsanları, bu kelimelerden sadece bir tanesine kısaca değinmiş bir film. İzleyen birçok kişiyi derinden etkileyen &#8220;Babam ve Oğlum&#8221;un yönetmeni Çağan Irmak&#8217;ın son filmi. Anlatmak istediği bir hikâyesi var. Çokça hikâyelerden sadece bir tanesi. Yaşanmış bir hikâye olduğunu filmin en sonunda da anlayabiliyoruz. Yönetmenin kendi dedesini anlattığına dair bilgiler de bir ara kulağıma çalınmıştı. Olabilir, mühim değil. Yer yer kurgular da olsa bu yaşanmamış olmadığını ispat etmez. İstiklâl Savaşı sonrasında zorunlu göce tabi tutulan bir Türk ailenin, Yunanistan&#8217;dan Türkiye&#8217;ye geliş hikâyesini Mehmet Dede&#8217;nin anlatımıyla izleriz. Mübadelede, doğdukları yerleri, evlerini bırakıp daha önce hiç gitmedikleri, daha önceden kendileri gibi bildikleri ama sonraları ayrıldıkları ülkeye geçmek zorunda kalan binlerce insanın sessiz hikâyesidir aynı zamanda. Mehmet Dede&#8217;nin evlerinin yakınındaki tavernadan uzaktan uzağa gelen &#8220;gül bahar&#8221; sesi gibi derin bir hikâyedir. Sayılarla anlatılan savaşların asıl oyuncularıdırlar. Ama bunu torunu gibi yeni nesil hiçbir zaman tam manasıyla anlayamaz. Gemide vefat eden küçük kardeşinin acısı gibi ince bir sızıdır anlatamamak. Kardeş bildikleri insanlarla ne zaman düşman gibi olduklarını da çözümleyemez. Limanda Türkiye&#8217;ye gitmek için gemiyi beklerken Mehmet&#8217;in annesi eve gitmek için babasından izin ister. Açtırlar, kuvvetlenmeleri gerektir çünkü önlerinde uzun bir yolculuk vardır. Ve bu esnada filmin olduğu kadar bir devrin özetini de Hasan&#8217;ın sözleri anlatır:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">- İki gün oldu. Ne zaman gelecek bu gemi Hasan? Ekmeğimiz bitiyor. Varıp bir koşu eve gitsem, biraz patates, soğan alsam gelsem, şurada ateşle pişirip&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">- Hayır. Gidemezsin.</p>
<p style="text-align: justify;">- Neden?</p>
<p style="text-align: justify;">- Bir evimiz yoktur artık Fatma, yasak, kapıdan sokmazlar.</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Kapılar kapanır, yeni kapılar açılır ama hatıraların kaldığı kadar bedenler taşınır. Arada bir ziyaret için doğduğu yerlere gitmek istese de Mehmet&#8217;in önüne hep engel çıkar. Cesaret ettiği anlarda izin verilmez. Kendi toprağından kopartılmış, kayıp nesil ve çocukları gibi iki arada bir derede kalırlar. Ellerinde kalan sadece hatıralardır. Gül bahar gibi.</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><iframe src="http://www.youtube.com/embed/mRH538E9mk4?rel=0" frameborder="0" width="630" height="350"></iframe></p>
<p style="text-align: center;">~ Dedemin İnsanları (2011) ~</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><iframe src="http://www.youtube.com/embed/fkfAf_vIDQw?rel=0" frameborder="0" width="630" height="350"></iframe></p>
<p style="text-align: center;">~ Film müziği: Gül Bahar, Rena Dallia ~</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemazingo.com/dedemin-insanlari-2011/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Journey to Mecca (2009)</title>
		<link>http://www.sinemazingo.com/journey-to-mecca-in-the-footsteps-of-ibn-battuta-mekkeye-yolculuk-2009</link>
		<comments>http://www.sinemazingo.com/journey-to-mecca-in-the-footsteps-of-ibn-battuta-mekkeye-yolculuk-2009#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 07:21:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bekir Arslan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Amerikan Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel Tadında Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Arap Yarımadası]]></category>
		<category><![CDATA[bizans]]></category>
		<category><![CDATA[Bruce Neibaur]]></category>
		<category><![CDATA[Building the Ka'bah in Morocco]]></category>
		<category><![CDATA[Carl Knutson]]></category>
		<category><![CDATA[Chems-Eddine Zinoune]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Çin’de de olsa ilmi arayınız]]></category>
		<category><![CDATA[Creating the Damascus Caravan]]></category>
		<category><![CDATA[Deşt-i Kıpçak]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Dilşâd-ı Hindî]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[Ebû Abdullah Muhammed bin Abdullah bin Muhammed bin İbrahim Levâtî Tancî]]></category>
		<category><![CDATA[Ebû Saîd Merinî]]></category>
		<category><![CDATA[endülüs]]></category>
		<category><![CDATA[Essam Edriss]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Fas]]></category>
		<category><![CDATA[gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli yol]]></category>
		<category><![CDATA[haç]]></category>
		<category><![CDATA[hajj]]></category>
		<category><![CDATA[Hassam Ghancy]]></category>
		<category><![CDATA[Hassam Ghancy Highwayman]]></category>
		<category><![CDATA[Hind]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[ibn battuta]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Battûta Seyahatnamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ibn Battutah]]></category>
		<category><![CDATA[In The Footsteps of Ibn Battuta‎]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[irak]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderiye]]></category>
		<category><![CDATA[Journey To Mecca]]></category>
		<category><![CDATA[kaba]]></category>
		<category><![CDATA[kabe]]></category>
		<category><![CDATA[kıble]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[mağrip]]></category>
		<category><![CDATA[Maldivler]]></category>
		<category><![CDATA[mecca]]></category>
		<category><![CDATA[medine]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[mekkeye yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[morocco]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Asya]]></category>
		<category><![CDATA[özellik]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Preparing to film in Mecca]]></category>
		<category><![CDATA[rıhle]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>
		<category><![CDATA[rüya tabiri]]></category>
		<category><![CDATA[sahil yolu]]></category>
		<category><![CDATA[sam]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Ya Resulallah]]></category>
		<category><![CDATA[seyahatname]]></category>
		<category><![CDATA[şeyh]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Burhâneddin]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Ebû Abdullah el-Mürşidî]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Muhammed Mûla]]></category>
		<category><![CDATA[Sheik Hamza Shakour]]></category>
		<category><![CDATA[tabir]]></category>
		<category><![CDATA[tanca]]></category>
		<category><![CDATA[tancalı ibn battuta]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Tribute to Chems Eddine Zinoun]]></category>
		<category><![CDATA[Tuhfetü'n-Nuzzâr fî Garâibi'l-Emsâr ve Acâib'l-Esfâr]]></category>
		<category><![CDATA[türk ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkistan]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[vilayet]]></category>
		<category><![CDATA[yapı kredi seyahatnamesi]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yemen]]></category>
		<category><![CDATA[yky]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemazingo.com/?p=6095</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Çin’de de olsa ilmi arayınız. Çünkü ilim öğrenmek her Müslümana farzdır. Melekler, yaptıkları işten hoşlandıkları ilim talebeleri için kanatlarını yere sererler.&#8221; Câmiü’s-Sağîr, 1/310, H. No: 640; 6. Sözler, s. 296 14. yüzyıl gezginlerinden İbn Battûta (1304-1368) Fas&#8217;ın Tanca şehrinde dünyaya geldi. Tam ismi &#8220;Ebû Abdullah Muhammed bin Abdullah bin Muhammed bin İbrahim Levâtî Tancî&#8220;dir. Tanca şehrinden çıktığı günden itibaren 28 yıl süren gezileri boyunca Mısır, Arap Yarımadası, Irak, İran, Anadolu (başta Osmanlı Beyliği olmak üzere o dönemin belli başlı beylikleri), Deşt-i Kıpçak, Bizans (İstanbul), Orta Asya, Hindistan, Maldivler, Çin ve Endülüs&#8217;ü gezen İbn Battûta devlet ve toplum yapıları, inanç ve âdetleri, doğal özellik ve ürünleriyle tanıttığı bu ülke ve şehirlerden 700 yıl önceki durumlarını başarıyla yansıtır. İbn Battûta Seyahatnamesi, yazarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Çin’de de olsa ilmi arayınız. Çünkü ilim öğrenmek her Müslümana farzdır. Melekler, yaptıkları işten hoşlandıkları ilim talebeleri için kanatlarını yere sererler.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Câmiü’s-Sağîr, 1/310, H. No: 640; 6. Sözler, s. 296</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">14. yüzyıl gezginlerinden İbn Battûta <em>(1304-1368)</em> Fas&#8217;ın Tanca şehrinde dünyaya geldi. Tam ismi &#8220;<em>Ebû Abdullah Muhammed bin Abdullah bin Muhammed bin İbrahim Levâtî Tancî</em>&#8220;dir.<img class="alignright" style="border-image: initial; border-width: 5px; border-color: black; border-style: solid; margin: 10px;" src="http://www.sinemazingo.com/wp-content/uploads/2012/05/journey-to-mecca-in-the-footsteps-of-ibn-battuta-mekkeye-yolculuk-2009.jpg" alt="journey-to-mecca-in-the-footsteps-of-ibn-battuta-mekkeye-yolculuk-2009" width="200" /> Tanca şehrinden çıktığı günden itibaren 28 yıl süren gezileri boyunca Mısır, Arap Yarımadası, Irak, İran, Anadolu <em>(başta Osmanlı Beyliği olmak üzere o dönemin belli başlı beylikleri)</em>, Deşt-i Kıpçak, Bizans <em>(İstanbul)</em>, Orta Asya, Hindistan, Maldivler, Çin ve Endülüs&#8217;ü gezen İbn Battûta devlet ve toplum yapıları, inanç ve âdetleri, doğal özellik ve ürünleriyle tanıttığı bu ülke ve şehirlerden 700 yıl önceki durumlarını başarıyla yansıtır. <strong>İbn Battûta Seyahatnamesi</strong>, yazarı tarafından &#8220;<em>Tuhfetü&#8217;n-Nuzzâr fî Garâibi&#8217;l-Emsâr ve Acâib&#8217;l-Esfâr</em>&#8221; diye adlandırılan, yaygın olarak &#8220;<em>Rıhle</em>&#8221; diye bilinen eserdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Seyahatnameden öğrendiğimize göre Mağrip sultanı Ebû Saîd Merinî döneminde 2 Recep 725 / 14 Haziran 1325&#8242;te Tanca&#8217;dan hac niyetiyle yola çıktığında henüz 22 yaşındadır. Kuzey Afrika sahillerini takip ederek İskenderiye&#8217;ye varır. Fas&#8217;tan çıktığında sadece hac görevini yerine getirmek maksadıyla Mekke&#8217;ye gitmeye çalışan İbn Battûta&#8217;nın fikri burada değişir. Şeyh Burhâneddin isminde bir zatın kendisine yabancı ülkeleri gezeceğini haber vermesini şaşkınlıkla karşılar. Daha sonra kendini ibadete vermiş, dünya ile alakasını kesmiş mübarek bir zât olan Şeyh Ebû Abdullah el-Mürşidî ile tanışır ve ona misafir olur. Gördüğü bir rüya onu etkilemiş ve şeyhe anlatmıştır:</p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">O gece damda uyurken bir rüya gördüm. Bir kuşun kanadı üzerine binmişim. Bu kuş beni kıble tarafına götürdükten sonra önce Yemen&#8217;e sonra doğuya, sonra tekrar güneye yöneldi, daha sonra tekrar doğuya yöneldik; karanlık, yemyeşil bir yere vardık. Beni orada bıraktı. Bu rüyaya şaşıp:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Şeyh eğer rüya gördüğümü hissederse tabiri de onun anlattığı gibi çıkar!&#8221; dedim kendi kendime. Sabah namazını kılmak için onun yanına gittiğimde beni yine imam yaptı. Daha sonra Emir Yelmelek ve ziyaretçiler huzura çıkıp veda ettiler. Şeyh hepsine azık olarak peksimet parçaları verdi. Sonra kuşluk namazı kıldım. Beni yanına çağırdı, kendisi konuyu açtı, hemen rüyamdan bahsetti! Ben de etraflıca anlattım. Şöyle tabir etti:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Ulu ev Kâbe&#8217;ye haccedecek, Peygamber&#8217;in kabrini ziyaret edeceksin. Daha sonra Yemen&#8217;i, Irak&#8217;ı, Türk ülkelerini, Hindistan&#8217;ı gezecek, burada uzun bir süre kalacaksın. Orada kardeşim Dilşâd-ı Hindî ile görüşeceksin. Seni o sırada düştüğün tehlikeden kurtaracak.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Daha sonra bana da peksimet parçalarıyla bir miktar para verdi. Veda ettim. O andan itibaren seyahatim boyunca şansım yaver gitti. Şeyhin bereketi aşikârdı. Hindistan&#8217;da bulunan Allah dostu Seyyid Muhammed Mûla&#8217;dan başka bu kadar bereketli ve kerametli birini görmedim. (1)</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bundan sonra Mekke&#8217;ye gitmiş, Hac vazifesini yerine getirdikten sonra uzun yolculuğu başlamıştır. Gittiği, kaldığı yerlerde bir çok detaya dikkat etmiş ve bunları kaydetmiştir. Örnek olarak; Beylikler dönemindeki Anadolu&#8217;nun Ahi teşkilatı onu ziyadesiyle şaşırtmış ve seyahatnamesinde geniş yer ayırmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Journey to Mecca</strong> <em>(Mekke&#8217;ye Yolculuk)</em>, yapımı 4 yıl süren ve temel olarak seyahatnamenin ilk bölümünü kısa ve ana hatlarıyla anlatan belgesel film. Yarısından fazlası müslüman olan 25 ayrı ülkenin sinemacılarının bir araya geldiği proje için tarihte ilk defa &#8220;<em>Kâbe&#8217;nin üzerinden helikopter ile uçma izni</em>&#8221; alınmış. Film İbn Battûta&#8217;nın ülkesinden yolculuk için çıkışı ile başlıyor. Ailesi ile vedalaştıktan sonra yola koyulur, Kuzey Afrika sahillerini kullanarak ilerler, yolda eşkıyaların saldırısına uğrar. Tek başına gidemeyeceğini anlar, Kahire&#8217;ye kadar gidecebileceği bir yoldaş bulur ve ücretini verir. Yolun güzergahı normal şartlarda Mısır sınırlarındaki limanlardan Ciddi&#8217;ye geçmek iken, çeşitli savaşlardan dolayı kullanılamaz hale gelen limanları gördükten sonra deniz yoluyla gitmekten vazgeçer. Yoldaşı ancak Şam&#8217;daki hac kervanlarına ulaşırsa Mekke&#8217;ye ulaşabileceğini söyler ve Şam&#8217;a giderler. Güvenli yollardan hedefe ulaşmak daha rahattır artık. Kervan ile Mekke&#8217;ye ulaşır ve hacı olur. Hac vazifesi ile alakalı teorik ve pratik bilgiler de verilen filmin sonuna doğru günümüzdeki Mekke ile 14. yüzyılın Mekke&#8217;si paralel kurgu kullanılarak anlatılır. İbn Battûta&#8217;nın ziyaret ettiği zamandaki Kâbe&#8217;yi anlatmak için çölde Kâbe yapısının ölçülerinde bir bina inşa edilmiş. Bunu zamanın şartlarını görmek ve biraz olsun fark edebilmek açısından sinemanın bir nimeti olarak düşünebiliriz. Seyahatnameyi okumuş bir kişi olarak 45 dakikalık bu belgesel filmin beni derin bir yolculuğa sevk ettiğini söyleyebilirim.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Çin&#8217;de de olsa ilmi arayınız!&#8221; hadisini kendine rehber edinerek yola çıkan İbn Battûta gibi, rüyasında &#8220;Seyahat Ya Resulallah!&#8221; diyen, dünyaca meşhur seyyahımız Evliya Çelebi&#8217;nin yolculuğunun anlatıldığı bir sinema filminin de yapılması duasıyla..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong> Belgeselde İbn Battûta&#8217;yı canlandıran Faslı aktör &#8220;Chems-Eddine Zinoune&#8221; film yayınlanmadan bir yıl önce, 2008 yılının Kasım ayında bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş. Allah rahmet eylesin.</p>
<p style="text-align: justify;">(1) <a href="http://www.ykykultur.com.tr/kitap/ibn-battuta-seyahatnamesi" target="_blank">İbn Battûta Seyahatnâmesi, s.36, Yapı Kredi Yayınları (2010)</a></p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><iframe src="http://www.youtube.com/embed/9Sqo7THZNh0?rel=0" frameborder="0" width="630" height="350"></iframe></p>
<p style="text-align: center;">~ ‎Journey To Mecca &#8211; In The Footsteps of Ibn Battuta‎ ~</p>
<p style="text-align: center;">&#8212;</p>
<p style="text-align: center;"><iframe src="http://www.youtube.com/embed/o79jlw8HtDA?rel=0" frameborder="0" width="630" height="350"></iframe></p>
<p style="text-align: center;">~ Kamera Arkası ~</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinemazingo.com/journey-to-mecca-in-the-footsteps-of-ibn-battuta-mekkeye-yolculuk-2009/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

