İran Sineması kategorisi altında yayınlanmış tüm yazılar

Beş boyutlu sinemaya gittiyseniz kendinizi denizde savrulan bir odun parçası ya da dağlar arasında giden bir hızlı tren gibi hissetmişsinizdir. Ayaklarınızın altından fareler geçtiği, yağmur yağdığı da olmuştur. Bittiğinde mekanizmasına hayran bırakacak bu kısa filmlerin tek amacı bizi eğlendirmek midir acaba? İcat edenler bilse de bilmese de fazla sahici olan bu 5d sinemalar başka gerçekleri fısıldar kulağımıza. Bir adama araba çarptığını düşünsek şimdi… Adam arabayı gördü, fren sesini duydu, darbeyi aldı ve acıyı hissetti. Duyuları aracılığı ile ona araba çarptığını hissetmiş oldu. Olay beyninde bitti aslında. Şimdi bu adam görmese, duymasa, felçli olsa araba çarptığını hissetmezdi. Peki, bu araba çarpan adamın hislerini aynen alıp evinde oturan bir adama aktarsak, bir bilgisayar aracılığıyla olabilir mesela. Evinde oturan adam da öyle duyduğunu, [...]

“Kahrolası (o münkir) insan, ne nankördür!” Kur’ân-ı Kerim, Abese, 80:17 – “Bulut, âb-ı hayat yağdırsa, yine de söğüt ağacından bir yemiş yiyemezsin. Çünkü söğüt ağacının meyvesi yoktur. (Kalp gözleri âmâ olmuş) alçak ve bozuk tabiatlı kimse ile vakit geçirme. Çünkü hasır kamışından şeker yiyemezsin.” Sâdî-i Şirazî Dünyaya gelmiş her insan, belli bir zaman sonra geldiği dünyayı sorgulamaya başlar. Eşyayı fark etmesi sorgulamanın ilk adımıdır. Küçük yaştaki çocukların insanlara çok soru sorması, etrafta olan bitenin ne olduğunu anlamaya çalışması bunun bir örneği sayılabilir. Rüyadan yeni uyanmış birinin yaşadığı şaşkınlık gibi ne ile karşı karşıya kaldığımızın farkında değilizdir. Rüyaya nasıl başladığımızı bilemediğimiz gibi. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sorusuna karşı “Evet!” dediğimiz o gün başlayan bir uyku içinde oluşumuz bunu destekler. Amacım elbette dini [...]

- Katır almadın mı? – Yok, babam ve katırı mayına basıp havaya uçtular. – Toprağın var mı? – Evet, çok. – Niye işlemiyorsun? – Her yerde mayın var. – Temizleyemez misin? – Çok var. Zamani barayé masti asbha, (Kürtçe: Dema Hespên Serxweş, Türkçe: Sarhoş Atlar Zamanı, İngilizce: A Time For Drunken Horses) Bohman Ghobadi’nin 2000 yılında yönetmenliğini yaptığı, Kürtçe, Farsça dilinde bir film. Mekan olarak yönetmenin de doğduğu bir Kürt köyü olan Bane seçilmiş. Yönetmenin ilk filmi olmasının yanında filmde geçen bütün karakterler profeyonel olmayan gerçek kişilerden seçilmiş. Irak – İran sınırında kaçakçılıkla geçimlerini sağlamaya çalışan bu insanlar işlerine belli bir süre ara verip çekimlere katılmışlar. Ve çekimler bittiğinde işlerine tekrar devam etmişler. Bu bakımdan gayet insanî bir yapıt. İnsanî [...]

“Filmimi diktatör ve faşistlerin politikalarına kurban edilen tüm masum dünya çocuklarına ithaf etmek istiyorum.” – Bahman Ghobadi “İyi günler gelecek, adaletsizlik, talihsizlik ve zorbalığın sonu. Biz sizin dostunuz ve kardeşiniziz. Bize karşı olanlar düşmanımızdır. Bu ülkeyi cennet yapacağız. Acılarınızı dindirmeye geldik. Biz en iyiyiz.” – Amerikan helikopterlerinden kampa atılan kağıtlara yazılı  notlardan Lakposhtha hâm parvaz mikonand, (Kürtçe: Kûsî jî dikarin bifirin, Türkçe: Kaplumbağalar da Uçar, İngilizce: Turtles Can Fly) Amerika Birleşik Devletleri’nin 2003 yılında Irak’a müdahale etmesi arefesindeki Irak-Türkiye sınırında kurulmuş, Kürtlerin çoğunlukta olduğu bir mülteci kampındaki hayat mücadelesini anlatıyor. Irak – İran ortak yapımı filmin yönetmeni Bahman Ghobadi en az silahlar kadar etkili ve zihinleri, vicdanları hedef alan anlatımıyla savaş ortamının çaresizliğine gayet sade bir şekilde şerh düşmüş. Halepçe Katliamı’ndan (1) kurtulan bir çok insanın da bulunduğu bu [...]

Bak, burası Razilik. Seni götüreceğim yer. Baksana, ne güzel bir yer. Cennet resmen! Sabalah tepeleri… Tam şurada nehir var. Keşke gidebilseydik oraya! Başımızdaki sorunlardan da kurtulmuş olurduk. Şurada eskiden kardeşimle oynardım. Ressam dikkatsizlik etmiş. Güzel çiçekleri çizmeyi unutmuş… Arizu Dayereh, Cafer Penahi’nin “İran Toplumunda Kadın”ı anlattığı yapıtı. Filmin Türkçe transkripsiyonundaki karşılığı ise “Daire”. İran’da yasaklanan bu film, Venedik’te Altın Aslan Ödülü aldı. Penahi’nin Solmaz Golami ile başlattığı doğumhane önündeki açılış sahnesinden sokaklara taşıyoruz. Erkek çocuk beklerken kız çocuk doğumu bir yıkılışı tasvirliyor. İran kapalı toplumundaki kadının gördüğü şiddet, ikinci sınıf insan muamelesi, ataerkilin ekstrem noktalarıyla rahat-sız bir film Dayereh. Kendi içindeki Arizu, Maide, Solmaz, Elham, Pari ve diğer nice bayan karakterleriyle Penahi’nin amaçladığı bu ötekileşmişliğin ve merhametsizliğin içinden gelerek aktarılmaya [...]

Sayfa 1 / 3123