Nasıl arayacağımı bilmiyorum!
Kübra Nur Ayar yazdı. Avrupa Sineması, Bu Film Şiir Gibi Okunur, Bu Filme Şiir Yazılır kategorisinde yayınlandı.
Meetings With Remarkable Men, 1979 İngiliz Yapımı. Bir insanın hayatında neler olabilir? Seyahatler, yeni arkadaşlar, bilge insanlar, farklı deneyimler ve dahası. Birçoğumuz çöl nedir görmeden, gizli bir haritanın peşine düşüp olmadık hayallerin peşinden gitmeden öleceğiz. Neyi aradığını bilmeden aranırken bulmanın hazzına eremeyeceğiz, böyle bir derdimiz de olmayacak ihtimal. İşte bu film, ortalama bir insandan daha yoğun, daha farklı belki daha şanslı geçen hayatı anlatılıyor başkahramanın. Filmin başında ise bu dopdolu hayat öyküsü için şöyle deniliyor: “bu onun erken dönemlerinin hikayesidir” Dünya hayatının erken dönem olduğu hatırlatması, aklımıza ‘asıl dönem’i getiriyor ve filmin iskeleti oluşturuyor kendini. Kahramanımız, Gurdjieff. Film boyunca yol arkadaşları değişiyor, birçoğunun ismi dahi geçmiyor. En başında babası Gurdjieff’i papaz olması için okula götürecek iken dağda bir yarışmaya denk [...]
Sinemanın Medeniyet Destanı = Jodaeiye Nader Az Simin
İbrahim Sâki yazdı. Bu Film Şiir Gibi Okunur, Bu Filme Şiir Yazılır, İran Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Ashgar Farhadi’nin son filmi Jodaeiye Nader Az Simin’in, sinema dünyasında tahrip gücü yüksek bir patlamaya yol açtığını söylersem, abartmış sayılmam sanırım. Başta Berlin Film Festivali ’nde aldığı Altın Ayı (Golden Bear) olmak üzere birçok festivalden ödülle dönmesi, IMDB gibi en bilinen uluslararası sitelerde başlangıçtaki yüksek puanını her geçen gün arttırıp TOP 250 listesindeki yerini koruması ve dünya sinemasının parlayan yıldızı olan İran Sineması’nın gitgide artan evrensel izleyici kitlesinin filmi el üstünde tutup yaymasıyla popülaritesini ve şaşaasını daha uzun süre sürdüreceğe benziyor. Berlin Film Festivali’nde aldığı ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘Altın Ayı’ ödüllerinin dikkatten kaçan çok önemli bir noktası daha var: Macar Sineması’nın yüz akı olan dahi yönetmen Béla Tarr’ın ‘son filmim’ dediği A Torinói Ló (The Turin Horse / Torino [...]
Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti
İbrahim Sâki yazdı. Asya Sineması, Bu Filme Şiir Yazılır, Etkileyici Filmler kategorisinde yayınlandı.
Sinemada ahlak üzerine bir şeyler söylemek isteyen yönetmenlerin önünde iki başat tehlike vardır: Birincisi; çoğu bölgesel yönetmenin yaşadığı ajitasyon (duygu sömürüsü) konusudur. Anlatmak istediği hikayeyi seyircide daha etkileyici kılabilmek için, yeni dönem korku sinemasının giriştiği ucuz zoeken (bir anda arkaya dönen karakterler ve aniden verilen gümleme sesi) numarası gibi ucuzluğa kaçan yönetmenler hayli fazla. Ülkemizdeki en iyi örneklerini son dönem Türk Sineması’nı ele alırsak; Mahsun Kırmızıgül filmlerinde görebiliriz. Konusu itibariyle dramatik bir hikayeyi olduğundan daha fazla dramatize edebilmek için giriştiği ucuz numaraları bilhassa Güneşi Gördüm filminde çokça görebiliriz. Bu abartılı sahnelerin üstüne bir de yakıcı ağıtlar ve gözyaşları eklendi mi; eski açık hava sinemalarında ağlayan Adile Naşit kıvamındaki izleyicilerin hedef kitlesi olduğu ayyuka çıkıyor. Ama artık bu numaraları yutmayan bilinçli [...]
Kirazın Tadı; Ta m’e guilass !
Ali Hasar yazdı. Bu Filme Şiir Yazılır, Etkileyici Filmler, İran Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Bismihû… Dünya Nimetleri André Gide‘in Les Nourritures Terrestres (Dünya Nimetleri) adlı kitabının önsözünde Kuran-ı Kerim’den alıntı yaptığı fransızca olarak şöyle bir ifade yer alır : “…Voici les fruits dont nous nous sommes nourris sur la terre…” Le Koran, 2, 23 (63) “…İşte yeryüzünde beslendiğimiz nimetler bunlar…” Gide’in alıntı yaptığı, insanın kendi maneviyatındaki tüketme hevesine (nefs) bir göndermedir aslında. Romana başlamadan önce bir öncelemeye başvuruyor ve okuyucusuna bu atmosferi sağlıyor. Retorik bazda bir katafor kullanıyor. Bu öngönderim sayesinde kendi oryantalist izlenimlerini veriyor. İşbu nimetler her birimizi sarmal bir şekilde hakimiyeti almışken itidal konusunda sınavın da yolunu gösteriyor. Şeytan Yaratılıştan sonraki aşamada Hz. Adem’in yediği meyve de bir nimettir. “Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol [...]
Bildiğimizi Sandığımız O Gizli Gerçeği Yeniden Haykıran Film: Sevmek Zamanı
Kübra Nur Ayar yazdı. Bu Film Şiir Gibi Okunur, Bu Filme Şiir Yazılır, Türkiye Sineması kategorisinde yayınlandı.
Bazen bir şiirden tek bir satırı alıp bir yere yazarız. Şiir içinde satırın yeri fazla etkileyici, vurucudur ama o satırı tek başına okuyunca aynı anlamı vermez. Satır tek başına değil, şiirde iken güzeldir. Ayetler de böyledir esasen. Nüzul sebebini öğrenmeden, bir önceki ve sonraki ayeti bilmeden yorumlamak doğru olmayabilir. Bir adım daha ileri gidip, her biri bir ayet olan insanların da aynı şekilde olduğunu söyleyebiliriz. İnsanlar ve hayatları… Biz o yaşam öyküsünün bir kısmını sinemada izler ya da kitapta okuruz. Belki bunlar da yetmez, ne anladığımızı anlatmaya çalışırız. Ben bu çabayı tek bir satıra bakarak şiiri anlamaya çalışanlara benzetiyorum. Bu filmdeki Meral ile Halil’i bir buçuk saatlik sinemada sayılı sahneleri izleyerek anlayamayız zannımca. Meral ile Halil’in anlatısı bir şiir ise [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Dekalog 4 – Dekalog, Cztery (1990)
- Béla Tarr Röportajı
- Rang De Basanti (2006)
- Doğu, Batı, Kadın, Sinema ve Lilja’nın Sonsuz Acıları Üzerine
- Zamani barayé masti asbha (2000)
Sinemazingo Yorumlar
- Filmlerle Sosyoloji için Güneş
- Béla Tarr Röportajı için enver
- Rang De Basanti (2006) için Teoman
- Filmlerle Sosyoloji için Ömer Bekdemir
- Never Let Me Go (2010) için zehra



