Günaydın Vietnam, haçlı barış(!) ordusu hizmetinizde
Nur Meryem Seja yazdı. Kutsal Amaçlar, Zamazingo Filmler kategorisinde yayınlandı.
Görünüşlerimiz niyetlerimiz olsaydı, dünyaya bu kadar barış yaymaktan(!) ilk cennete giren bir Amerikalı(1) olabilirdi. Eski başkan G.Bush’un da dediği gibi bu savaşların hepsi kutsal ve hepsi son derece haçlı. (2)
Bushumtırak zihniyet Muhammed Ali’ye 11 Eylül sonrasında;
“Bu teröristlerin diniyle aynı dine mensup olmaktan ne hissediyorsunuz?” diye sorduğunda,
Muhammed Ali’de yapıştırıyor tabi cevabı her zamanki üslubuyla:
“Siz Hitler’in diniyle aynı dine mensup olmaktan ne hissediyorsanız onu.”
İki kim olduğu belli olmayan fakat biz El-Kaide’nin takımındanız diyen kişi sonucu tüm sorumluluk dine yüklenirken hâlâ fakirlere aş(!), işsizlere iş(!), zalim hükümdarlar tarafından yönetilen ülke veya rejimlere barış(!) getirmeye devam eden ve bunu özellikle dine dayandırıp haçlı yaftası yapıştıran zihniyete terörist damgası vurulmuyor neden?(3) Medya, oyun, süper güç. Ve daha bilmediğim ne menem bir sürü şey…
Good Morning Vietnam (Günaydın Vietnam) filmi 1987 yılında çekildi. Sanırım Amerika piyasası bu içler acısı yenilgiyi sahnelere taşımanın en masumane yolunu başrolde Robin Williams’ı oynatmakta buldu. Zira kendisinin oynadığı filmlerde olayları duygusal platforma havale ederek duygularımızı yönettiği bir gerçek. Yine sonrasında Path to War(2002) filminde ziyadesiyle Vietnam’daki kaybı alelade gözler önüne seren Amerika’nın bu sebeple tarafsız olduğunu düşünmemiz, The road to Guantonamo’daki yıllarca esir alınan, türlü işkenceler altında tutulan bu insanlara “Afedersiniz” demeye benzer ki, bir seri katilin “Evet, itiraf ediyorum ben öldürdüm” dedikten sonra alkışlanması ve göz yaşları içerisinde bağrımıza basarak, madem itiraf etti o halde suçsuzdur dememize benzer.
Gününüz aydın Vietnam, Amerika topraklarınızı işgal etti ve size gününüzü aydırdı Vietnam. Yıllar sonra çocuklarınız kimyasal silahların etkisiyle özürlü doğdu ve size gün aydı diyorsak gün aymıştır hissedeceksiniz Vietnam. Bunun adını biz barış(!) koyduksak bunun adı barıştır Vietnam! Biz size terörist, anti-sulhçu sefil yaratıklar diyorsak, öyle olduğunuza inanacaksınız Vietnam! Çocuklarınız, kadınlarınız birkaç saat içerisinde cepheye bisikletleriyle uyumadan binlerce silah taşıyıp yüreklerindeki inançla bizi yense bile, biz çaktırmayın diyorsak, çaktırmayacaksınız Vietnam.
Biz, barış(!) getirme görevini Tanrı tarafından üstlendirilmiş hem masum hem güçlü hem de süper güçlü iken dünyanın her bir noktasına götürmek üzere, üzerine sinek ilacı sıkılmış Müslüman, ümmet olma bilincine sahip olmanın yollarını aramak gibi bir derdi yokken Amerika görevini yapmaya devam edecektir. Ne mutlu(!) ortaklara, yoldaşlara, yolda kalmış haritasızlara ve Gray Peace’cilere…
(1) Masum; dünyaya barış getirme kisvesi altında niyetlerini gerçekleştirenlere destek vermeyen Amerika ve Amerikalıları bu yazınının her bir cümlesinden tenzih ederim.
(2) “Tanrı beni ilahi bir misyonla görevlendirdi. Bu bir din savaşıdır. Geniş ve uzun vadeli Haçlı Savaşı başlamıştır.Ya benimlesiniz ya da karşımda.” George Walker Bush
(3) 2:11 Onlara “Yeryüzünde yozlaşmaya ve çürümeye yol açmayın!” dediklerinde “Biz sadece düzeltmeye ve iyileştirmeye çalışıyoruz!” diye cevap verirler.
2:12 Gerçekte onlar yozlaşmaya ve çürümeye yol açan kimselerdir, ama bunu (kendileri de) idrak etmezler.
Bu yazı için 2 Yorum yapılmış.
Yorum yaz
Benzer yazılar
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Dekalog 4 – Dekalog, Cztery (1990)
- Béla Tarr Röportajı
- Rang De Basanti (2006)
- Doğu, Batı, Kadın, Sinema ve Lilja’nın Sonsuz Acıları Üzerine
- Zamani barayé masti asbha (2000)
Sinemazingo Yorumlar
- Filmlerle Sosyoloji için Güneş
- Béla Tarr Röportajı için enver
- Rang De Basanti (2006) için Teoman
- Filmlerle Sosyoloji için Ömer Bekdemir
- Never Let Me Go (2010) için zehra




16-3-2010, 11:22
Tebrik ederim, Bakara 11 ancak bu kadar güzel? tefsir edilebilirdi…
18-3-2010, 11:15
TEK KELİMEYLE MÜKEMMEL! YAZDIKLARINDA SENİNLEYİM