Polonya Sineması kategorisi altında yayınlanmış tüm yazılar

Dekalog 4, Cztery (1990) “Anne ve babana saygılı davranacaksın.” Anka, oyunculuk eğitimi alan, babası Michal ile birlikte yaşayan genç bir hanımdır. Annesini kendi doğumundan hemen sonra kaybetmiştir. Babası ile bir arkadaş kadar iyi geçinir. Michal sık sık iş seyahatleri için şehir dışına çıkar ve Anka bundan pek hoşnut olmaz. Her fırsatta kendine yapacak iş bulmak onun yalnızlığını gidermek için bulduğu geçiçi bir çare gibidir. Babasının olmadığı bir gün çalışma masasında “ben öldükten sonra aç!” notu yazılı bir zarf bulur. Ve içinde ne olduğuna dair merakı artmaya başlar. Anka bir tercihin kıyısındadır artık. Ve babası ile olan ilişkisini değiştirebilecek olaylar içinde kendini bulur. Çocuğun anne ve babasına karşı beslediği sevgi ve düşmanlık duygularının bir bütün halinde toplanması, Sigmund Freud’un Elektra ve Oedipus kompleksleri ile [...]

Dekalog 8, Osiem (1989) “Yalan yere şahitlik yapmayacaksın” – Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız. Kötülük yapan kalabalığı izlemeyeceksiniz. bir davada çoğunluktan yana konuşarak adaleti saptırmayacaksınız. Mısır’dan Çıkış  23:1-2 / Kitab-ı Mukaddes Kieslowski’nin Dekalog serisinin 8. filmi. Dekalog, Osiem. Varşova Üniversitesi’nde Etik Profesörü Zofia ve ABD’den Polonya’ya gelmiş, 40’larında bir kadın olan Elzbieta ana karakterlerimizdir. Getto’ya küçük bir kızın, bir koruyucu ile bir apartmana sığınma için yürüyüşüyle başlar film. Soğuk, arkalarından gelecek olansa yalan ve şahitlik. Etik üzerine tartışmalar yapılırken anfide, bir öğrenci söz alır. Bu genç kızın konuşması, Kieslowski’nin serinin ikinci filmi olan Dekalog, Dwa’ya ince bir nişandır.Profesör ve öğrenciler arasında diyalog ilerlerken Kieslowski, ısrarla bize o öğrencilerin arasında bir kadını gösterir: Elzbieta. Elzbieta’nın [...]

Dekalog 2, Dwa (1989) “Tanrı’nın ismini boş yere ağzına almayacaksın.” — Üçüncü buyrukta Tanrı şöyle dedi: “Tanrın Rab’bin adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü Rab, adını boş yere ağzına alanları cezasız bırakmayacaktır.” Mısır’dan Çıkış 20:7 / Kitab-ı Mukaddes Dekalog Dwa, Kieslowski’nin Dekalog’larının ikincisi. On Emir’de üçüncü emir olarak bilinen “Tanrı’nın ismini boş yere ağzına almayacaksın.” emri Dekalog’ların ikincisi olarak belirlenmiş. Bu detayın bilinmesi, muhakkak bölümün anlaşılması, yorumlanması ve tam manasıyla idrak edilebilmesi açısından önemli bir nokta. Dorota Geller, Philharmonic Orkestrası’nda görev alan bir kemanisttir. Kocası Andrzej orta halli bir hastahanede, hastalığının ağırlığı sebebiyle tedavi görmektedir. Dorota ise sık sık ziyarete gelip, aynı zamanda kaldığı apartmanda komşusu da olan doktordan kocasının hastalığının ilerleyip ilerlemediğini öğrenmek için uğraşmaktadır. Fakat doktor hastane haricinde başka bir yerde konuşmaktan [...]

Dekalog 7, Siedem (1989) “Çalmayacaksın” — Bir adam öküz ya da davar çalıp boğazlar ya da satarsa, bir öküze karşılık beş öküz, bir koyuna karşılık dört koyun ödeyecektir. Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz. Ancak olay güneş doğduktan sonra olmuşsa, kan dökmekten sorumlu sayılır. Hırsız çaldığının karşılığını kesinlikle ödemelidir. Hiçbir şeyi yoksa, hırsızlık yaptığı için köle olarak satılacaktır. Çaldığı mal – öküz, eşek ya da koyun – sağ olarak elinde yakalanırsa, iki katını ödeyecektir. Tarlada ya da bağda hayvanlarını otlatan bir adam, hayvanlarının başkasının tarlasında otlamasına izin verirse, zararı kendi tarlasının ya da bağının en iyi ürünleriyle ödeyecektir. Birinin yaktığı ateş dikenlere sıçrar, ekin demetleri, tarladaki ekin ya da tarla yanarsa, yangın çıkaran kişi zararı ödeyecektir. [...]

Véronique’in İkili Yaşamı… 1991 yapımı bu film, Kieslowski’nin Üç renk Üçlemesi‘nden önce çektiği ve aldığı ödüllerle ilgiyi hak eden bir senaryoya sahip yapımı. Filmin kendine ait şiirsel bir dili var. Üç renk Kırmızı’da da gördüğümüz Irene Jacob’u filmde Véronique ve Veronika olarak görüyoruz. Filmin dili, Fransızca ve Lehçe. Film bitince ekranda kalan absürd bir bakış oluyor sadece. Filtre renkleri Üç renk’e oranla daha sarı ve daha yeşil. Görüntü yönetmenleri filmin bu bakımdan hakkını veriyor. Klasik Fransız disiplini, teması ve Doğu Avrupa soğuk ve kült film anlayışı Veronique’in İkili Yaşamı’nda var. Cesaret isteyen sahnelerde Irene Jacob ve kuklacı arasındaki diyalog, daha doğrusu Polonya’daki Veronika ile Fransa’daki Véronique arasındaki paralel izler bizleri filmin karmaşıklığına itebilir ama dikkatle bakıldığında görülecektir ki ikili yaşamdan [...]

Sayfa 1 / 212