Lakposhtha hâm parvaz mikonand (2004)
Bekir Arslan yazdı. İran Sineması kategorisinde yayınlandı.
“Filmimi diktatör ve faşistlerin politikalarına kurban edilen tüm masum dünya çocuklarına ithaf etmek istiyorum.” – Bahman Ghobadi “İyi günler gelecek, adaletsizlik, talihsizlik ve zorbalığın sonu. Biz sizin dostunuz ve kardeşiniziz. Bize karşı olanlar düşmanımızdır. Bu ülkeyi cennet yapacağız. Acılarınızı dindirmeye geldik. Biz en iyiyiz.” – Amerikan helikopterlerinden kampa atılan kağıtlara yazılı notlardan Lakposhtha hâm parvaz mikonand, (Kürtçe: Kûsî jî dikarin bifirin, Türkçe: Kaplumbağalar da Uçar, İngilizce: Turtles Can Fly) Amerika Birleşik Devletleri’nin 2003 yılında Irak’a müdahale etmesi arefesindeki Irak-Türkiye sınırında kurulmuş, Kürtlerin çoğunlukta olduğu bir mülteci kampındaki hayat mücadelesini anlatıyor. Irak – İran ortak yapımı filmin yönetmeni Bahman Ghobadi en az silahlar kadar etkili ve zihinleri, vicdanları hedef alan anlatımıyla savaş ortamının çaresizliğine gayet sade bir şekilde şerh düşmüş. Halepçe Katliamı’ndan (1) kurtulan bir çok insanın da bulunduğu bu [...]
Bak, burası Razilik. Seni götüreceğim yer. Baksana, ne güzel bir yer. Cennet resmen! Sabalah tepeleri… Tam şurada nehir var. Keşke gidebilseydik oraya! Başımızdaki sorunlardan da kurtulmuş olurduk. Şurada eskiden kardeşimle oynardım. Ressam dikkatsizlik etmiş. Güzel çiçekleri çizmeyi unutmuş… Arizu Dayereh, Cafer Penahi’nin “İran Toplumunda Kadın”ı anlattığı yapıtı. Filmin Türkçe transkripsiyonundaki karşılığı ise “Daire”. İran’da yasaklanan bu film, Venedik’te Altın Aslan Ödülü aldı. Penahi’nin Solmaz Golami ile başlattığı doğumhane önündeki açılış sahnesinden sokaklara taşıyoruz. Erkek çocuk beklerken kız çocuk doğumu bir yıkılışı tasvirliyor. İran kapalı toplumundaki kadının gördüğü şiddet, ikinci sınıf insan muamelesi, ataerkilin ekstrem noktalarıyla rahat-sız bir film Dayereh. Kendi içindeki Arizu, Maide, Solmaz, Elham, Pari ve diğer nice bayan karakterleriyle Penahi’nin amaçladığı bu ötekileşmişliğin ve merhametsizliğin içinden gelerek aktarılmaya [...]
Abbas Kiyarüstemi’nin Köker Üçlemesi (Deprem Üçlemesi)’nin sonuncu ve 1994 yılı yapımı filmi Zire Darakhatan Zeyton. Türkçe özgün çevirisiyle : “Zeytin Ağaçları Altında” Zire Darakhatan Zeyton, yönetmen Kiyarüstemi’nin üçlemenin ikinci filmi olan Zendegi va Digar Hich‘i (Ve Yaşam Sürüyor, 1991) çekerken üçüncü filmini de hazırladığını görüyoruz. Üçlemenin birinci filmi Khane-ye Doust Kodjast (Arkadaşımın evi nerede, 1987) oyuncuları ise bu filmimiz de ara ara gözüküyor. Böylelikle bu filmi izlemenin ön koşulu olarak, serinin ilk iki filmini izleme zorunluluğunu getiriyor yönetmen. Açılış sahnesi Tahran’ın 350 km kuzeyinde yer alan Köker köyündeki çarşaflı bayan öğrenci seçimi ile başlıyor. Yönetmeni oynayan aktör Mohamed Ali Keshavarz (Muhammed Ali Keşavarz) ve seçilen diğer oyuncular kendi adlarıyla yer alıyor. Zendegi va Digar Hich’te depremin hemen ardından evlenen Hossein [...]
Sinemanın Medeniyet Destanı = Jodaeiye Nader Az Simin
İbrahim Sâki yazdı. Bu Film Şiir Gibi Okunur, Bu Filme Şiir Yazılır, İran Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Asghar Farhadi’nin son filmi Jodaeiye Nader Az Simin’in, sinema dünyasında tahrip gücü yüksek bir patlamaya yol açtığını söylersem, abartmış sayılmam sanırım. Başta Berlin Film Festivali’nde aldığı Altın Ayı (Golden Bear) olmak üzere birçok festivalden ödülle dönmesi, IMDB gibi en bilinen uluslararası sitelerde başlangıçtaki yüksek puanını her geçen gün arttırıp TOP 250 listesindeki yerini koruması ve dünya sinemasının parlayan yıldızı olan İran Sineması’nın gitgide artan evrensel izleyici kitlesinin filmi el üstünde tutup yaymasıyla popülaritesini ve şaşaasını daha uzun süre sürdüreceğe benziyor. Berlin Film Festivali’nde aldığı ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘Altın Ayı’ ödüllerinin dikkatten kaçan çok önemli bir noktası daha var: Macar Sineması’nın yüz akı olan dahi yönetmen Béla Tarr’ın ‘son filmim’ dediği A Torinói Ló (The Turin Horse / Torino Atı) [...]
Zendegi va Digar Hich (1991)
Ali Hasar yazdı. İran Sineması, Tavsiye Filmler kategorisinde yayınlandı.
Abbas Kiyarüstemi’nin Köker Üçlemesi’nin ikinci filmi Zendegi va Digar Hich. 1991 yılı yapımı bu film, deprem sonrası Köker’e ulaşmaya çalışan bir baba ve oğlunun gözünden anlatıyor hikâyesini. Zendegi, Farsçada “yaşam” demek. Film Türkiye’de “Ve Yaşam Sürüyor” adıyla biliniyor. Kiyarüstemi’nin kameralarını sokaklara taşıdığını biliyoruz. Kendi disiplinindeki temel amaç oyuncuların hiçbir gösteriş yanının olmadığını göstermek ve bunları yönetirken doğal hallerini izleyiciyle buluşturmak. Köker köyüne ulaştığımızda ilk filmimiz olan Khane-ye Doust Kodjast (Arkadaşımın evi nerede) ‘ın çekim yerlerini görüyor, ilk filmde oynayan oyuncuları sırasıyla görüyoruz. Kiyarüstemi ilk filminde kullandığı ama bizim bilmediğimiz noktaları oyuncuların replikleriyle veriyor. Babanın elinde taşıdığı Fransızca yazılı (Où est la maison de mon ami) ilk film afişiyle Ahmed’i arayışı sürecinden Kiyarüstemi’nin 1997 yılı yapımı olan Ta m’e guilass (Kirazın Tadı) [...]
Sinemazingo Filozofo
Sinemazingo Yazarlar
Son Sinemazingolar
- Pred Dozhdot (1994)
- Rear Window (1954)
- Ateşin Düştüğü Yer (2012)
- Le gamin au vélo (2011)
- Dedemin İnsanları (2011)
Sinemazingo Yorumlar
- Nostalghia (1983) için beyazıt ve güvercin
- Nói albinói (2003) için Bekir Arslan
- Bir İnsanlık Anlatısı: Depuis Qu’otar Est Parti için tnhn
- Le gamin au vélo (2011) için tnhn
- Nasıl arayacağımı bilmiyorum! için zehra fatma




