‘Siz’siz kader olmayacağı gibi, kader’siz’ eylem de olmaz. Hollywood’un ‘kader’ anlayışını size çarpık anlatmak istemesi kime ne kazandırıyor olabilir? Asi vatandaşı hiçbir yönetim istemez. Ancak punk, rock nd rollo emo kornişon turşuya asi gençliğin ‘asi’liği hükümetlere zararı olmadığı gibi istenilen bir durumdur.

Bunun içindir ki, bir Hollywood sahnesinde geçen:
-“Artık şunu anladım ki, herşeyi kader belirlemez, bazen de biz belirleriz.” sözlerindeki kaderin gerçekte ne olduğunu anlatma gibi bir derdi olmayanların, kader anlayışını çarpıtırken ki isyana sürükleme eylemi, devletler için pembe takım elbiseli asiyi temsil eder. Bunlar enaniyet (egoizm)i benimsemiş bir yaşam tarzının uzantılarıdır. Söylenilenin yanlış olması kimin umrunda, büyük adamlar(!) için tehlike arzetmeyen bir durum bu. Burada öfke ve nefret var, büyük adamların yönetebileceği harika bir silah.

Ancak rahatsız olunan durum sahneye şöyle yansır:
-“Evet, büyüyünce zenci olmaya karar vermiştim.”
Burada nefret ve öfke yok. Küçük adam tedirgin. Burada merhamet ve anlayış var. Küçük adam için asıl tehlikeli olan durum bu ve filme bu cümleyi yerleştirenler, filmi her türlü iyimser çabalamalara rağmen yola getirilemeyen zenci figürüyle perdelenmiş klasik bir Hollywood sahnesi ile bitirmek zorundadır…

“Biz hiçbir şeyin milyonda birini bile bilmiyoruz.” T.Alva

Bu yazı için 2 Yorum yapılmış.

Yorum yaz