Amerikan Sineması kategorisi altında yayınlanmış tüm yazılar

Yıllar önce, ilkokul son sınıfta bana Kur’ân okumayı öğreten, aynı zamanda memlekette komşumuz, kendine çok değer verdiğim Süleyman Hocamın bir çok cümlesi halen aklımdadır. Hayatımın inşa edilmesindeki katkısını  unutmam mümkün değil. Kendisi sadece iyi bir öğretmen değil insanları derinden etkileyen ince bir insandır. Bir dönem dershane müdürlüğü de yapan Süleyman Hoca, yanına uğrayanlarla muhabbet ederken çekmecesinden çıkardığı kareli not defterinden bir şeyler okurdu. Kitap değildi. Özlü sözleri topladığı bir ajanda gibiydi. Halen yanındadır muhtemelen. Bir gün böyle kalabalık bir ortamda bana bakarak “kimin söylediğine değil, ne söylendiğine bak!” demişti. Şaşırmış ve beni bir yola sevketmek istediği izlenimine kapılmıştım. Yedi yıl sonra okuduğu bir çok cümlenin aslında bir İslâm âliminin sözleri olduğunu farkettim. İsmini vermemişti. Ta ki ben onunla tanışıncaya kadar. Yazdıklarını okuduğumda [...]

Mooz-lum, 2011 yapımı Amerikan, bağımsız sinema filmi. İngilizcede mooz, muz ve lum kendi başına farklı anlamlar ifade eden kelimeler. Bu kelimelerin beraber okunuşu İngilizce “müslüman” kelimesinin yanlış telafuzuna tekabül ediyor. Bu telafuz şekli bilerek kullanıldığında olumsuz manalar yükleniyor. Amerikalıların bu yanlış telafuzu filmin ismini oluşturmuş. Film, Amerika’da İslami bir ailede doğmuş, baş kahramanımız Tariq ve ailesinin yaşadıklarını anlatıyor. Tariq’in 2001 yılında, üniversitedeki ilk günü için yola koyulmasıyla başlıyor. Tariq’in üniversitedeki yeni hayatının yanı sıra paralel olarak çocukluğu ve yatılı Kur’ân okulunda yaşadıkları anlatılıyor. Bu iki hikâye kolu filmin dinamiğini oluşturuyor. Mooz-lum, Amerika’daki Müslümanların bulundukları ortamları ve İslâm’ın yanlış anlaşılmalarını anlatan bir film. Qasim “Q” Basir, filminde İslâm’ın yalnızca gayrî müslimler tarafından yanlış/farklı anlaşılmadığını da gösteriyor. Tariq’in ailesi içerisinde bile İslamî [...]

Bizim hayatımızın kurtardığımız hayatlardan pek de farklı olmadığını düşünüyorum. Hepimiz misyonumuzu tamamlıyoruz. Belki de hiçbirimiz yaşadıklarımızı tam olarak anlamıyor ve yeterli zamanımız kalıp kalmadığını hissedemiyoruz. Kathy Never Let Me Go, 1954 Japonya doğumlu, yazar Kazuo Ishiguro’nun ödüllü bir çok kitabının yanında 2005 yılında yazdığı bir roman. Ailesinin durumları sebebiyle beş yaşından itibaren İngiltere’de yaşamaya başlayan Ishiguro, İngilizce, Felsefe üzerine çalışırken East Anglia Üniversitesi’nde Malcolm Bradbury’den yazarlık eğitimi almış. Bu eğitimden sonra tercihini yazarlık olarak belirlemiş ve tüm mesaisini yazarlığını geliştirmek için harcamış. A Pale View of Hills (Uzak Tepeler, 1992), An Artist of the Floating World (Değişen Dünyada Bir Sanatçı, 2008), The Remains of the Day (Günden Kalanlar, 1993), The Unconsoled (Avunamayanlar, 1995), When We Were Orphans (Çocukluğumu Ararken, 2002), Never Let Me Go (Beni Asla Bırakma, 2005) [...]

Cemâleddin Halvetî hazretleri Beyazıd Camii’nde vaaz ederken, cemaatin arasından yaşlı bir adam kalkıp, “Şeyh Efendi!” demiş, — “Böylesine mümtaz bir cemaate katılmak arzusuyla çok uzun bir yoldan buraya geldim. Lâkin etraf çok kalabalıktı, ben de o karmaşa içinde merkebimi kaybettim. Özelliklerini tarif etsem, acaba lütfedip cemaate böyle bir eşek görüp görmediklerini sorabilir misiniz?“ Adamın bu ricası üzerine, Şeyh Efendi, cemaate dönüp demiş ki: — Ey cemaat! İçinizde aşk nedir bilmeyen ve ömründe hiçbir şeye âşık olmayan kimse var mı? Cemaatten biri kalkmış, “Yâ Şeyh! Ben öyle aşk maşk nedir bilmem. Şimdiye kadar da kimseye âşık filân olmuş değilim” demiş. Bu sırada iki kişi daha elini kaldırıp onlar da aşk nedir bilmediklerini, hiç âşık olmadıklarını söylemişler. Cemâleddin Halvetî hazretleri önce tebessüm [...]

Colter Stevens, Amerikan ordusunun Afganistan’daki birliklerinde görev yapan helikopter pilotudur. Geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybeder ve kendini bir trende karşısında bir bayanla seyahat ederken bulur. Ne olduğuna anlam veremediği garip bir durum içerisinde ve kafası hayli karışmış durumdadır. Seyahat sırasında sekiz dakika sonra tren patlar. Stevens, patlama sonrasında kendini kapalı bir alanda sıkışmış olarak bulur ve hiçbir şey hatırlayamadığını farkeder. Sıkışmış durumda bulunurken Colleen Goodwin isminde askeri bir yetkili kendisi ile irtibat kurar, askeri bir programda görev yaptığından ve olağanüstü bir olay yaşadıklarından bahseder. 2011′in Nisan ayında vizyona giren “Source Code” görünüş ve senaryo itibariyle her zaman olduğu gibi Amerikan ordusu ile alakalı bir hikâye ile paralel olarak yaşanan olayları anlatıyor. Her zaman olduğu gibi dememin sebebi ise bu [...]

Sayfa 1 / 912345...son »